<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934</id><updated>2011-04-22T03:48:35.561+03:00</updated><category term='Çocuklukta Beslenme'/><category term='Meme Küçültme'/><category term='Burun Estetik'/><category term='VelaSmooth'/><category term='Besin Özleri'/><category term='Mini-Rinoplasti'/><category term='Burun Estetiği Ameliyatında Verilecek Anestezi Türü'/><category term='Kizlik Zari Diktirmek'/><category term='Göz Kapağı Estetiği'/><category term='Saç dökülmesine bitkisel çözümler'/><category term='Vejetaryen Beslenme'/><category term='Saglik'/><category term='Lazerle Kalıcı Epilasyon'/><category term='Cilt Bakım Maskeleri'/><category term='Bikini Bölgesi'/><category term='Doğal Temizleme Kremleri'/><category term='Yüz Bölgesinde Epilasyon'/><category term='Lazerin Dermatolojide Kullanımı'/><category term='nefes kokusu'/><category term='Hamilelik ve Epilasyon'/><category term='İğneli Epilasyon'/><category term='Diot Lazer'/><category term='Fotoepilasyon'/><category term='Vajinismus'/><category term='Başarıyı Etkileyen Faktörler'/><category term='Menopozda Beslenme'/><category term='Omega Yağ Asitleri'/><category term='Reduction Mammaplasty'/><category term='Rinoplasty'/><category term='Kollar Epilasyon'/><category term='Lazer Epilasyon'/><category term='Magazin'/><category term='Bitkilerle Cilt Bakımı'/><category term='Epilasyon ve Tedavi'/><category term='ağız kokusu çözüm'/><category term='Dudak Estetik'/><category term='Kadınlarda Orgazm Bozukluğu'/><category term='Burun Estetiği Ameliyatından Sonra'/><category term='Augmentation Mammaplasty'/><category term='Göğüs Bölgesi'/><category term='LPG'/><category term='Hamilelik Öncesi İdeal Kiloya Ulaşın'/><category term='Cilt Bakimi'/><category term='Estetik Ameliyat'/><category term='orgazma nedir'/><category term='Sırt Epilasyonu'/><category term='Terlemeye botox&apos;lu müdahale'/><category term='Çalışırken Beslenme'/><category term='Beslenme İle İlgili'/><category term='Foto Epilasyon'/><category term='Gençlikte Beslenme'/><category term='İstenmeyen Tüylerden Kurtulma'/><category term='LightSheer Diode'/><category term='Moda'/><category term='Hamilelikte Beslenme'/><category term='Karın Estetiği'/><category term='Mavi Işık Lazer Epilasyon'/><category term='Cilt Bakımı ve Temizliği'/><category term='Tüylenme Nedir'/><category term='Lazer Epilasyon Cihazları'/><category term='Botoks'/><category term='Jinekomasti'/><category term='Sivilce ve Akneler'/><category term='Cinsellik'/><category term='Bacak Bölgesi Lazer'/><category term='Kilo Almak İçin Yapılması Gerekenler'/><category term='Vajinismus Nedenleri'/><category term='saç dökülmesi'/><category term='Kuru Ciltler İçin Cilt Bakımı'/><category term='vajinusmus'/><category term='ağız kokusu'/><category term='Vajinismus nedir'/><category term='Cilt Tipleri'/><category term='Kepçe Kulak Estetiği'/><category term='Estetik Burun Ameliyatı'/><category term='Diyabetik Beslenme'/><category term='Cocuk'/><category term='Koltuk Altı Epilasyon'/><category term='Liposuction'/><category term='Güzellik'/><category term='Özel Besinler'/><category term='Ruby Lazer'/><category term='Vajina Estetik'/><category term='Alexandrite Lazer ve NDYag lazer'/><category term='orgazm'/><category term='Lazer ile Cilt Bakımı'/><category term='vajinal estetik'/><category term='Genital Bölge'/><category term='Kilo Almak İçin'/><category term='Diyet'/><title type='text'>Kadınlar Kulübü  | Kadınclup | Kadınca | Moda | Magazin</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>559</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1403831504056494342</id><published>2008-09-28T18:40:00.004+03:00</published><updated>2008-09-28T18:42:19.569+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saglik'/><title type='text'>Gençleşmede neştersiz formül</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SN-lg0iofCI/AAAAAAAAGqg/i8OTnd0LlOg/s1600-h/6517203.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251097673815587874" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SN-lg0iofCI/AAAAAAAAGqg/i8OTnd0LlOg/s320/6517203.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İlerleyen yaşlarla birlikte yüze yerleşen kırışıklıklar artık çözümsüz değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Somon balığı sütünden elde edilen somon DNA'sı ile cildin kendini yenilemesi ve gençleşmesi artık mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyla ilgili bilgi veren Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Neslihan Dolar konuyla ilgili şunları söyledi:&lt;br /&gt;"En etkili anti-aging yöntemlerden biri olan somon DNA'sı; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlar. Yıpranan ve kuruyan ciltleri tedavi eder. Sarkma başlangıcındaki derin kırışıkları önler. Yılların birer kanıtı olan göz çevresinde oluşan kazayağı kırışıklıkların, gözaltı torbalarının, alındaki ve dudak kenarındaki çizgilerin oluşumunu önler.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;DERİMİZ ABLUKA ALTINDA!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan derisi, diğer tüm organlar gibi kronolojik olarak yaşlanır. Bu durum; zamana bağımlı bir süreç olup, kaçınılmazdır. Ancak diğer organlardan farklı olarak deri, doğrudan dış dünya ile karşı karşıyadır ve çevresel hasarın etkisiyle de yaşlanır. İnsan derisinin yaşlanmasında en önemli çevresel faktör de güneşten yayılan ultraviyole ışınlarıdır. Ultraviyole ışınları; üst tabakayı geçerek, derinin alt tabakasındaki yapısal elemanlara ulaşır. Burada birikim etkisiyle kalıcı değişikliklere neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YILLAR DNA'YI DA BOZUYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak yaşlanmanın etkisiyle hayati önem taşıyan DNA da zamanla bozulur ve bilgi aktarma, hücrenin kendini yenileme ile onarma yeteneği azalır. Yaşlanma sürecini belirleyen en önemli unsur; iç ve dış faktörlerden kaynaklanan DNA harabiyetidir. Yaşlılarda hücre yenilenmesi ve DNA onarım oranı azalır; böylece deri kanserinin gelişim riski de artar. Oysa günümüz insanları artık yaşlanmayı sineye çekmek yerine, mücadele etmeyi tercih ediyor! İnsanların yaşam süresinin uzaması, görünüme verdiği önemin artması ile yaşlanma sürecini yavaşlatma ve geciktirme konusundaki çalışmalara sürekli yenileri ekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SOMON BALIĞI YAŞLANMAYA KARŞI!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Somon balığının sütünden elde edilen ve insan DNA'sı ile aynı kimyasal yapıya sahip olan Somon DNA'sı; mezolift yöntemiyle deri içine verildiğinde, cilt kendini yeniler ve gençleşir. Çünkü DNA yüksek oranda su tutucudur; hacminin 10 bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini sağlamaya yardımcı olur. Unutmamak gerekir ki; derinin nemlendirilmesi, kırışıklığın önlenmesinde ilk ve en basit adımdır."&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1403831504056494342?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1403831504056494342/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/09/genlemede-netersiz-forml.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1403831504056494342'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1403831504056494342'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/09/genlemede-netersiz-forml.html' title='Gençleşmede neştersiz formül'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SN-lg0iofCI/AAAAAAAAGqg/i8OTnd0LlOg/s72-c/6517203.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1927197840742955758</id><published>2008-09-03T07:11:00.004+03:00</published><updated>2008-09-03T07:19:37.950+03:00</updated><title type='text'>Yaz kaçamakları affedilir mi</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SL4Pflo5PZI/AAAAAAAAGhE/J5lu8pN54cM/s1600-h/seks-hatasi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5241644051659832722" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SL4Pflo5PZI/AAAAAAAAGhE/J5lu8pN54cM/s320/seks-hatasi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz tatilleri ayrı ayrı geçirildi, güzel kızlara bakıldı, belki de bir gece barda tanışılan kızla sıcak bir dans edildi. Erkek arkadaşınızı affetmeli misiniz.Kadın, erkek farketmez; genel olarak yaz mevsimi, bir macera mevsimi olarak algılanıyor. İnsanlar daha fazla sosyal faaliyete giriyor ve bununla beraber tehlike çanları çalmaya başlıyor. Özellikle erkekler, yaz aylarında aldatmaya daha meyilli oluyorlar. Biz kadınlar da bunu bazen bir sıcak hava hastalığı olarak adlandırıp umursamıyoruz ve yolumuza devam ediyoruz, bazen de ilişkimize son veriyoruz. Yazın sonlarına yaklaştığımız şu günlerde bu ufak kaçamakların ardından mahkemeyi kurma zamanı geldi!&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi aldattı. Peki şimdi ne olacak? Onu affetmeli mi, yoksa terk etmeli misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki sorular durumu anlamanıza ve karar vermenize yardımcı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gecelik miydi, yoksa daha uzun bir ilişkimiydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangisi olursa olsun, size sadakatsizlik yaptığını sakın aklınızdan çıkarmayın. Bir geceden fazla süren bir ilişkiyse, arkanızda bırakmanız çok daha zor olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birbirinize sadık kalmak için karşılıklı söz vermiş miydiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlişkiniz uzun zamandır devam ettiği halde birbirinizle tek eşli bir ilişki yaşayacağınız hakkında hiç konuşmadıysanız, sizi aldattığının farkında bile olmayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun ne kadar önemli bir olay olduğunun farkında mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi ne kadar üzdüğünü anlamasını sağlamanız gerekiyor. Sıradan bir özür yeterli olmayacaktır ama onun gerçekten üzüldüğünü ve sizi anladığını hissediyorsanız, kendisini sizin yerinize koyuyor ve durumu düzeltmeye çalışıyordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyi düzeltmek için yeterince istekli mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir daha böyle bir şeyin yaşanmayacağını, sizi kaybetmek istemediğini ve güveninizi kazanmak için ne gerekiyorsa yapabileceğini söylemesi çok önemlidir. Ama aldatmayı önemsemiyorsa bu iyi bir işaret değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında ilişki yolunda gidiyor muydu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer birlikte eğleniyor, size saygı duyduğunu hissediyor ve iyi bir insan olduğunu düşünüyorsanız, ona bir şans daha vermenize değer. Ama zaten sorunlu bir ilişki yaşıyorsanız veya sizi daha önce de aldattığından şüpheleniyorsanız, bir kere daha düşünün.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1927197840742955758?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1927197840742955758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/09/yaz-kaamaklar-affedilir-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1927197840742955758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1927197840742955758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/09/yaz-kaamaklar-affedilir-mi.html' title='Yaz kaçamakları affedilir mi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SL4Pflo5PZI/AAAAAAAAGhE/J5lu8pN54cM/s72-c/seks-hatasi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3367747618572647526</id><published>2008-08-22T08:12:00.002+03:00</published><updated>2008-08-22T08:14:53.851+03:00</updated><title type='text'>Enerji içecekleri kalp krizi riskini artırıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SK5LEFwPVgI/AAAAAAAAGXU/lXYrNE6eeAY/s1600-h/cilgin_ic.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237205950314534402" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SK5LEFwPVgI/AAAAAAAAGXU/lXYrNE6eeAY/s320/cilgin_ic.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Üniversite öğrencileri ve adrenalin sporları tutkunları arasında popüler olan kafein içerikli enerji içeceklerinin kanı yapışkan hale getirdiği ve bunun kriz gibi kalp ve kan damarlarında soruna neden olduğu belirtildi. Royal Adelaide Hastanesinin Kalp ve Kan Damarları Araştırma Merkezindeki araştırmacısı Scott Willoughby, bir Avustralya gazetesine verdiği demeçte, "Kafein içerecen enerji içeceklerinin içilmesinden bir saat sonra kan sistemi artık normal olmuyor. Kalp ve damar hastalığı olan hastalarda gördüğümüz gibi anormal oluyor" dedi. Willoughby, stres ve tansiyonla birleştiğinde bu ürünlerin öldürücü olabileceğini kaydetti.Scott Willoughby ve ekibinin, 30 kişinin, 250 mililitrelik şekersiz Red Bull'u içmeden 1 saat önceki ve içtikten 1 saat sonraki kalp damar sistemini test ettikleri belirtildi.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Red Bull'un Avustralya şubesinin sözcüsü Linda Rychter ise Reuters ajansına verdiği demeçte, araştırmanın, şirketin merkez bürosu tarafından değerlendirileceğini kaydetti. Rychter, "araştırma, bir fincan kahve içilmesinin etkilerini göstermiyor. Bu nedenle bildirilen sonuçlar beklenen sonuçlardır ve normal fizyolojik değişiklik içinde yer almaktadır" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Red Bull, sağlık sorunlarına neden olduğu için Norveç, Uruguay ve Danimarka'da yasaklanmıştı ancak şirket geçen yıl 143 ülkede 3,5 milyar kutu içecek satmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formula 1 yarışlarına ve dünyada uç noktadaki spor olaylarına sponsorluk yapan Avusturyalı şirket, müşterilerini günde iki kutudan fazla içmemeleri yönünde uyarıyor.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3367747618572647526?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3367747618572647526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/08/enerji-iecekleri-kalp-krizi-riskini.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3367747618572647526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3367747618572647526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/08/enerji-iecekleri-kalp-krizi-riskini.html' title='Enerji içecekleri kalp krizi riskini artırıyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SK5LEFwPVgI/AAAAAAAAGXU/lXYrNE6eeAY/s72-c/cilgin_ic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-4339520178114739907</id><published>2008-07-14T10:35:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:07.020+02:00</updated><title type='text'>Lahana Diyeti, Lahana İle Zayıflama, Lahana Kapsülü</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHsB5DQHLPI/AAAAAAAAEzY/ermPNTq-f4I/s1600-h/lahana.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222770272503278834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHsB5DQHLPI/AAAAAAAAEzY/ermPNTq-f4I/s200/lahana.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kadınlar arasında lahana çorbası olarak anılan bu sebze çorbalı diyet, mucizevi bir biçimde bir haftada tam 8 kilo verdiriyor!!!!! Kimi diyetisyenler vücudun bu kadar kısa sürede kilo vermesine karşı çıksa da henüz hiçbir diyetisyen böylesine kısa sürede kilo verdiren bu diyetten kadınları alıkoyamıyor. Yalnız bu diyeti yaparken kendinizi çok fazla yormamalı, bol su içmeli ve ekstra vitamin almalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel çorba&lt;br /&gt;Malzemeler: 6 adet soğan, kereviz, lahana, biber, domates, patlıcan, kabak, enginar, havuç, maydanoz vs. az tuz Yapılışı: Bütün sebzeleri ufak ufak doğradıktan sonra çorba olacak şekilde su ilave ederek düdüklü tencerede pişirin. Daha sonra dilerseniz blender'da ezerek krema kıvamına getirebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;1. gün&lt;br /&gt;İstediğiniz kadar meyve (muz hariç) ve özel çorba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. gün&lt;br /&gt;İstediğiniz kadar sebze (baklagiller hariç) ve özel çorba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. gün&lt;br /&gt;İstediğiniz kadar sebze, meyve ve özel çorba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. gün&lt;br /&gt;5 tane muz, 4 bardak süt ve özel çorba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. gün&lt;br /&gt;300 gr. kırmızı et, 6 tane domates, özel çorba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. gün&lt;br /&gt;İstediğiniz kadar yağsız kırmızı et, özel çorba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. gün&lt;br /&gt;Esmer pirinç, istediğiniz kadar sebze, meyve suyu ve özel çorba&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-4339520178114739907?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/4339520178114739907/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/lahana-diyeti-lahana-ile-zayflama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4339520178114739907'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4339520178114739907'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/lahana-diyeti-lahana-ile-zayflama.html' title='Lahana Diyeti, Lahana İle Zayıflama, Lahana Kapsülü'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHsB5DQHLPI/AAAAAAAAEzY/ermPNTq-f4I/s72-c/lahana.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1340885238776438205</id><published>2008-07-14T10:29:00.001+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:07.160+02:00</updated><title type='text'>yaz hamileleri nelere dikkat etmeli</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHsAppxbBqI/AAAAAAAAEzQ/EQ2Jj-xA0q8/s1600-h/11645429781b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222768908454004386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHsAppxbBqI/AAAAAAAAEzQ/EQ2Jj-xA0q8/s200/11645429781b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz aylarına girerken hepimiz sıcaklarla nasıl baş edeceğimizin planlarını yaparken hamileler sıcaklardan daha da fazla etkileniyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamileliğin ile aylarından itibaren kadınlarda sıcaktan etkilenme başladığını vurgulayarak oluşan rahatsızlıkları ve yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor:&lt;br /&gt;"Vücut ısıları yükselen, tartıları ve kan hacimleri artan, akciğer kapasiteleri daralan hamileler için sıcaktan korunmak daha da önemli. Özellikle hamileliğin ilk yarısında hipotansiyon- tansiyon düşüklüğü- sık rastlanan bir şikayettir.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında ısı ve terleme ile oluşan sıvı kaybı eğer yerine konmazsa bayılmalara neden olabilir. Bu nedenle, her zaman olduğu gibi, 1,5 - 2 litre sıvı, özellikle de su içilmesi gebelikte daha büyük önem taşır. Sık aralıklarla az miktarda su içmek ve yemek yemek hem sıvı açığının oluşmasını engeller; hem de hipoglisemi- düşük kan şekeri- nedeniyle görülebilecek rahatsızlıkları da ortadan kaldırabilir. Yaz aylarının nimetlerinden faydalanıp, bol bulunan meyve ve sebzelerden tüketmek en sağlıklısı. Bebeğin gelişimi için yeterince protein ve kalsiyum alınması da çok önemlidir. Yaz ayları dondurmasız geçmez. Hamileler dikkatli olmalı, iki canlıyım, bebek istedi diyerek aşırı tüketen annelerde şeker hastalığı olma olasılığını akıldan çıkartmamak gerekir. Hamilelikte mide boşalma süresi uzadığından, hazmı zor, kızartma, aşırı yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçınmak gerekir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödeme karşı kısa yürüyüş!&lt;br /&gt;Gebelikte kan hacmi ve damar geçirgenliğinin artması ile özelikle ayak ve bacaklarda görülen ödemin rahatsızlık verici boyutlara ulaşabildiğini vurgulayan Dr. Fıçıcıoğlu, ödemin getirdiği sorunlar hakkında şunları söylüyor: "Ödeme sıcakların etkisi ile toplardamarların genişlemesi de eklenince, hamileler evde giyecek ayakkabı bulamayabilirler. Sıvı alımına dikkat ederken, sodyum-tuz- alımına da özen göstermek gerekir. Kesin bir tuz kısıtlaması yapılmamalı, ancak tuzlu çerez, işlenmiş gıdalar, şarküteri gibi aşırı tuzlu yiyecekler tercih edilmemelidir. Uzun süre ayakta durmak, oturmak ya da güneşte kalmak ödemi arttırabileceğinden, gün ortasında 11.00- 16.00 arası doğrudan güneşte kalmaktan sakınmak, kısa yürüyüşler yapmak ve ödem olması durumunda yatarak ayakları yükseltmek alınabilecek önlemlerdendir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelere yüzme önerisi&lt;br /&gt;Hamilelikte önerilen en ideal sporlardan birinin yüzmek olduğunu belirten Dr. Fıçıcıoğlu, "Eğer kanama, düşük tehdidi, yüksek tansiyon, erken doğum gibi hamileliği komplike eden bir durum yoksa, son aya kadar deniz veya havuzun temiz olması ön koşulu ile yüzmek sıcaklarla mücadele etmenin en güzel yollarından biridir. Ayrıca hamilelik boyunca aktif olmak kan şekerini düzenler, oksijen kullanımını arttırır, tartı alımını dengede tutar ve normal doğumu kolaylaştırır" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelerin giyim tarzının da rahat olması gerektiğini vurgulayan Dr. Fıçıcıoğlu, giyim tarzı konusunda şu bilgileri veriyor: "Hamile bayanın giyimi, ayaklarda oluşan kan göllenmesini arttırmayacak şekilde, diz kalça ve belde rahat olmalı, yaz aylarında gereksinime göre eklenip çıkartılabilecek özellikte ince katmanlardan oluşmalıdır. Hamilelikte cilt lekelenmeye yatkındır ve hamilelikte oluşan kloazma adı verilen gebelik maskesi gebelikten sonra da kozmetik sorun yaratabilmektedir. Güneş lekelenmenin oluşumunu arttırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün ortasında doğrudan güneş altında kesinlikle bulunulmamalı, şapka, güneşlik, giysiler ve yüksek koruma faktörlü ürünlerle güneşin zararlı etkilerinden korunmalıdır. Ayrıca annenin vücut ısısının artması, gelişen bebeğe zarar verebileceğinden, uzun güneş banyoları ve solaryum önerilmez. Özetle hamileler güneşten sakınmalı, bol su içmeli ve denizin keyfini çıkarmalılar."&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1340885238776438205?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1340885238776438205/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/yaz-hamileleri-nelere-dikkat-etmeli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1340885238776438205'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1340885238776438205'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/yaz-hamileleri-nelere-dikkat-etmeli.html' title='yaz hamileleri nelere dikkat etmeli'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHsAppxbBqI/AAAAAAAAEzQ/EQ2Jj-xA0q8/s72-c/11645429781b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7518875307801112364</id><published>2008-07-14T10:25:00.001+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:07.326+02:00</updated><title type='text'>DR. Ender Saraç 'tan Zayıflama Önerileri</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHr_lxwBzQI/AAAAAAAAEzI/fs3DsO2XMa8/s1600-h/zayiflama.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222767742364536066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHr_lxwBzQI/AAAAAAAAEzI/fs3DsO2XMa8/s200/zayiflama.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ayurveda Uzmanı ve Aile Hekimi Dr. Ender Saraç Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilir, açlık hissinizi bastırabilirsiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayurveda Uzmanı Yaşam Bilgisi Dr. Ender Saraç, kilolu insanların vücut tiplerine göre beslenerek zayıflamaları gerektiğini söylüyor. Bu konuda "Sağlıklı Zayıflamanın Sırları" adlı bir de kitap yazan Dr. Saraç, bilinçsiz diyet uygulamalarının zararına dikkat çekiyor. İşte Dr. Saraçın önerileri..&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalori hesabına dayalı, kısa süreli, klasik diyetlerin handikapları&lt;br /&gt;Artık devir sadece kalori hesabına dayalı klasik diyetle zayıflama devrini geçti. Beden tipinize uygun, yaşa, cinsiyete uygun, mevsime uygun ve yaşamsal özelliklerinize uygun sağlıklı ve bilinçli doğal beslenme var artık. Çünkü sadece kalori hesabına dayalı diyetlerle zayıflıyorsunuz ama sonra verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beden tipleri&lt;br /&gt;Standart diyetleri doğru bulmuyorum ben. Uzmanlık alanım olan Ayurvedaya göre, belli beden tipleri var. Mesela birçok insan "Ender bey, bütün günü aç geçiriyorum, sadece salata yiyorum, bir türlü zayıflayamıyorum" diye geliyor bana. Yediklerine ve vücut tipine bir bakıyorsunuz; aslında tere, roka gibi yeşil salataları hiç yememesi gerekiyor. Yani aç kalıyor ama vücut tipine uygun olan gıdaları yemediği için zayıflayamıyor. Halbuki, doğru bir sisteme geçtiğinizde, tıkır tıkır, sağlıklı bir şekilde kilo vermeye ve sağlığına kavuşmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zayıflama konusunda yapılan en önemli yanlış&lt;br /&gt;Zayıflama işi biraz disiplin ister. Türk toplumundaki en büyük problem ise, disiplin eksikliği. Diyetleri nisan mayıs aylarında, iki aylık bir heves şeklinde yapıyoruz. Ondan sonra uzun kollu, kat kat giyilmeye başlandığı anda, olayı rafa kaldırıyoruz. Ve sonra&lt;br /&gt;tekrar dengemiz bozuluyor. Doğru yaşam biçimini edinmez veya doğru beslenme felsefesini benimsemezseniz, en iyi diyetisyenlere, en iyi doktorlara, merkezlere bile gelinse, bir yere kadar işe yarar. Şunu kabul etmek gerek: İki ay çok yoğun diyet yapıp, bıkıp, yorgun düşmek yerine, yılın 12 ayına daha az kurallı, doğru, boğucu olmayan&lt;br /&gt;bir yaşam biçimi ve doğru beslenme felsefesi şeklinde yaymak daha sağlıklı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece bilinçli beslenme yeterli mi ?&lt;br /&gt;Bilinçli beslenme işin en önemli ayağıdır. Fakat sadece doğru beslenmeyle olmaz; mutlaka düzenli egzersiz de gerekir. Şok diyetler, açlık rejimleri, zamana karşı yarışan diyetler, tek gıda rejimleri, 10 gün lahana çorbası, karpuz diyeti, karbonhidrat diyeti, sadece protein diyeti, bütün bunlar yanlış. Dengeli beslenilmeli. Ama sadece bilinçli diyetle de olmaz, düzenli egzersiz, yürüyüş yapılmalı. Haftada üç- dört gün,bir buçuk saat civarında orta sporlar; mesela tempolu yürüyüş, hafif koşu, fitness, aerobik, yüzme, neden zevk alınıyorsa, o spor yapılmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spor yapılan saat önemli mi?&lt;br /&gt;Evet, var. Ayurvedaya göre, sabah 6 ile 10 ya da 18.00 ile 22.00 saatleri arasında daha çok yağ yakıyoruz. Çünkü bunlar Ayurveda'ya göre vücudun #8216;kapha' saatleri, yani daha çok biriktirme, yağlanma saatleri. Bu saatlerde metabolizmayı ısıttığınızda daha iyi sonuç alınıyor. Egzersizden bıkmamaya çalışın. Çılgınca egzersiz yapmayın, sporu zamana yayın. Çok ağır egzersiz ve çok ağır spor yanlış. Çünkü vücudu hem çok aç olmak savunmaya sokar, hem de aşırı ağır egzersizler savunmaya sokar. Çünkü vücut bunları bir tehdit olarak ele alır. Bu nedenle, mutlaka düzenli yapılan egzersizlere ağırlık vermek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce zayıflamanın en önemli kriteri&lt;br /&gt;En önemli şey, bu fikre hazır ve zayıflamaya kararlı olmak. Bana zayıflamaya gelenlere, ilk önce şunu soruyorum: "Hazır mısınız, kararlı mısınız?" Eğer gerçekten hazırsanız ve kararlıysanız bu işe başlayın. Şişmanlıkta şöyle bir şey saptıyorum: İnsanın sinir sistemine bir virüs bulaşmış gibi oluyor, bilgisayar virüsü gibi#8230; Bu virüs sizin kilo vermeniz için gerekli olan doğru davranış, beslenme ve hareket alışkanlıklarınızı olumsuz etkiliyor. "Boş ver şimdi yürüme,sonra yürürsün", "Bu çikolatalı kek çok güzel; bir dilim daha ye" gibi uyaranları gönderiyor adeta. Onun için ilk başta bu virüsleri silmek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal bitki özlü çayları zayıflatır mı?&lt;br /&gt;Piyasada tanınmış firmaların hazırladıkları form çaylarının formülleri güzel. Günde iki-üç fincan içilebilir. Birkaç hafta içip, ondan sonra ara vermek gerekir. Bunun dışında, mesela gazımız varsa rezene çayı, iştahımız çok fazlaysa ıhlamur çayı, sindirimimiz zayıfsa zencefil çayı, hormon krizlerinden dolayı daha çok yiyorsak adaçayı, metabolizmayı canlandırmak için yeşil çay, bağırsakları çalıştırmak için sinameki çayı, şekerimiz çok yüksekse kekik çayı gibi bitkisel çayları tüketebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baharatlar zayıflatır mı?&lt;br /&gt;Baharatlar çok önemli. Mesela zencefil yağları yakar, zerdeçal karaciğerden toksin attırır,&lt;br /&gt;biberiye iyi bir antioksidandır, kekik şekeri düşürür, sarmısak zayıflamaya yardımcı olur. Bir de özel ayurveda tabletleri var. Bunlar, zayıflamaya yardımcı, yan etki oranı son derece düşük olan, güvenilir doğal preparatlar. Bu tabletler de metabolizmayı canlandırıyor, aynı zamanda kişinin incelmesine ve iştahının azalmasına katkıda bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açlığı bastırmak&lt;br /&gt;İştahı azaltan ve zayıflamaya yardımcı bir ipucu şudur: Zerdeçal, nane ve yeşil elma&lt;br /&gt;kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilirsiniz. İştah merkezini sakinleştiriyor. Almanya'da yapılan bir araştırmada yeşil elma ve nane koklayan kişilerin, bunların aromatik yağları da olabilir daha hızlı kilo verdiği saptanmış.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7518875307801112364?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7518875307801112364/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/dr-ender-sara-tan-zayflama-nerileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7518875307801112364'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7518875307801112364'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/dr-ender-sara-tan-zayflama-nerileri.html' title='DR. Ender Saraç &apos;tan Zayıflama Önerileri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHr_lxwBzQI/AAAAAAAAEzI/fs3DsO2XMa8/s72-c/zayiflama.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-513979478327965076</id><published>2008-07-14T10:23:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:07.582+02:00</updated><title type='text'>egzersiz ile 7 günde forma girin</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHr_Gb_Fu6I/AAAAAAAAEzA/v2lS2comjfo/s1600-h/fitness-saglik-kalp-egzersiz.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222767203946183586" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHr_Gb_Fu6I/AAAAAAAAEzA/v2lS2comjfo/s200/fitness-saglik-kalp-egzersiz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Biraz soluklanmak ve hafiflemek için, fitness uzmanı ve sıkılaştırıcı Karine Baillet tarafından hazırlanan bir reçete.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi - Salı - Çarşamba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehir dışında: Kendinize 2-3 kilometrelik bir parkur seçmekle işe başlayın. İlk 10 dakika boyunca koşmayın, kısa ve sık adımlarla yürüyün. Daha sonra 20 dakika boyunca koşun. Somut hedefler belirleyin. Örneğin 200 metre uzaklıktaki ağaca kadar yürüyeceğim, diğerine kadar yürüyüşümü tempolu hale sokacağım ve sonra koşacağım. Zaman ve mesafeyi aynı şekilde ayarlayarak bunu en az on kere tekrarlayın. Yeterince antrenmanlı olduğunuza inanıyorsanız, elektrik direği, ağaç gibi hedeflere doğru kısa ve tempolu adımlarla yürüyün ve diğer hedefe doğru hızınızı sürekli arttırın.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Şehirde: Bir parkı ya da az kullanılan yolları tercih edin. Hedefler bir bank, bir trafik levhası ya da bir sokak lambası olabilir. Spordan sonra: Kalçalarınızda ve bacaklarınızda kırıklık olmaması için 5 dakika daha yürüyün ve rahatlama hareketlerini uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bacak arkaları için: Bir ağaca duvar da olabilir yüzünüzü dönün ve ellerinizi gövdesine yaslayın. Bir bacağınızı öne doğru bükün diğerini gergin tutun. Topuğunuzu yerde tutarak ağacı hareket ettirmek istiyormuşsunuz gibi itin. 30 saniye boyunca bu pozisyonu koruyun. Daha sonra aynı hareketi diğer bacak için uygulayın. Gövdenizi yumuşak hareketlerle dizinize doğru eğin ve nefesinizi düzenli ve yavaş almayı ihmal etmeyin. Pozisyonunuzu 30 saniye koruyun ve bacağınız değiştirerek devam edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Perşembe - Cuma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehir dışında: Bisikleti önce 5 dakika boyunca düz bir alanda sürün, sonra 30-40 dakikalık bir gezintiye çıkın. Vitesi düşürerek pedalların daha yavaş dönmesini sağlayın. Böylelikle kalbiniz daha çok çalışacak ve daha az yorulacaksınız. Koltukta gergin oturmayın ve gidonu çok sıkı tutmayın. Vücudunuzun üst kısmını gevşek tutun ve bu zamanı karnınızı çekip iterek kaslanması için hareket ettirmekte kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehirde: Önce arabaların vızır vızır geçmediği, sakin bir yol bulun. Demin açıkladığımız yöntemle bisikleti sürün ve klabalık yollarda da konsantrasyonunuzu korumaya bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalçalar için: Yine bir ağaca veya duvara karşı yüzünüz dönük haldeyken, tek elinizi destek almak için ağacın gövdesine yaslayın. Diğer elinizle ayak bileğinizden tutarak topuğunuzu kalçalarınızın hizasına ne kadar kaldırabiliyorsanız kaldırın. 30 saniye bu pozisyonda kaldıktan sonra bacak değiştirerek devam edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalçaların arkası için: Bir ağaç kütüğünün ya da bir bankın üzerine bir bacağınızı koyun, diğer bacağınız yere basılı kalsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spordan sonra: Bacaklarınızı epey zorladınız, rahatlatmak için şu birkaç hareketi uygulayın:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bacak arkaları için: Bisikleti düşük bir vitese alarak ayağa kalkın. Önce bir topuğu sonra diğerini kullanarak bisikleti yavaşça sürün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gevşemek için: Bir ayağınızı pedaldan çekip bacağınızı silkin. Aynısını diğer bacağınız için de uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi - Pazar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehir dışında: Kayılabilecek bir alan bulun. Asfaltı iyi olan bir yol, deniz kıyısında bir kaldırım uygun olabilir. 40 dakika boyunca zaman zaman bacak değiştirerek kayın. Rüzgara karşı bir direniş yaratmak için arada kollarınızı açık tutarak kayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehirde: Bir ırmağın kenarındaki yol boyunca ya da bir süper marketin otoparkında kayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spordan sonra: Kaslarınızı gevşetmek için şu hareketleri uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roller için: Karnınızı içeri çekip, kollarınızı ileriye doğru uzatabileceğiniz kadar uzatın ve öyle kayın. Düzenli nefes alıp vermeye devam edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kollarınızı öne doğru uzatıp bacaklarınızı bükün ve karnınızı içeri çekin. Sırtınızı kamburlaştırın ve pozisyonunuzu birkaç saniye koruyun.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-513979478327965076?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/513979478327965076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/egzersiz-ile-7-gnde-forma-girin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/513979478327965076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/513979478327965076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/egzersiz-ile-7-gnde-forma-girin.html' title='egzersiz ile 7 günde forma girin'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHr_Gb_Fu6I/AAAAAAAAEzA/v2lS2comjfo/s72-c/fitness-saglik-kalp-egzersiz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7692579749963896326</id><published>2008-07-14T10:13:00.001+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:07.765+02:00</updated><title type='text'>Bu yiyecekler iştah kapatıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHr-dXRoahI/AAAAAAAAEy4/Ix0n-cd-oDs/s1600-h/3585096.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222766498307140114" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHr-dXRoahI/AAAAAAAAEy4/Ix0n-cd-oDs/s200/3585096.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu yiyeceklerle hem aç kalmadan kilo veriyor, hem de kendinizi sürekli tok hissediyorsunuz. Sağlık Hattı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.&lt;br /&gt;2. Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. 200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gr. kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Kendinize yeşil salata, uskumru veya ton balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğindeki İyot, tiroit bezinin İşlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Haftada iki yumurta yiyin. Çünkü yumurtada bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Enerjisiz kalmak için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyla karıştırın. Bir-iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine 1 yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın İçinde biraz pişirip çıkarın.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7692579749963896326?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7692579749963896326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bu-yiyecekler-itah-kapatyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7692579749963896326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7692579749963896326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bu-yiyecekler-itah-kapatyor.html' title='Bu yiyecekler iştah kapatıyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHr-dXRoahI/AAAAAAAAEy4/Ix0n-cd-oDs/s72-c/3585096.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2905767812920695491</id><published>2008-07-13T07:13:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:08.026+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cilt Bakimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><title type='text'>Cildinizde Bahar Havası Essin</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHmBWK1KchI/AAAAAAAAEoQ/TzJqEPUYUmM/s1600-h/articleimage.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222347460777243154" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHmBWK1KchI/AAAAAAAAEoQ/TzJqEPUYUmM/s320/articleimage.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çevremizin yemyeşil bir görüntüye büründüğü, güneşin kendini bizden esirgemediği ılık bahar günleri ruhumuzu aydınlatırken, etkisini bazen cildimizde aynı güzellikte göstermiyor. Özellikle de hava kirliliği, stres, yanlış bakım kremleri gibi faktörler eklenince, durum vahim hale gelebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes kendini doğanın kucağına bırakıp baharın tadını çıkarırken, siz saklanacak bir yer arıyorsanız, yalnız değilsiniz. Kadın, erkek demeden birçok insan yılın bu aylarında ciddi cilt sorunlarından yakınıyor. Diğer mevsimlerde pek bir problem olmadığı halde, bazılarımızın Nisan başında cildi pul pul dökülüyor ve kızarıklıklar beliriyor. Bunun nedeni elbette sadece bahar değil. Mevsim değişikliği, UV ışınlarının veya dengesiz beslenmenin yol açtığı sıradan cilt sorunları ile birleştiğinde rahatsızlıklar da baş gösteriyor.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hava kirliliği, stres ve klima&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;İster açık havada olalım ister kapalı mekanlarda, cildimiz bir kez hassaslaşmışsa tepki göstermeye başlar. Çeşitli gaz atıklarının yarattığı hava kirliliği dışarıda bizi tehdit ederken, çoğu işyerinde kullanılan klimalar da alerjik reaksiyonları artırır. Sigara dumanı ve hayatımızın kaçınılmaz bir parçası haline gelen stresi de hafife almamak gerekiyor. Cilt nem dengisini kaybediyor ve kırışıklıklara zemin hazırlanıyor. Kuruluktan şikayetçiyseniz, haftada bir kez peeling yapmak ve düzenli olarak uygun nemlendiriciler kullanmak sorunları büyük ölçüde çözer. Yağlı cilde sahip olanlar üç günde bir peeling yapıp yağ dengesini koruyan kremlere başvurabilir. Her iki durumda da önemli olan; cildi tahriş etmeyecek, antialerjik ürünler kullanmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kızarıklıklar engellenebilir&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Özellikle açık ten rengine sahip olanlar kızarıklıklar konusunda çok hassas. En çok yanak, alın, burun ve elmacık kemiklerinde görülen lekemsi renk değişiklikleri baharda polenlerin uçuşması ile artıyor. Ağır vakalar ya da daha önce bu tür sorunları olanların uzman bir doktora başvurması doğru olur. Daha hafif kızarıklık durumlarında önlem almak için cildinizi aşırı sıcak ve soğuktan mümkün olduğunca koruyun. Uzmanlar hamam, sauna, buhar banyosu veya buz küpleri ile yapılan kürlerden uzak durulmasını tavsiye ediyor. Kafeinli ve çok sıcak içecekler de ağırlaştırıcı faktörler arasında. A, E vitaminleri, kolajen tarzı maddeler içeren bakım ürünlerinden de kaçınmaya çalışın. Bu ürünler kan dolaşımını hızlandırdığından, cildin tepkisini ağırlaştırırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kozmetik ürünlerine dikkat&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sürekli kullandığınız nemlendirici veya bakım kremi birden bire ters tepki veriyorsa endişelenmeyin. Öncelikle ürünü kullanmayı bırakın. Bir güzellik uzmanı veya doktora danışabilirsiniz. Bunun dışında kullanmakta olduğunuz nemlendirici veya kremin dermatolojik olarak test edilip edilmediğini ve hangi maddeleri içerdiğini kontrol edin. Hypoalerjik(aşırı hassas) ciltlere uygun ürünler kullanmaya çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Güneş lekeleri sizi üzmesin&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Tıbben kesin nedeni bilinmeyen ve özellikle bahar ve yaz aylarında ortaya çıkan kahverengi lekeler, mağdurlarını her yıl üzer. Cerrahi bir müdahale ile cildin ilk katmanını soymanın dışında yüzde yüz sonuç getiren bir tedavisi yoktur. Ancak önceden önlem alınabiliyor. Her şeyden önce baharın ilk günlerinden itibaren yüksek koruma faktörlü güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin. Renk açıcı kremler ve leke gidericilerle sorunlu bölgelerin koyulaşmasını önleyebilirsiniz. Bu arada kış aylarında da güneş kremini kullanmaya devam etmekte yarar var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sivilceler ve akneler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ergenlik çağını bir yetişkin olarak tekrar yaşamak çok sıkıcı. Ne yazık ki bazen hormonlarımız rayından çıktığından veya yediklerimiz ağır geldiğinden pürüzsüz yüzümüz sivilcelerle dolabiliyor. Tedavinin başlayabilmesi için teşhisin doğru yapılması gerekiyor. Bundan dolayı bir uzmana başvurmak en hızlı çözüm yoludur. Ayrıca kullandığınız toniğin az alkol ve aynı zamanda antiseptik içermesine dikkat edin. Lavanta, adaçayı, biberiye, A, E ve F vitamini içeren nemlendiriciler de yağ üretimini azaltır. Yağsız makyaj malzemelerini tercih edin. Tabii ki tüm bu önerilerin dışında doktorunuzun tavsiye ettiği tedavi ve ilaçları aksatmamaya çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Ailem ve Ben&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2905767812920695491?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2905767812920695491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/cildinizde-bahar-havas-essin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2905767812920695491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2905767812920695491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/cildinizde-bahar-havas-essin.html' title='Cildinizde Bahar Havası Essin'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHmBWK1KchI/AAAAAAAAEoQ/TzJqEPUYUmM/s72-c/articleimage.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1512713505337462461</id><published>2008-07-13T07:08:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:08.355+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><title type='text'>Yüzünüze uygun saç şekilleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHmAfkWMe8I/AAAAAAAAEoI/pHlBEf2gUtQ/s1600-h/SacModelleri2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222346522733870018" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHmAfkWMe8I/AAAAAAAAEoI/pHlBEf2gUtQ/s320/SacModelleri2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Saçlarınızı kestirmek istiyorsunuz ancak bir modele karar veremediniz. İşte yüz şekillerine göre, ideal saç kesimleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yuvarlak:&lt;br /&gt;Yüzünüzün yuvarlaklığını inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Yüzünüzün hatlarına göre öne doğru kesilmiş tutamlarda yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kare:&lt;br /&gt;Kare yüz yapısı sert bir ifadeye sahiptir. Yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak istiyorsanız saçınıza yuvarlak modeller kestirmelisiniz.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikdörtgen:&lt;br /&gt;Suratta değişiklik yapan ama fazla değiştirmeyen bir yüz şeklidir. Şakak kemiğini örtecek şekildeti kesimler ile dengeli ve uyumlu saç modellerine sahip olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçgen:&lt;br /&gt;Saç şeklinde daha negatif olan bir yüz biçimidir. Bunu enselerde saçı azaltarak şakak kemiğindeki bölgeden saç tepesine doğru volümü arttırarak yaptırabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baklava yüz:&lt;br /&gt;En meşhur yüz biçimidir. Bu yüz biçiminde saçınıza uzun, kısa, düz, dalgalı, kahküllü modelleri uygulayabilirsiniz. Sadece bunları uygularken kuaförünüz ile diyalog kurarak boyunuza, kilonuza yada yüzünüzde nerenin ön planda, nereniz arka planda kalmasına karar vererek saç modelinizi bulmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz şekline göre saç kesilirken kuaförünüzle uzun uzun bir diyalog yapmalı, yüzünüzü mü, saçınızı mı ön plana çıkarmak istediğinizi belirtmelisiniz. Kilo, boy, giyim tarzınız ve hatta kişiliğinizi bile konuşmalı ve ona göre saç kesimi yaptırmalısınız. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1512713505337462461?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1512713505337462461/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/yznze-uygun-sa-ekilleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1512713505337462461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1512713505337462461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/yznze-uygun-sa-ekilleri.html' title='Yüzünüze uygun saç şekilleri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHmAfkWMe8I/AAAAAAAAEoI/pHlBEf2gUtQ/s72-c/SacModelleri2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-8877475171238407305</id><published>2008-07-11T00:13:00.001+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:08.560+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saglik'/><title type='text'>Yaz Depresyonuna Dikkat!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHZ8vQwngpI/AAAAAAAAEdU/vdSXY6Ongu4/s1600-h/depres_yon_.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5221497969377247890" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHZ8vQwngpI/AAAAAAAAEdU/vdSXY6Ongu4/s200/depres_yon_.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz depresyonu, farklı belirtilerle ortaya çıkan bir duygulanım bozukluğudur…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psikolog Ayşe Orhon; yaz depresyonunun belirtilerini ve tedavi yollarını anlattı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşla birlikte artış görülebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yaz depresyonu, farklı belirtilerle ortaya çıkan bir duygulanım bozukluğudur…&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış depresyonunun nedenleri de yaz depresyonuna oranla daha net açıklanabilmektedir. Bunun yanı sıra yaz depresyonunun da kış depresyonu gibi 24 saatlik günlük siklusun değişimi, genetik faktörler, stresle bağlantılı faktörler ya da bütün bunların kombinasyonu etken olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 yaş altındaki bireyler mevsimsel duygulanım bozuklukları görülmemektedir, yaşla birlikte mevsimsel duygulanım bozukluklarında artış görülebilir. Bunun yanı sıra kadınlarda erkeklere oranla mevsimsel duygulanım bozuklukları 4 kat daha fazla görülmektedir. Yaz depresyonunun belirtileri kış depresyonununkinden farklıdır. İlkbahar sonları ve yaz başlarında başlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtileri neler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyon, ümitsizlik hali&lt;br /&gt;İlgi ve istek kaybı&lt;br /&gt;Anksiyete (endişe, kaygı)&lt;br /&gt;Uykusuzluk&lt;br /&gt;Aşırı hassasiyet, çabuk kızmak, sinirlilik&lt;br /&gt;Heyecan, huzursuzluk, sözel ve motor etkinliklerde artış&lt;br /&gt;İştah kaybı&lt;br /&gt;Seksüel dürtülerde azalma&lt;br /&gt;İntihara yönelik duygu ve düşünceler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stresten uzak durun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görülme sıklığı sadece yüzde 1 olan yaz depresyonunun nedenleri kesin olarak bilinmese de mevsimsel duygulanım bozukluğunda güneş ışığının önemli rol oynadığı söylenmektedir. Yaz depresyonu ile ilgili kış depresyonuna oranla nedenleri bilinmemektedir. Fizyolojik, kimyasal ve genetik dışında bireysel faktörlerin ve kişinin bireysel geçmişinin etkisi de önemlidir. Geçmişte yaşanılan travmatik bir olayın neden olduğu depresyon, her yıl aynı dönemlerde tekrar hatırlanarak da mevsimsel depresyona yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanı konulması için depresyon halinin yılın aynı döneminde birden fazla tekrarlanması gerekmektedir. Stresten mümkün olduğu kadar uzak durulması da bu dönemin daha rahat atlatılmasına yardımcı olacaktır. Yukarıdaki belirtiler yaşanıyorsa en kısa zamanda konuyla ilgili bir uzmana danışılması gerekmektedir.”&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-8877475171238407305?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/8877475171238407305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/yaz-depresyonuna-dikkat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8877475171238407305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8877475171238407305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/yaz-depresyonuna-dikkat.html' title='Yaz Depresyonuna Dikkat!!!'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHZ8vQwngpI/AAAAAAAAEdU/vdSXY6Ongu4/s72-c/depres_yon_.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3591660099931532881</id><published>2008-07-09T02:05:00.001+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:08.664+02:00</updated><title type='text'>MP3 Grubu Televizyon Dünyasına Giriş Yapıyor...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHP0B-ZLHfI/AAAAAAAAEbY/Cc134jRD6dc/s1600-h/mp3_yildiz_300x.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220784707818167794" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHP0B-ZLHfI/AAAAAAAAEbY/Cc134jRD6dc/s320/mp3_yildiz_300x.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yıldız Asyalı, Seda Telciler ve Burcu Canbaş’tan oluşan MP3 grubunun cici kızları yakında ekranlarda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzik dünyasına adım atalı daha çok kısa bir süre olmasına rağmen enerjileriyle adından söz ettiren güzeller yakın zamanda bir dizi projesiyle ekranda olacak…&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce "Eyvah Babam" dizisiyle şöhreti yakalayan Yıldız Asyalı ile grup arkadaşları Seda Telciler ve Burcu Canbaş, çok aceleci davranmadan, doğru bir ekiple, doğru bir projede yer almak istediklerini söylüyorlar.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3591660099931532881?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3591660099931532881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/mp3-grubu-televizyon-dnyasna-giri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3591660099931532881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3591660099931532881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/mp3-grubu-televizyon-dnyasna-giri.html' title='MP3 Grubu Televizyon Dünyasına Giriş Yapıyor...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHP0B-ZLHfI/AAAAAAAAEbY/Cc134jRD6dc/s72-c/mp3_yildiz_300x.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-8348502945684229694</id><published>2008-07-08T07:51:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:08.928+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>Çeşme mavisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHLyhTrHtGI/AAAAAAAAEYo/FpbY4GluHvk/s1600-h/7.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220501572106564706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHLyhTrHtGI/AAAAAAAAEYo/FpbY4GluHvk/s320/7.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hande Yener, Çeşme konseri sonrası nişanlısı Kadir Doğulu ile birlikte denizin keyfini çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşme Aya Yorgi Koyu'ndaki Shayna'da düzenlenen Kırmızı&amp;amp;Siyah adlı gecede sahneye çıkan Hande Yener, bir gün sonra nişanlısı Kadir Doğulu ile birlikte denizin keyfini çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shayna'daki konserine İtalya'dan özel olarak getirdiği iki dansçının yanı sıra siyah önden yırtmaçlı mini elbisesinin üstündeki pembe renk sutyenle çıkan Yener, büyük alkış aldı.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün sonra ise Çeşme Sakızlıkoy'daki Mojito Beach Club'daydı. Mavi renkte bikini giyen Yener'in selülitleri dikkat çekti.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-8348502945684229694?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/8348502945684229694/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/eme-mavisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8348502945684229694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8348502945684229694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/eme-mavisi.html' title='Çeşme mavisi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHLyhTrHtGI/AAAAAAAAEYo/FpbY4GluHvk/s72-c/7.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-4157447741070283772</id><published>2008-07-08T01:55:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:09.141+02:00</updated><title type='text'>Bebek Gibi Bir Yüz İçin...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHKgX3LE62I/AAAAAAAAEXc/HZTpvCt7xx4/s1600-h/yÃ¼z.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220411249883671394" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHKgX3LE62I/AAAAAAAAEXc/HZTpvCt7xx4/s200/y%C3%BCz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yüz için nemlendirici maske&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler: Yumurta sarısı + süt&lt;br /&gt;Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.&lt;br /&gt;Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Siyah noktaların sonu geliyor&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Malzemeler: Limon suyu + yoğurt&lt;br /&gt;Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.&lt;br /&gt;Ne işe yarıyor: &lt;a href="http://www.oyunadi.com"&gt;Limon&lt;/a&gt; suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.&lt;br /&gt;Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sivilceler için karnıbahar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler: Karnıbahar + Zeytinyağı&lt;br /&gt;Hazırlanışı: Sekiz adet karnıbahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.&lt;br /&gt;Ne işe yarıyor: Karnıbahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.&lt;br /&gt;Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir ya da iki kez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kırışıklara karşı maske&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler: Kaymak + Elma&lt;br /&gt;Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.&lt;br /&gt;Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.&lt;br /&gt;Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yağlı ciltler için&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler: Bal + süt + limon suyu&lt;br /&gt;Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.&lt;br /&gt;Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre 10 - 15 günde bir tekrarlayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-4157447741070283772?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/4157447741070283772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bebek-gibi-bir-yz-iin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4157447741070283772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4157447741070283772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bebek-gibi-bir-yz-iin.html' title='Bebek Gibi Bir Yüz İçin...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHKgX3LE62I/AAAAAAAAEXc/HZTpvCt7xx4/s72-c/y%C3%BCz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5425842404079344947</id><published>2008-07-06T05:56:00.007+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:10.494+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moda'/><title type='text'>Hem Asi Hemde Çok Şık</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA14vd7oSI/AAAAAAAAEV0/TSvL5B3Wldg/s1600-h/1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219731217053360418" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA14vd7oSI/AAAAAAAAEV0/TSvL5B3Wldg/s320/1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Blue jean ya da daha çok söylenen adıyla kot pantolon genç yaşlı herkesin vazgeçilmez giyeceği. Elbette gösteri dünyasının ünlülerin de... Bazen günlük yaşamda bazen katıldıkları bir davette bazen de bir fotoğraf çekiminde kot pantolonla görüntüleniyor ünlüler. İşte "asla kot pantolonumdan vazgeçmem" diyen bu giysile hem çok asi hem de çok seksi görünen ünlüler.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1TTbn8SI/AAAAAAAAEVM/rqODmDyrDe8/s1600-h/2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219730573872328994" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1TTbn8SI/AAAAAAAAEVM/rqODmDyrDe8/s400/2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1TqIHGXI/AAAAAAAAEVU/-SvPqs0vj5c/s1600-h/3.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219730579964500338" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1TqIHGXI/AAAAAAAAEVU/-SvPqs0vj5c/s400/3.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1TgLxhQI/AAAAAAAAEVc/f4qWwoWPLyw/s1600-h/4.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219730577295508738" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1TgLxhQI/AAAAAAAAEVc/f4qWwoWPLyw/s400/4.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1Ti4vQFI/AAAAAAAAEVk/ba2XQFquh0Y/s1600-h/5.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219730578020974674" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1Ti4vQFI/AAAAAAAAEVk/ba2XQFquh0Y/s400/5.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1T8vtptI/AAAAAAAAEVs/_kEv3RUu9Sk/s1600-h/6.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219730584962442962" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA1T8vtptI/AAAAAAAAEVs/_kEv3RUu9Sk/s400/6.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5425842404079344947?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5425842404079344947/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/hem-asi-hemde-ok-k.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5425842404079344947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5425842404079344947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/hem-asi-hemde-ok-k.html' title='Hem Asi Hemde Çok Şık'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SHA14vd7oSI/AAAAAAAAEV0/TSvL5B3Wldg/s72-c/1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-9120551950580968267</id><published>2008-07-05T23:53:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:10.676+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cocuk'/><title type='text'>Çocuğa özgüven kazandırmanın yolları</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG_hDQC3W3I/AAAAAAAAETM/Bs3djs0u7Xg/s1600-h/r1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219637939108535154" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG_hDQC3W3I/AAAAAAAAETM/Bs3djs0u7Xg/s200/r1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çocuğa öz saygı kazandırma, çocuğun öğrenme, sevme ve üretme yeteneğini güçlendirmektedir. Öz saygı, mutlulukla ve hayattaki başarıyla ilgilidir. Bazı düşünürlere göre öz saygı, tamamen aile sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin ürünüdür. New York'lu psikolog ve gençlik terapisti Prof. Dr. Barbara Berger'e göre öz saygı, çocuğun kendi kendisiyle gurur duymasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek öz saygıya sahip olmak, çocuğun hem sevgi dolu hem de yetenekli olmasını sağlamaktadır. Çocuk, değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli ve kendi kendisiyle ve çevresiylebarışık olmalıdır. Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı zamanda da, çocuğun yaratıcılık yeteneğini, diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede önemli bir faktör olmaktadır. Ebeveynler, çocuğun öz saygısının ilk temellerini oluştururlar. Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler neler yapabilir? İşte burada öz saygıyı geliştirecek 20 yol bulunmaktadır.&lt;br /&gt;1-Şartsız sevgi göstermek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın. Ev ona göre için, risk ve tehlikelerle dolu dünyadan döndüğü zaman, sevgi için, emniyetli bir yakıt alma istasyonu gibidir. Mesajlarınız "Seni seviyorum - odanın kirli olmasına rağmen, kız kardeşin kadar atletik olmamana rağmen, notlarının çok iyi olmamasına rağmen, yaptıklarından hoşlanmama rağmen - hala seni seviyorum" olmalıdır. Onu hala sevdiğinizi göstermek ve çocuğunuzun yanlış davranışını düzeltmek için, onun doğru yaptığı bir şeyi görerek işe başlayabilirsiniz. Örneğin, odası karma karışıksa ve sadece yatağını toplamış ise ona "Gerçekten yatağını topladığına çok sevindim. Şimdi senden istediğim şey masanı temizlemen" diye ifade edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Sinirli olmanızdan sorumlu olduğunu belirtmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yaşındaki çocuğunuz oyuncağını yatmakta olan kardeşinin beşiğine fırlattığı için sinirlisiniz. Onun böyle bir hareketinde sinirinizi ona nasıl aktarırsınız? Prof. Dr. Thomas Gordon'un önerdiği en basit mesaj "Ben" mesajıdır. "Sen kötü bir çocuksun!" ya da "Sen aptalsın!" yerine, "Sen böyle yaptığında, ben ............../............ hissediyorum","Sen oyuncaklarını attığında kendimi sinirli hissediyorum. Ona gerçekten zarar verebilirdin" diyebilirsiniz. Buradaki mesaj, duygularınızın onun çocuk dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Açık isteklerde bulunmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlayın. Bu ona alternatif davranışları öğrenmesi için bir şans verecektir. Örneğin; "Oyuncaklarını kardeşinin beşiğine atmamalısın. Bunun yerine o uyandığında ona trenini gösterebilirsin" şeklinde bir açıklama yapılmalıdır. İstekleri ona açıkca belirtmek, ondan ne istediğinizi anlamasını kolaylaştıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Dinlemeyi öğrenmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlenmeye değerdir ve böyle yapmak çocukların öz saygılarını artırmaktadır. Size bir şeyler söylemek istediğinde, gerçekten ona zaman ayıramayacaksanız uygun olmadığınızı ve ne zaman uygun olacağınızı söyleyin. Gordon'un bir başka tekniği olan "Aktif dinleme"de, çocuğunuzu yanınıza çağırıp onu duyduğunuzu ve onun ne söylemeye çalıştığını anladığınızı ifade edin. Mesela 7 yaşındaki bir kız çocuğu şöyle diyebilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız: "Baba sana çok kızgınım ve bir daha odama girmeni istemiyorum".&lt;br /&gt;Baba: "Sen gerçekten çok kızgınsın öylemi hımm".&lt;br /&gt;Kız: "Evet çünkü sen beni kaymaya götüreceğini söylemiştim ama artık çok geç".&lt;br /&gt;Baba: "Oh, anladım. Çünkü seni dışarıda kaymaya götüreceğim konusunda söz verdim ve bu sözü tutmadım. Gerçekten üzgünüm. Çok geç vakte kadar çalıştım ve seni aramayı da unuttum. Bunu yarına alabilir miyiz?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aktif dinlemeyle aileler, olayları daha çok çocuğun gözünden görmeye başlamakta ve böylece çocuk da duygularına önem verildiğini anlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Çocuğun duygularını ciddiye almak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğunuzun korkularını ve negatif duygularını onları reddetmektense ciddiye alın ve onları yenmesine ve kendi çözümünü bulmasına izin verin. Oğlunun canavarlardan korktuğunu öğrenen bir babanın yaklaşımı aşağıda verilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlan: "Baba yatağa gidemiyorum. Çünkü odamda canavarlar gizleniyor".&lt;br /&gt;Baba: "Gel bakalım belki canavarlarla arkadaş oluruz. Canavarlar ne yemekten hoşlanıyor biliyor musun?".&lt;br /&gt;Oğlan: "Belki tatlı, bisküvi seviyordur".&lt;br /&gt;Baba: "Bu hoşlarına gidebilir. Gel canavarlara yemek koyalım. Canavarlara ne istediğini sor? Neden sormuyorsun?".&lt;br /&gt;Oğlan: "İnsanları korkutmak istiyor".&lt;br /&gt;Baba: "Neden?"&lt;br /&gt;Oğlan: "Güçlü hissetmek için"&lt;br /&gt;Baba: "Eğer onunla arkadaş olursan sana ne yapabilir?".&lt;br /&gt;Oğlan: "Beni koruyabilir."&lt;br /&gt;Baba: "Bana iyi bir arkadaş olabilir gibi geliyor ya sana?".&lt;br /&gt;Oğlan: "Evet."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu diyalog sayesinde aileler, çocuğun duygularını ya da neye gereksinimi olduğunu öğrenmekte, çocuk artık canavarın kendisine fazla tesiri olmayacağını görerek daha pozitif düşünmektedir. En önemlisi de çocuğun canavara yansıttığı gücü kendine çevirmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-Çocuğun varlığını kabul etmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelerin zaman zaman söylenmelerinin hatta jestlerle bile "keşke çocuk doğurmasaydım, o bir yük ve artık dayanamayacağım" diye ifade etmelerinin yanlış olduğu, özellikle bu gibi mesajlar sık sık tekrar edildiğinde çocuğun istenmediği ve kendisine değer verilmediği duygusuna kapılacakları uzmanlarca hatırlatılır. Bu durum özellikle evdeki yeni bebekle ilgili olmasına rağmen, annelerin bu yakınmaları uyumlu bir çocuğun bile istenmediğini düşünmesine neden olmaktadır. Böyle zamanlarda çocukların özel bir ilgiye ihtiyaçları vardır. Aileler yakınları tarafından desteklenmeli ve yaşantıdaki çocuğun varlığına değer verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-Değerlendirecek günlük bir şeyler bulmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar kötü bir şey yaptıklarında ilgi çekmek, iyi bir davranışta bulunduklarında da onaylanmak istemektedirler. Yaptıkları, hergün yapılan sıradan bir şey bile olsa, değerini artıran yaptıklarının onaylanmasıdır. Çocukların sevgi ve yeteneklerini onlara hatırlatan bazı etkinlikler aşağıda sıralanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Disiplin içermeyen tüm ailecek yenen bir akşam yemeği. Herkes o gün birbiriyle başardıkları, öğrendikleri veya hissettikleri güzel şeyleri paylaşabilir. Örneğin; "Okula zamanında gittim" veya "Bir kurbağa buldum". Ebeveynler de bu etkinliğe katılarak çocuklarının başarılarını onayladıklarını gösterebilirler. Sorunları olan çocuklara bu arada "Bugün seni müthiş bir şey yaparken gördüm. Ayakkabını giydin ve bağcıklarını kendin bağladın." diyerek teşvik edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Yine yemekte, sırayla herkesle ilgilenilir ve diğerleri onun nesini sevdiğini, hoşlandığını ve takdir ettiğini söyleyebilir. Örneğin; *Senin öğrendiğin yeni şarkıyı çok seviyorum." veya "Bu sabah söylediklerin gerçekten beni etkiledi".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Çocuğunuzun odasına, banyodaki aynaya veya beslenme çantasına ufak kağıtlara çizilmiş küçük resimler ya da yazılmış sevgi mesajları konulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Çocuğunuzun yatağının baş ucuna onun yapmayı sevdiği bir etkinliği içeren (örneğin oyun oynadığı veya ata bindiği) ve ailenin topluca yer aldığı iki fotoğraf konulabilir. Böylece çocuk her gece becerikliliğini ve sevdiklerini hatırlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8-Çocukla yalnız vakit geçirmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çok ebeveyn için zaman çok sınırlıdır. Bununla beraber uzmanlar her bir çocukla yalnız zaman geçirmenin çok önemli olduğunu belirtmektedirler. Bir pazar sabahı dışarıda kahvaltı edilebilir veya yemekten sonra parkta küçük bir yürüyüş yapılabilir. Zaman zaman onun seviyesine inip onun kuralları ve oyuncaklarıyla oynamak da yararlı olacaktır. Kardeşini kıskanan ve yeni doğan bebekten dolayı geri planda kalan çocuğunuzla yalnız zaman harcamak için çaba sarfetmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9-Çocuğun bazı şeyleri kendisinin yapmasına izin vermek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebeveynler genellikle çocuklarının yapmakta zorlandığı işleri üzerlerine alarak onlara yardımcı olduklarını düşünürler. Bu yardım, "Sen bunu yapamazsın. Sen yeterince iyi değilsin" mesajlarını verebilir, ki bu da çocuğun kendine olan saygısını azaltır. Çocukların bir işi başarmak için mücadeleye davet edilmeleri gerekmektedir. Ayrıca çocuklara, problemlerini çözmek ve kendi yeteneklerini keşfetmek için fırsatlar da verilmelidir. Yardım istediklerinde, ilk olarak, o işin üstesinden gelebileceklerine onları inandırarak cesaretlendirmek gerekir. "Hadi bakalım, şu elbiseni kendin düğmeleyebilecek misin görelim?" denilebilir. Ya da direkt olmayan tavsiyelerde bulunulabilir. Örneğin "Baş parmağını ilikten geçirirsen, daha kolay düğmeleyebilirsin".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10-Çocuğun özel eşyalarına saygı göstermek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne-babalar, sıklıkla çocuklarına verdikleri oyuncakların ve kitapların kontrolünü elde tutarlar. Örneğin; bir eşyasının atılmasına, çocuktan çok ebeveynler karar verir. Çocuğunuzun o oyuncakla oynama çağının geçtiğini düşündüğünüz halde, çocuğun ona hala ve belki de yıllarca ihtiyacı olabilir. Bu nedenle eşyalarını atmadan önce ona sormalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11-Çocuğun düşüncelerine saygı göstermek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun duygularının, gözlemlerinin ve algılayışının değerli olduğunu düşünmesini sağlayacaktır. Partiye giderken ne giyeceğinizi ya da öğle yemeğinde ne yapabileceğinizi ona sorabilirsiniz. Tabii her zaman çocuğunuzla aynı görüşte olmayabilirsiniz. Ama ona neden, onun görüşünden farklı bir karara vardığınızın sebeplerini açıklarsanız, düşüncelerinin tamamen faydasız olmadığını anlayabilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12-Çocuğun yeteneklerini kabul etmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yeni beceri ve başarı, onun yetenekli olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Ne kadar küçük olursa olsun her başarısı kabul edilmeli ve ona başarılı olacağı şeyler bulunmalıdır. Ayrıca ebeveynler, onlardan bazı şeyleri kendilerine öğretmelerini isteyebilirler. Yeni bir bilgisayar oyunu oynamayı veya bir sihirbazlık numarasını öğretmesi istenebilir, buradaki mesaj açıktır: "Sen yeteneklisin." Bazı şeyleri yaparken onun yardımı istenebilir. Örneğin; akrabalara hediyeler hazırlarken fikri alınabilir ya da bir çalar saat yardımıyla sabah kendi kendine uyanabilmekte yeterli olduğu gösterilebilir. Çocuğunuzun notları çok kötü olmadıkça, onun başka başarılarının ve çabalarının olduğunu kabullenmesi sağlanabilir. Örneğin; matematikte zayıfsa, fakat ödevlerine özen gösteriyorsa ya da sizden özel yardım istiyorsa, onun çabaları dikkate alınmalıdır. Ayrıca, akademik başarısı iyi olmayan bir çocuğun, atletik ya da artistik başarısı iyi olabilir. Onu bu yeteneklerinden dolayı övmek ve cesaretlendirmek gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13-Çocuğun tercihlerine saygı göstermek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun kendine olan saygısını artırmanın bir yolu da, onun tercihlerini ve duygularını kabul etmektir. Ebeveynler, çocukları için eğlenceli veya yararlı olan etkinlikleri önerebilirler. Fakat onu ön yargılı davranmaya zorlarlarsa, çocuk kendisinin yeterince iyi olmadığı mesajını alacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14-Çocuklara önemli olanın vücutları olmadığını öğretmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar büyürken, yüzlerindeki sivilcelerden veya çillerden rahatsız olmaktadırlar. Ebeveynler, onlara vücudun sadece bir paket olduğunu, gerçek hediyenin içeride olduğunu yani kişiliğin varlığını anlatmalıdırlar. Onların başlarına gelen bu tür problemlerin anlaşıldığı ve o yaşlarda başımıza geldiği, fakat bu tür şeylerin geçici ve kontrolümüz altında olduğu belirtilmelidir. Eğer çocukta kilo veya deri problemi varsa bile, onu nasıl görünürse görünsün sevdiğinizden emin olmasını sağlamalısınız. Eğer çocuk görünüşü ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorsa ona yaşantısını değiştirmesini destekleyecek bir şekilde yardım önerilebilir. "Kilondan şikayet ediyor gibi bir halin var. Eğer ilgilenirsen, bu konuda yapabileceğin yeni bir şeyler duydum". Ama "Hayır, teşekkür ederim" cevabına da hazır olunmalıdır. Eğer kabul ederse, onu bir diyet ya da eksersiz programı takip etmesini sağlayarak destekleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15-Çocuk içine kapanıksa yardım etmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların bazı bozuk ya da sözel olarak rahatsız edici davranışları onların kendilerine saygıları hakkında ciddi mesajlar verebilir. Böyle zamanlarda ebeveynler, sevgiyi ve gerçekleri sunarak yardımcı olabilirler. Onları ciddi bir şekilde dinlemeli, ne demek istediklerini anlamalı ve sonra ne söylemek istediğinizi anlatmalısınız. Örneğin; çocuğunuz, "Ben çok aptalım, hiçbir şeyi doğru yapamıyorum" dediğinde, "¤¤¤¤¤ olduğunu düşündüğünü biliyorum, ama seninle aynı görüşte değilim. Belki, bazı şeyleri öğrenmek için daha çok zamana ihtiyacın var, ama biliyorum ki, sen de yeteneklisin. Hatırlasana, oyuncak kamyonunu nasıl da tamir etmiştin? Bu, yaratıcılığı gerektirir." diyerek cevap verebilirsiniz. Bazı ebeveynler, çocuğun güvenini tekrar kazanmasını sağlamak için kişilik özelliklerini kullanmada oldukça duyarlıyken bazıları da çok iyi bir dinleyicidirler. Tepki her ne olursa olsun, çocuk sevildiği ve yetenekli olduğu üzerinde durularak ikna edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16-Sevgiyi fiziksel olarak ifade etmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebeveynleri tarafından kucaklanma ve okşanma çocuklarda, kendine saygının gelişmesine yardım etmektedir. Çocuklar sözel olmayan davranışlara karşı çok duyarlıdırlar. Çocuklara "seni seviyorum" demekten çok sevgi, davranışlarla onları okşayarak belli edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17-Çocukla göz seviyesinde konuşmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarla konuşurken, daima onlardan yüksekte olmamaya dikkat edilmelidir. Bu onun sadece kendini küçük hissetmesini sağlamakla kalmayacak aynı zamanda ebeveyn ve çocuk arasında büyük bir mesafe olduğuna inanmasına da yol açacaktır. Her zaman onunla konuşurken, yanına çömelerek ya da oturarak ya da onu sizin seviyenize çıkararak göz kontağı kurularak konuşulmalıdır. Bu daha yakın bir iletişimi sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18-Çelişkili mesajlar vermekten sakınmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çelişkili mesajlar, ebeveynlerin sözleriyle başka, davranışlarıyla başka bir şeyi ifade ettiğinde ortaya çıkar. Örneğin; çocuğa, çok sinirli olarak yüzüne bakmadan "seni seviyorum" demeniz ya da korktuğunda, gece yanınıza gelebileceğini söyleyip geldiğinde kızmanız onu çelişkiye düşürebilir. Öncelikle çocuğa karşı dürüst olunmalıdır. Kızarken, kızgın olmadığınızı söylememelisiniz. Çocuğa model olunmalı, ona söylediğinizi siz de yapmalısınız. Fikir birlikteliklerinizi ifade etmeli ve verdiğiniz sözleri tutmalısınız. İstekleriniz ve kurallarınız açık olmalı, ne hissettiğinizi ya da ne düşündüğünüzü söylemelisiniz. Sözlerinizle vücut dilinizin birbirine uymasına dikkat etmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19-Duygularınızı çocukla paylaşmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebeveynler, çocuklarıyla incinebilecekleri duygularını bile paylaştıklarında, onları kendi deneyimlerini ve duygularını kabul etmeye cesaretlendirmiş olacaklardır. Çocuklar, anne ve babalarının anılarını, eğlendikleri ve korktukları anları, nasıl karşılaştıklarını, çocukları olmasının nasıl bir şey olduğunu hikaye şekline getirdiklerinde anne ve babalarını daha yakından tanıyacaklardır. Aile hikayelerini çocuklarla paylaşma, kendi kökleriyle gurur duymalarını sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20-Her çocuğun tek olduğu üzerine odaklanmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar hakkında özel şeyleri ebeveynler keşfetmeli ve onlara söylemelidir. Böyle yaparak duyarlı, şiirsel olan çocuğa yaratıcı olma ve kendini dile getirme fırsatı; oldukça uzun boylu bir kız çocuğuna yeni spor dallarının kapısını açma, kariyer ve moda fırsatı verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarda kendine saygıyı geliştirme, üstesinden gelinemeyecek bir iş değildir. İki önemli parçası olduğu- sevgiyi ve yeteneğini hissettirme - akıldan çıkarılmamalıdır. Ve tabii ki, her iki duyguyu besleyecek şekilde davranılmalı ve konuşulmaya çalışılmalıdır. Ebeveynlerin mükemmel olamadıkları ve en iyisini yapamadıkları zamanlar vardır. Fakat en önemlisinin, bir çocuğun sevgiyi düzenli aralıklarla alması olduğu unutulmamalıdır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-9120551950580968267?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/9120551950580968267/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/ocua-zgven-kazandrmann-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/9120551950580968267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/9120551950580968267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/ocua-zgven-kazandrmann-yollar.html' title='Çocuğa özgüven kazandırmanın yolları'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG_hDQC3W3I/AAAAAAAAETM/Bs3djs0u7Xg/s72-c/r1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-8915546360213025059</id><published>2008-07-05T01:30:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:10.869+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsellik'/><title type='text'>Erkekler göğüsleri neden sever?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG6knJJWjlI/AAAAAAAAENs/iqQctTccBeM/s1600-h/9846.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219290010545983058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG6knJJWjlI/AAAAAAAAENs/iqQctTccBeM/s320/9846.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Erkeklerin göğüsleri sevdiğini genel olarak biliyoruz ama nasıl ve neden? Merak ettiniz mi?&lt;br /&gt;Erkekler neden göğüsleri severler? Hiç merak ettiniz mi? Ve kendi aralarında konuşurken, göğüsler hakkında neler söylerler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen hemen her kadın göğüsleri ile ilgili endişeler taşır. Bazen iki göğsünün boyutu ya da şekli birbirinden azıcık da olsa farklıdır, bazen 'göğüslerim küçük' endişesi ile yaşar, bazen de tersine, 'büyük olmasından rahatsızlık duyar'. Sonuçta göğüslerinden mutlu kadın azdır.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göğüsler Doğurganlığın ve Dişiliğin Sembolüdür&lt;br /&gt;Aklınıza gelse de, gelmese de, hoşunuza gitse de, gitmese de, insanoğlunun bilinçaltında bir yerlerde üreme içgüdüsü yatıyor. Soyunu sürdürme içgüdüsü bundan yüzyıllar önce de vardı. Bugün evliliklerin gitgide azalmasına karşın, hala insanlar bir çocuk sahibi olmaktan heyecan duyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzyıllar önce, nesli sürdüren bebeğin beslenmesi için çok önemli olan sütü sağlayan göğüsler, bugün emziren anne sayısı azalmasına karşın hala 'bebeği besleme' fonksiyonu ile anılıyor. Yani ilkel içgüdüler bugünün modern erkeğini hala etkiliyor. Bu nedenle de Pamela Anderson göğüsleri erkeklere cazip gelebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Charles Darwin'in evrim teorisine göre zamanı geldiğinde, bilinçaltımızdaki içgüdülerle 'sağlıklı ve soyumuzu sürdürmeye uygun eş seçiyoruz. Buna göre erkekler geniş kalçalı (çünkü doğurmaya müsait) ve büyük göğüslü (çünkü doğurduğunu besleyebiliyor) kadınlar seçiyor.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göğüsler, Cinsel İlişkide Anahtar Role Sahiptir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın göğsü, kadınların cinsel heyecana ulaşmasında anahtar rollerden birisine sahiptir. Tabi erkekleri de ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların farklılık taşıdıkları 2.bölgedir ve bu nedenle de erkekleri, görsel olarak uyarırlar, erkeklerin farkında oldukları ya da olamadıkları tutkulu bakışlarının da hedefi olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler Göğüsleri Rahatlatıcı Bulur&lt;br /&gt;Günlük hayatın zorlukları içinde, göğüsler yumuşak ve belki bebekliğimizi hatırlatan yumuşaklığı ve şekliyle, erkekleri rahatlatır. Uzmanlar, göğüslerin aynı zamanda erkeklere annelerinin, onları her şeyden koruduğu günleri hatırlattığını düşünüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüklük Önemli mi?&lt;br /&gt;Gelelim en önemli KADIN sorusuna.. Göğsün büyüklüğü önemli mi? Kadınların çoğu küçük göğüslü olma endişesi yaşar. Hatta normal göğüslü olanlar da. Ancak göğüs büyüklüğü de, "zevkler ve renkler tartışılmaz" meselesidir. Yani bazı erkek büyük göğüs sever, bazısı ise küçük göğüs. Zaten çift olma aşamasında erkek olayın bu boyutunu da ölçüp, biçmiştir kafasında hiç merak etmeyin. Bu nedenle de göğsüm küçük-büyük endişesini bırakın. Hayatınızı endişesiz yaşayın!!!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-8915546360213025059?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/8915546360213025059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/erkekler-gsleri-neden-sever.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8915546360213025059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8915546360213025059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/erkekler-gsleri-neden-sever.html' title='Erkekler göğüsleri neden sever?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG6knJJWjlI/AAAAAAAAENs/iqQctTccBeM/s72-c/9846.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3170632290705925862</id><published>2008-07-05T01:08:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:11.095+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saglik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diyet'/><title type='text'>Kilo Vermek Neden Zor ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG6j6wY70aI/AAAAAAAAENk/Yi_BXSKLp6c/s1600-h/kilo.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5219289247986209186" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG6j6wY70aI/AAAAAAAAENk/Yi_BXSKLp6c/s200/kilo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yağ hücreleri sayısı ergenlik çağında belirleniyor.Diyet uygulamak hücre sayısını değiştirmiyor.İsveç Karolinska Enstitüsü’nden bilim adamlarının yaptığı araştırmaya göre, yağ hücreleri sayısı ergenlik çağında belirleniyor. Bu dönemden sonra kişi obez olsa bile yağ hücrelerinin sayısı artmıyor ya da azalmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçları Nature dergisinde yayımlanan araştırma sırasında, diyetle çok sayıda kilo veren kişilerde yağ hücreleri sayısında değişiklik saptanmadı.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma çerçevesinde, farklı yaşlarda yüzlerce çocuk, ergen ve yetişkin üzerinde inceleme yapıldığı, yağ hücreleri sayısının çocuklukta artarken yetişkinlikte değişmediği görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor Kirsty Spalding, bu araştırmanın kilo vermek için diyet uygulayanlara kötü bir haber olduğunu belirterek, 'Bu, kilo vermenin ve verilen kiloyu korumanın neden bu kadar zor olduğunu açıklıyor. Söz konusu yağ hücreleri hiçbir yere gitmiyor ve daha fazlasını istiyor' diye konuştu. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3170632290705925862?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3170632290705925862/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/kilo-vermek-neden-zor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3170632290705925862'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3170632290705925862'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/kilo-vermek-neden-zor.html' title='Kilo Vermek Neden Zor ?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG6j6wY70aI/AAAAAAAAENk/Yi_BXSKLp6c/s72-c/kilo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-174536525004345985</id><published>2008-07-04T05:48:00.005+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:13.854+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>Hollywood'un en güzel göğüsleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2SAuzCOuI/AAAAAAAAEE0/6vNeVUL2V5w/s1600-h/gogus_buyutucu_335.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218988084452014818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2SAuzCOuI/AAAAAAAAEE0/6vNeVUL2V5w/s320/gogus_buyutucu_335.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;In Touch dergisinin düzenlediği ankette Hollywood'un en güzel göğüslü kadınları seçildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RV3EAIUI/AAAAAAAAEEM/5HTEkRI4hfI/s1600-h/Katherine+Heigl.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218987347936289090" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RV3EAIUI/AAAAAAAAEEM/5HTEkRI4hfI/s400/Katherine+Heigl.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RWU3m4qI/AAAAAAAAEEU/06DA7MnSDz8/s1600-h/Lindsay+Lohan.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218987355937366690" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RWU3m4qI/AAAAAAAAEEU/06DA7MnSDz8/s400/Lindsay+Lohan.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RWagSdRI/AAAAAAAAEEc/D6zdvxdc_EE/s1600-h/Megan+Fox.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218987357450171666" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RWagSdRI/AAAAAAAAEEc/D6zdvxdc_EE/s400/Megan+Fox.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RWlZCXfI/AAAAAAAAEEk/gAkYaX4VHZs/s1600-h/Scarlett+Johansson.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218987360372547058" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RWlZCXfI/AAAAAAAAEEk/gAkYaX4VHZs/s400/Scarlett+Johansson.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RW4RQKnI/AAAAAAAAEEs/uqHzcviJe4U/s1600-h/Tyra+Banks.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218987365440170610" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2RW4RQKnI/AAAAAAAAEEs/uqHzcviJe4U/s400/Tyra+Banks.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QmAa2GPI/AAAAAAAAEDk/JJRsq4hXqlM/s1600-h/1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218986525814298866" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QmAa2GPI/AAAAAAAAEDk/JJRsq4hXqlM/s400/1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QpB7E8AI/AAAAAAAAEDs/UVeDPX7ozL4/s1600-h/Audrina+Petridge.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218986577757532162" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QpB7E8AI/AAAAAAAAEDs/UVeDPX7ozL4/s400/Audrina+Petridge.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QpYcxgXI/AAAAAAAAED0/aWRAb1pDu8s/s1600-h/beyonce.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218986583804445042" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QpYcxgXI/AAAAAAAAED0/aWRAb1pDu8s/s400/beyonce.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QpqcX0lI/AAAAAAAAED8/VDisKx-1BQ4/s1600-h/Carmen+Electra.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218986588634600018" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QpqcX0lI/AAAAAAAAED8/VDisKx-1BQ4/s400/Carmen+Electra.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QphFNQRI/AAAAAAAAEEE/xEX8xP2oRak/s1600-h/Jennifer+Aniston.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218986586121519378" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2QphFNQRI/AAAAAAAAEEE/xEX8xP2oRak/s400/Jennifer+Aniston.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-174536525004345985?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/174536525004345985/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/hollywoodun-en-gzel-gsleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/174536525004345985'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/174536525004345985'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/hollywoodun-en-gzel-gsleri.html' title='Hollywood&apos;un en güzel göğüsleri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2SAuzCOuI/AAAAAAAAEE0/6vNeVUL2V5w/s72-c/gogus_buyutucu_335.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3912106334259815012</id><published>2008-07-04T05:27:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:16.219+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>Dünyanın En Güzel Kadınları</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2OQhZe7-I/AAAAAAAAEDc/7tUdcWxOcDo/s1600-h/5919915.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218983957686579170" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2OQhZe7-I/AAAAAAAAEDc/7tUdcWxOcDo/s320/5919915.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnglitere'de yayınlanan FHM dergisi dünyanın en güzel kadınlarını seçti. Okur oylarıyla belirlenen listenin ilk sırasında Megan Fox var. Ve işte ilk 10'a giren ünlüler.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4FHLD9I/AAAAAAAAECE/-Fgr4frhhjA/s1600-h/1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218981338753470418" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4FHLD9I/AAAAAAAAECE/-Fgr4frhhjA/s400/1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Megan Fox&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4f2_ftI/AAAAAAAAECM/WVDGQmB8JKE/s1600-h/Jessica+Biel.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218981345933360850" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4f2_ftI/AAAAAAAAECM/WVDGQmB8JKE/s400/Jessica+Biel.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Jessica Biel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2M0JSp_hI/AAAAAAAAEC0/zhcLdy3X9e8/s1600-h/Jessica+Alba.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218982370667527698" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2M0JSp_hI/AAAAAAAAEC0/zhcLdy3X9e8/s400/Jessica+Alba.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Jessica Alba&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4kVEeLI/AAAAAAAAECc/ideqiQRIhxQ/s1600-h/Elisha+Cuthbert.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218981347133257906" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4kVEeLI/AAAAAAAAECc/ideqiQRIhxQ/s400/Elisha+Cuthbert.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Elisha Cuthbert&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2M0U_O6cI/AAAAAAAAEDE/mytNiNW3T6M/s1600-h/Scarlett+Johansson.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218982373807286722" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2M0U_O6cI/AAAAAAAAEDE/mytNiNW3T6M/s400/Scarlett+Johansson.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Scarlett Johansson&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4xWB0wI/AAAAAAAAECk/irD7Bo7T320/s1600-h/Emmanuelle+Chriqui.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218981350626939650" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4xWB0wI/AAAAAAAAECk/irD7Bo7T320/s400/Emmanuelle+Chriqui.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Emmanuelle Chriqui&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2MzlZxLiI/AAAAAAAAECs/jPaGR6eIHJ8/s1600-h/Hilary+Duff.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218982361033682466" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2MzlZxLiI/AAAAAAAAECs/jPaGR6eIHJ8/s400/Hilary+Duff.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hilary Duff&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2M0-MLEEI/AAAAAAAAEDM/vQ8OTEnTy7E/s1600-h/Trisha+Helfer.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218982384867414082" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2M0-MLEEI/AAAAAAAAEDM/vQ8OTEnTy7E/s400/Trisha+Helfer.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Trisha Helfer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4g-dXFI/AAAAAAAAECU/EjHnHEHmpD8/s1600-h/Blake+Lively.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218981346233113682" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2L4g-dXFI/AAAAAAAAECU/EjHnHEHmpD8/s400/Blake+Lively.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Blake Lively&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2M0DGYBRI/AAAAAAAAEC8/ZSecQiYYpQ4/s1600-h/Kate+Beckinsale.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218982369005405458" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2M0DGYBRI/AAAAAAAAEC8/ZSecQiYYpQ4/s400/Kate+Beckinsale.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kate Beckinsale&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3912106334259815012?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3912106334259815012/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/dnyann-en-gzel-kadnlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3912106334259815012'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3912106334259815012'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/dnyann-en-gzel-kadnlar.html' title='Dünyanın En Güzel Kadınları'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SG2OQhZe7-I/AAAAAAAAEDc/7tUdcWxOcDo/s72-c/5919915.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1010091476756603615</id><published>2008-07-03T04:01:00.005+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:17.475+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>Gisele Bundchen'in 9 yıl önce çekilen fotoğrafları</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwmpyn5C4I/AAAAAAAAD-w/bdrgnCCYdfk/s1600-h/gisele.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218588567621143426" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwmpyn5C4I/AAAAAAAAD-w/bdrgnCCYdfk/s320/gisele.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ünlü manken Gisele Bundchen'in bundan 9 yıl önce çekilen fotoğrafları yeniden gündeme geldi. O dönemde henüz 19 yaşında olan Bundchen usta fotoğrafçı Michel Comte'un objektifine poz vermişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Comte'nin çektiği seride yer alan siyah beyaz bir kare geçtiğimiz aylarda bir müzayedede satılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o seride yer alan ve Bundchen'in daha önce fazla bilinmeyen fotoğrafları;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl4Jr9asI/AAAAAAAAD9w/AA-9Dg0Uvd0/s1600-h/1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218587714818763458" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl4Jr9asI/AAAAAAAAD9w/AA-9Dg0Uvd0/s400/1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl4XA26GI/AAAAAAAAD94/hBOq4kv6zVI/s1600-h/2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218587718396078178" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl4XA26GI/AAAAAAAAD94/hBOq4kv6zVI/s400/2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl49kGH7I/AAAAAAAAD-A/UcWccbSqnWU/s1600-h/3.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218587728744423346" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl49kGH7I/AAAAAAAAD-A/UcWccbSqnWU/s400/3.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl5cDP6MI/AAAAAAAAD-I/vRvMcReZ6tM/s1600-h/4.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218587736928151746" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl5cDP6MI/AAAAAAAAD-I/vRvMcReZ6tM/s400/4.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl5gbUWII/AAAAAAAAD-Q/mAqezmg-df8/s1600-h/5.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218587738102847618" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwl5gbUWII/AAAAAAAAD-Q/mAqezmg-df8/s400/5.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwmZa6aDMI/AAAAAAAAD-Y/thT6JrDRQac/s1600-h/6.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218588286378446018" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwmZa6aDMI/AAAAAAAAD-Y/thT6JrDRQac/s400/6.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwmZj6z5tI/AAAAAAAAD-g/Qa5FBHZf0is/s1600-h/7.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218588288796059346" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwmZj6z5tI/AAAAAAAAD-g/Qa5FBHZf0is/s400/7.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwmaMpEFeI/AAAAAAAAD-o/f8rJEU6S-44/s1600-h/8.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218588299727476194" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwmaMpEFeI/AAAAAAAAD-o/f8rJEU6S-44/s400/8.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1010091476756603615?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1010091476756603615/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/gisele-bundchenin-9-yl-nce-ekilen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1010091476756603615'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1010091476756603615'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/gisele-bundchenin-9-yl-nce-ekilen.html' title='Gisele Bundchen&apos;in 9 yıl önce çekilen fotoğrafları'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwmpyn5C4I/AAAAAAAAD-w/bdrgnCCYdfk/s72-c/gisele.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7084459666179642323</id><published>2008-07-03T03:38:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:17.634+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><title type='text'>Saç Bakımı ve Doğal Parlaklık</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwf3I4tLKI/AAAAAAAAD9o/B7QgGw7MeY4/s1600-h/sac-bakimi-boyama-yikama-guzellik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218581100354153634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwf3I4tLKI/AAAAAAAAD9o/B7QgGw7MeY4/s200/sac-bakimi-boyama-yikama-guzellik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yıllardır insanlar cilt ve saçlarını nasıl daha güzel hale getireceklerini merak edip durmuşlardır. Saçlarını güzelleştirmek ve ciltlerini gençleştirmeye yönelik reçeteler, eski mısır yazılarında bile vardır.Bütün bunların içinde su aygırı yağı, ceylan boynuzu içerenler mevcuttur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Romalılarınsa kırışıklarından kurtulmak için nergis tomurcuklarını balla karıştırdıkları biliniyor. Zaman ilerlese de, Teknoloji gelişse de iki şeyin kesinlikle değişmediği gerçektir, ilki kadınların gençlik ve güzelliğe düşkünlüğü, ikincisi ise bitki özlerinin hala güzellik kaynaklarının en başında gelmesidir. &lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Bitkisel kaynaklı ürünlerin ve organik kozmetiklerin çok revaçta olduğu bugünlerde biz de, sizlere doğal bir maske uygulaması vermek istedik. uygulaması basit olan bu maskemizin tarifi aşağıdadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muzlu - Ballı Maske&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeleri:&lt;br /&gt;• 1 adet organik muz&lt;br /&gt;• 2 yemek kaşığı doğal yoğurt&lt;br /&gt;• 2 çay kaşığı saf zeytinyağı&lt;br /&gt;• 1 çay kaşığı organik bal&lt;br /&gt;• 2 tatlı kaşığı tam yağlı süt&lt;br /&gt;• 4 damla tatlı badem yağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm malzemeleri blenderden geçirdikten sonra koyulaşıncaya kadar karıştırın. Saçlarınızı üzerindeki kimyasal ürünlerden arındırmak amaçlı yıkayın ve kurutun. Ardından maskeyi bir tarak ya da bir boya fırçası yardımıyla kökten uca tüm saçlarınıza yedirerek sürün. Başınızı bir folyoyla sararak veya bone geçirerek 1,5 saat kadar bekletin... &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7084459666179642323?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7084459666179642323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/sa-bakm-ve-doal-parlaklk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7084459666179642323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7084459666179642323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/sa-bakm-ve-doal-parlaklk.html' title='Saç Bakımı ve Doğal Parlaklık'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwf3I4tLKI/AAAAAAAAD9o/B7QgGw7MeY4/s72-c/sac-bakimi-boyama-yikama-guzellik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-4317059989861489361</id><published>2008-07-03T03:27:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:17.783+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saglik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cocuk'/><title type='text'>Bebeklerde Kabızlık ve Tedavi Yöntemleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwdUnkF_DI/AAAAAAAAD9g/leHpBsYbMzI/s1600-h/bebek.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218578308270521394" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwdUnkF_DI/AAAAAAAAD9g/leHpBsYbMzI/s200/bebek.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Anne sütü ile beslenen bebekler genellikle yumuşak kıvamda ve sık dışkı yaparlar. Normal bebekler ilk ayda günde 8-10 kez dışkı yapabilirler. Kaka, sarı-yeşil renkte ve biraz sulu olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıvamlı parçalar içeriyorsa ve miktarı fazla değilse normaldir. Ancak anne sütü alan bazı bebekler ise 2-3 günde bir dışkı yaparlar. Dışkının kıvamı sert değilse bu bir sorun oluşturmaz. Bebeklerin dışkılama sırasında zorlanmaları, yüzlerinin kızarması da normaldir.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, keçi kakası gibi sert ve tane tane dışkılama kabızlık işaretidir. Bu durum, bebeğin yeterli beslenmemesi ya da az sıvı alması gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Kabızlıkta dışkı yaparken zorlanma, makatta çatlaklara yol açabilir. Bu durumda dışkıda çizgi şeklinde kan görülür. Kabızlığın tedavisi için bebeğin sık aralarla beslenmesi gerekir. 4 aylıktan büyük, ek gıda almakta olan bebeklere "su" ve "posa bırakan sebze ve meyve pürelerini" bolca vermek gerekir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Makata yumuşatıcı veya ağrıyı azaltıcı kremlerin sürülmesi de yararlı olabilir. İnatçı kabızlık durumlarında zeytinyağı vb. ev ilaçlarını kullanmaya başlamadan önce sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-4317059989861489361?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/4317059989861489361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bebeklerde-kabzlk-ve-tedavi-yntemleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4317059989861489361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4317059989861489361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bebeklerde-kabzlk-ve-tedavi-yntemleri.html' title='Bebeklerde Kabızlık ve Tedavi Yöntemleri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwdUnkF_DI/AAAAAAAAD9g/leHpBsYbMzI/s72-c/bebek.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2698884395410228963</id><published>2008-07-03T03:22:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:18.010+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saglik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cocuk'/><title type='text'>Gebelik Belirtileri</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwcTIPViEI/AAAAAAAAD9Y/_gMZLIJgQwE/s1600-h/gebelik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218577183170463810" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwcTIPViEI/AAAAAAAAD9Y/_gMZLIJgQwE/s200/gebelik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gebeliğin en önemli bulgusu adet gecikmesidir. Ancak her adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez. Yaşam tarzındaki herhangi bir değişiklik, çeşitli rahatsızlıklar, diet, psikolojik durum değişiklikleri, stres gibi pek çok faktör adet gecikmesine neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek sahibi olmak için bir kadının en uygun olduğu yaş dilimi 18-35 yaşlar arasıdır.Bu dönemin başlangıcında kadının kendi vücudu gelişimini tamamlamıştır ve bir bebek gelişimi için uygun hale gelmiştir.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşınız ya da pozisyonunuz ne olursa olsun gebe kalmak istediğinizde ya da gebe olduğunuzu düşündüğünüzde mutlaka uzman bir hekime müraacat etmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik ne zaman başlar ?&lt;br /&gt;Gebelik erkekten gelen spermin kadının yumurtalıklarından atılan yumurta hücresini döllediği anda başlar.Bu andan 8.haftanın sonuna kadar olan dönem ebryonik dönem olarak adlandırılır. Sekizinci haftadan doğuma kadar olan süreye de fetal dönem denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik yaşı nasıl hesaplanır ?&lt;br /&gt;Gebelik yaşı hesaplanırken gebe kalındığı düşünülen ilişkinin gerçekleştiği gün kriter olarak alınmaz. Tüm dünyada ve terminolojide bir standart sağlayabilmek amacıyla son adet kanamasının ilk günü (SAT, son adet tarihi) gebeliğin başlangıcı olarak alınır. Gebelik yaşı hesaplanırken ay kullanılmaz. İnsanlarda gebelik 280 gün sürer. Bu 40 haftaya denk gelmektedir. Sonuç olarak gebelik hafta olarak tanımlanır ve başlangıcı olarak da son adet kanamasının ilk günü esas alınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin doğum tarihi nasıl hesaplanır ?&lt;br /&gt;Bebeğin beklenen doğum tarihini (BDT) hesaplamak için oldukça basit bir yöntem vardır: 7 gün ekle 3 ay çıkart. Negele yöntemi adı verilen bu sistemde SAT'ne 7 gün eklenir ve 3 ay geriye gidilir. Bir örnekle açıklayacak olursak son adet kanamasının ilk günü 7 Temmuz olan bir anne adayını ele alalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hasta için beklenen doğum tarihi 14 Nisan'dır. Ancak bebeklerin sadece %5'i bu tarihte doğar. 38 hafta ile 42 hafta arası doğan bebekler normal kabul edilirken 38 haftadan önce doğanlar preterm 42 haftadan sonra doğanlar postterm olarak adlandırılır. Prematürite ise bebeğin yaşını değil gelişimini anlatan bir ifadedir. Örneğin 36 haftalık doğan bir bebek preterm olmasına yani erken doğmasına rğme eğer akciğer gelişimini tamamlamış ise prematür değildir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2698884395410228963?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2698884395410228963/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/gebelik-belirtileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2698884395410228963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2698884395410228963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/gebelik-belirtileri.html' title='Gebelik Belirtileri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwcTIPViEI/AAAAAAAAD9Y/_gMZLIJgQwE/s72-c/gebelik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7210692624988790558</id><published>2008-07-03T01:55:00.005+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:18.889+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>İkinci Christina Aguilera vakası…</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwH5IB-lII/AAAAAAAAD8o/U4sUISyDWJU/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218554746205279362" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwH5IB-lII/AAAAAAAAD8o/U4sUISyDWJU/s320/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hamileliği süresince kameralara giydiği derin ötesi dekoltelerle göğüs şov yapan ve hatta göğüsleri patlama noktasına kadar gelen Christina Aguilera’nın başlattığı yeni akın devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Xtina’nın ardından Jessica Alba, Halle Berry gibi ünlü isimlerin de uyguladığı yönteme güzel şarkıcı Jessica Simpson’un seksi kız kardeşi Ashlee Simpson da katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz gün hamileliği süresinde ilk kez kameralara karnı burnunda yakalanan Ashlee, giydiği derin dekolteli elbisesiyle büyüyen göğüslerini objektiflere sergiledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE ASHLEE’NİN DERİN DEKOLTELİ KARELERİ;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIXdiZOJI/AAAAAAAAD8w/TJsTcavX2EE/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218555267374463122" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIXdiZOJI/AAAAAAAAD8w/TJsTcavX2EE/s400/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIXq1nBAI/AAAAAAAAD84/jNlHhSP5Y9Y/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218555270944719874" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIXq1nBAI/AAAAAAAAD84/jNlHhSP5Y9Y/s400/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIX3B5pZI/AAAAAAAAD9A/ZQgd0xqhQaQ/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218555274217498002" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIX3B5pZI/AAAAAAAAD9A/ZQgd0xqhQaQ/s400/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIYDAFhOI/AAAAAAAAD9I/px0eSLdEKfI/s1600-h/4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218555277431112930" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIYDAFhOI/AAAAAAAAD9I/px0eSLdEKfI/s400/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIYqBDpOI/AAAAAAAAD9Q/9X4Qg6o5J1g/s1600-h/5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218555287904167138" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwIYqBDpOI/AAAAAAAAD9Q/9X4Qg6o5J1g/s400/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7210692624988790558?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7210692624988790558/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/ikinci-christina-aguilera-vakas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7210692624988790558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7210692624988790558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/ikinci-christina-aguilera-vakas.html' title='İkinci Christina Aguilera vakası…'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGwH5IB-lII/AAAAAAAAD8o/U4sUISyDWJU/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1390505997482588308</id><published>2008-07-02T21:26:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:19.349+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cilt Bakimi'/><title type='text'>Daha biçimli ve düzgün kalçalar için</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGvI6QlC7MI/AAAAAAAAD8U/IxMoP1id5jk/s1600-h/guzellik02.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218485496447167682" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGvI6QlC7MI/AAAAAAAAD8U/IxMoP1id5jk/s200/guzellik02.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük, dar ve sıkı kalçalar... Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hâyâl değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi suyun sağlığımız üzerindeki yararları saymakla bitmiyor. Suyun cilt ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.&lt;br /&gt;Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1390505997482588308?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1390505997482588308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/daha-biimli-ve-dzgn-kalalar-iin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1390505997482588308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1390505997482588308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/daha-biimli-ve-dzgn-kalalar-iin.html' title='Daha biçimli ve düzgün kalçalar için'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGvI6QlC7MI/AAAAAAAAD8U/IxMoP1id5jk/s72-c/guzellik02.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7896442737605711519</id><published>2008-07-02T21:21:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:19.443+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cilt Bakimi'/><title type='text'>Pürüzsüz Bacaklar için...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGvHzBBv3dI/AAAAAAAAD8I/enESMR-dzgA/s1600-h/oo03.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218484272501874130" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGvHzBBv3dI/AAAAAAAAD8I/enESMR-dzgA/s320/oo03.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kusursuz bacakların sırrı ,Yaz sezonunun iki hit parçası mini etek ve şort bacakları mükemmel bir şekilde gözler önüne serme fırsatı veriyor. Peki, kusursuz bacaklara sahip olmak için ne yapmak gerekiyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Adım: İstenmeyen tüylerden kurtulmak&lt;br /&gt;Bacaklarınızdaki istenmeyen tüylerden kurtulmanın hem zaman, hem de uygulama olarak çeşitli yolları bulunuyor. Ağda ve epilasyon sonrasındaki iki günü cilt yüzeyindeki kızarıklıklardan kurtulma süresi olarak hesaplamalısınız. Buna karşın bacaklarınız 4-6 hafta arası pürüzsüzlüğünü koruyacak. Kuru ya da ıslak jilet yönteminde ise bacaklar ilk gün mükemmel görünse de üçüncü günde yeni çıkan tüylerden rahatsızlık duymanız işten bile değil.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Adım: Kremlemek ve masaj yapmak&lt;br /&gt;Her gün duştan sonra vücudunuzun yanı sıra sorunlu bölgelerinize mutlaka krem sürün. Cilt duş sonrası ürününü en etkili şekilde emer ve bileşimindeki maddelerle kan dolaşımını hızlandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Adım: Beslenme alışkanlıklarını değiştirmek&lt;br /&gt;Organizmanın aşırı beslenmesi bağ dokusunun gevşemesine neden olur. Kahve, beyaz ekmek, tatlı, et, alkol gibi asit yapıcı besinler yerine sebze, tavuk, balık ve tahıllı ekmek yemek çok daha sağlıklı. Özellikle enginar ve greyfurdun zayıflatıcı etkileri biliniyor. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7896442737605711519?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7896442737605711519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/przsz-bacaklar-iin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7896442737605711519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7896442737605711519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/przsz-bacaklar-iin.html' title='Pürüzsüz Bacaklar için...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGvHzBBv3dI/AAAAAAAAD8I/enESMR-dzgA/s72-c/oo03.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3634448254973443459</id><published>2008-07-02T21:18:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:19.623+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cilt Bakimi'/><title type='text'>Cildinizde Kivi Tazeliği Hissedin...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGvGv4zBtpI/AAAAAAAAD74/XE8xLf1lEKA/s1600-h/cilt02.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218483119241410194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGvGv4zBtpI/AAAAAAAAD74/XE8xLf1lEKA/s200/cilt02.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bilmem kivi sever misiniz? Bu tropikal meyve birkaç yıl öncesine kadar sadece bazı manavlarda satılıyordu. Artık pazarlarda, marketlerde rahatça bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kivi çok özel bir meyve. Tüm meyvelerde olduğu gibi onun da içinde asitler ve birçoğundan fazla C vitamini var. Kivinin bir başka özelliği de sindiriminin çok kolay olması. Genelde yemekten hemen sonra meyve, mideyi şişirir ve yediklerimizin yağa dönüşmesini kolaylaştırır. Bu konuda istisna olan iki meyve vardır, biri çilek diğeri de bugün konumuz olan kivi. Asitler cildinizi yeniler: Meyve asitleri cildimizin yüzeyindeki ölü deri tabakasını hafifçe soyarlar.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani "peeling" yaparlar. Böylece cildin rengi canlanır, yumuşar ve hafif lekeler, siyah noktalar azalır. Ölü deri atıldığı için cilt yenilenir, kolajen sentezi canlanır, içten dışa doğru dolgunluğu ve esnekliği artar. Meyve asitlerinde mikrop üremesi zordur. Tümünün anti bakteriyel özelliği vardır. Bu nedenle sivilcelere de çok iyi gelirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vitaminler besler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C vitamini bakımından en zengin meyvelerden biri kividir. C Vitamini ise kolajenin en iyi besinlerinden biridir. Ayrıca kivi, bir miktar B vitamini ve zengin minerallerle doludur. Örneğin kalsiyum, magnezyum ve fosfor gibi. Tümü de cildimize yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kivi maskeleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin için hazırlanması en basit olan maskelerden birkaç örnek vereceğim. Esasında harika kivi kremleri de yapılabilir ama onlar biraz daha fazla malzeme ve özen isterler. Aşağıdaki yöntemleri ise kolayca uygulayabilirsiniz. Hangisini seçerseniz seçin, ardından yüzünüzü ılık ve soğuk suyla dönüşümlü olarak çalkalayıp, yumuşak bir havluyla ovalamadan kurulayın. Sonra nemlendiricinizi sürün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilimlenmiş kivi halkaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla olgunlaşmamış bir kivinin kabuklarını bir zar gibi soyun, sonra keskin bir bıçakla, mümkün olduğu kadar ince dilimlere ayırın. Ardından rahatça uzanıp, hatta bir de müzik eşliğinde bu halkaları yüzünüze yerleştirin. Cilt tipinize bağlı olarak 5-15 dakika kadar bu şekilde dinlenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kivi suyu ile kompres&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiviyi önce presle veya blender ile sıvı hale getirin. Sonra steril bir sargı bezini hazırladığınız kivi suyuna batırarak, yüzünüze kompres yapın. Bu işlemi 10 dakika kadar sürdürebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kivi suyu + kil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kivi suyuna bir miktar kil ilave edip, temiz ve küçük bir tahta kaşıkla krem kıvamına getirin. Bu karışımı maske şeklinde yüzünüze sürün. Sırt üstü uzanıp veya koltuğa yaslanıp 10 dakika dinlenin. Bu maske özellikle yağlı ve sivilceli ciltler için çok yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her cilt özeldir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin cildinin kendine has özellikleri vardır. Örneğin vitamin ve mineralleri emebilme kapasitesi aynı değildir. Kalın ve yağlı ciltlerde emilim daha zordur ve ölü tabakalar daha fazladır. Bu nedenle daha güçlü ürünlere ihtiyaç duyarlar. Kişinin yaşı da önemlidir. Zamanla cildin emme gücü azalır. Dolayısıyla ya daha güçlü ürünler seçmek ya da kullanma sıklığını artırmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalın ve yağlı cilt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cildiniz kalın ve yağlı ise, kivi maskeleri sizin için idealdir. Cildinizdeki gözenekleri sıkıştırır ve yağlanmayı dengeler. Mümkünse olgunlaşmamış kivi kullanmaya çalışın. Haftada iki kere 15 dakikalık maske uygulayabilirsiniz. Eğer sivilceleriniz varsa, killi maskeyi tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağlı ve ince ciltler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tip ciltler kadınlara özgüdür. Erkeklerin cildi genelde daha yağlı ve kalındır. Ne yazık ki ince ciltler kolayca sarkabilir. Kivi maskesi bu tip cilt için çok uygundur. Bol miktarda C vitamini sayesinde kolajen sentezi artar ve cilt gerilir. Haftada 2 kez 5'er dakikalık maskeler sizin için yeterlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnce ve kuru cilt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En hassas cilt tipidir. Şevkat ve bakıma ihtiyacı çoktur. Kivinin özellikle kabuk kısmındaki C vitamini bu tip ciltlerin yenilenmesine yardımcı olur. Haftada iki kez uygulayabilirsiniz. Cildin tahriş olmaması için maskeyi 5 dakikadan fazla tutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal cilt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kivi maskesi bu tip ciltleri daha da berraklaştırır ve rengini açar. Maske için önereceğim sıklık ve süre, haftada 2 kez, 10 dakikadır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3634448254973443459?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3634448254973443459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/cildinizde-kivi-tazelii-hissedin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3634448254973443459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3634448254973443459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/cildinizde-kivi-tazelii-hissedin.html' title='Cildinizde Kivi Tazeliği Hissedin...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGvGv4zBtpI/AAAAAAAAD74/XE8xLf1lEKA/s72-c/cilt02.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5296357625525160083</id><published>2008-07-02T06:25:00.001+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:19.804+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsellik'/><title type='text'>Cinsel isteksizlik ve tedavi yöntemleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGr1l_Iy1UI/AAAAAAAAD6Y/1BXk4vTAao8/s1600-h/4478131.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218253151214425410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGr1l_Iy1UI/AAAAAAAAD6Y/1BXk4vTAao8/s200/4478131.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bazı bireyler de yukarıdakinin aksine cinsel yönden fazla arzulu olmadıklarını düşünürler. "Fazla cinsel arzu duymamak" da çoğu durumda yapısal bir özelliktir ve birey baştan beri böyledir. Bazı insanlar yapısal olarak cinselliğe daha az "düşkündürler".&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı bireyler de yukarıdakinin aksine cinsel yönden fazla arzulu olmadıklarını düşünürler. "Fazla cinsel arzu duymamak" da çoğu durumda yapısal bir özelliktir ve birey baştan beri böyledir. Bazı insanlar yapısal olarak cinselliğe daha az düşkündürler".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen bir birey hayatının belli bir döneminde diğer dönemlerine göre daha az cinsel arzu duyduğunun farkına varabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel arzunun anormal bir şekilde düşük olduğunun belirleyicisi, bu arzu azalmasının kişiyi rahatsız etmesi veya kişinin eşiyle olan ilişkilerini olumsuz etkilemesidir. Bu tanımın dışında kalan "azalmış cinsel arzu" anormal kabul edilmez&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel arzuyu etkileyen faktörler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel özellikler&lt;br /&gt;Bir önceki konuda belirtildiği gibi hem erkeklerin hem de kadınların cinselliğe olan ilgileri değişkendir. Bazı kadınlar diğerlerinden daha "isteksiz", bazıları ise "çok aşırı istekli" görünebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı kadınların cinselliğe olan ilgileri yüksek olmasına rağmen cinsel ilişkiye olan ilgileri daha zayıf olabilir. Bu kadınlar cinsel ilişkiden daha çok yakın temasa ve dokunulmaya önem verirler. Mastürbasyon da kadınların sıklıkla uyguladığı bir cinsellik ifadesi olup kadının cinsel ilişkiye olan ilgisinden tümüyle bağımsız bir olaydır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş&lt;br /&gt;Yaşlandıkça cinsellik arzusu ve cinsel ilişki sıklığı azalmakla birlikte kadınlar tüm hayatları boyunca cinselliğe olan ilgilerini ve cinsellikten aldıkları zevki sürdürürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan anatomik değişiklikler (vajinanın kısalması, daralması, duvarlarının incelmesi, elastikiyetinin azalması, dış genital bölgeler ve klitorisin duyarlılığının azalması gibi özellikler) nedeniyle vulva ve vajina daha duyarlı hale gelir. Ek olarak vajinada ve idrar yollarında daha sık enfeksiyon ortaya çıkar. Tüm bu etkenler kadında cinsel ilişki esnasında ağrı nedeni olabilirler.İlişki esnasında ağrı duyulması kadının cinsellikten "soğumasıyla" sonuçlanabilir. Düzenli olarak ilişkiye devam eden kadınlarda bu olumsuz değişikliklerin daha ender görüldüğü belirlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsellikle ilgili çalışmalarıyla tanınan Masters ve Johnson yaptıkları çalışmalarda 20-50 yaş arasında kadın ve erkeklerin haftada ortalama 2-4 kez ilişkide bulunduklarını, 50 yaştan sonra bu sıklıkta hafif azalma olduğunu ancak hem erkek hem de kadında cinselliğe ilginin ömür boyu devam ettiğini göstermişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençliğinde cinsel yönden diğerlerine göre daha istekli ve aktif olan kadınların menopoz döneminde de diğerlerinden daha bariz olarak aktif oldukları da diğer bir gerçektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş asla önyargılı bir şekilde cinselliği azaltan bir etken olarak görülmemelidir. Menopoz döneminde ve hatta en ileri yaşlara kadar "kendisine bakmayı" bilen ve düzenli doktor kontrollerine giden kadın eşiyle uyumlu bir cinsel yaşamı ömür boyu sürdürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlaç kullanımı&lt;br /&gt;Çok çeşitli ilaçlar (yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, sakinleştiriciler gibi) cinsel arzu ve diğer cinsel işlevler üzerinde olumsuz etkiler yapabilirler. Böyle durumlarda ilacın değiştirilmesi veya doz ayarlaması gerekebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalıklar&lt;br /&gt;Jinekolojik sorunlar (gebe kalamama, düzensiz kanama gibi) veya dahili hastalıklar (tansiyon yüksekliği, nörolojik hastalık, kanser gibi) ve diğer çok sayıda hastalık cinselliği olumsuz yönde etkileyebilir. Etkili bir şekilde tedavi edildiklerinde genellikle cinsellik eski haline geri döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçirilmiş ameliyatlar&lt;br /&gt;Rahimin herhangi bir nedenle ameliyatla çıkarılmış olması sonrasında geçici olarak cinsel arzuda ve diğer cinsel işlevlerde azalma olabilir. Yine rahimle beraber yumurtalıkların çıkarılmış olması östrojen hormonunun azalmasına bağlı direkt olarak veya hormon azalmasının genital dokular üzerindeki geriletici etkilerine bağlı olarak cinselliği olumsuz etkileyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahimin alınmış olmasının cinselliği kalıcı olarak olumsuz etkilediğine dair bir bilimsel veri mevcut değildir. Yumurtalıkların alınması sonrasında östrojen hormonu tedavisi yapıldığında cinselliğin etkili bir şekilde sürdürülmesi mümkün olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebe Kalma Korkusu&lt;br /&gt;Genç bir kadın özellikle evlilik öncesi dönemde gebe kalma riskinin verdiği endişeyle cinselliğini uygun bir şekilde yaşayamayabilir. Etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmak bu endişenin ortadan kalkmasını sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel yolla bulaşan hastalık edinme korkusu&lt;br /&gt;Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan birine yakalanma korkusu özellikle çok sayıda cinsel eşi olan veya çok sayıda cinsel eşi olan bir erkekle beraber olan bir kadında yerli bir korku olmalıdır. Bu tür hastalıkların genital sistemde ve hatta tüm vücutta yaratabilecekleri muhtemel hasarları önlemek için her kadının bu hastalıklardan korunmak için gerekli önlemleri alması önemlidir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5296357625525160083?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5296357625525160083/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/cinsel-isteksizlik-ve-tedavi-yntemleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5296357625525160083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5296357625525160083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/cinsel-isteksizlik-ve-tedavi-yntemleri.html' title='Cinsel isteksizlik ve tedavi yöntemleri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGr1l_Iy1UI/AAAAAAAAD6Y/1BXk4vTAao8/s72-c/4478131.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-6484774920971002060</id><published>2008-07-02T06:19:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:19.999+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cilt Bakimi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><title type='text'>28 günlük programla kırışıklıklara son...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGr0UTavgII/AAAAAAAAD6Q/fIV_-PbAuNc/s1600-h/cilt7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218251747909140610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGr0UTavgII/AAAAAAAAD6Q/fIV_-PbAuNc/s200/cilt7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Estetik, diyet sayesinde tarihe karışıyor. Ünlü dermatolog Nicholas Perricone, ‘Buruşuklukların Tedavisi’ adlı kitabında, yeşil elma, kavun, kiraz, vişne gibi yiyeceklerin kırışıklıkları yok ettiğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nicholas Perricone’un ‘Buruşuklukların tedavisi’ adlı kitabı, yaşlanmayı yavaşlatmak isteyenlere mucize formüller sunuyor. Uygulanması hiç de zor olmayan yöntemler sayesinde belki de ebedi gençliğe kavuşabileceksiniz.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28 günlük program&lt;br /&gt;Nicholas Perricone’un vücudu ve yüzü gençleştirme programının süresi 28 gün. Fakat bu programı uygulamaya başlamadan önce üç gün ile sınırlı bir deneme yapılması, çok yararlı olur. Üç gün içinde yüzünüzdeki olumlu değişimi farkedince, programa devam etmek isteyeceksiniz. Üç günde gözle görülen bir değişikliğin meydana gelmesini gerçekçi bulmayabilirsiniz. Üç günlük programı harfi harfine uygularsanız, yaşayacağınız değişim sadece dış görünüşünüzle sınırlı kalmayacak, kendinizi eskisinden farklı hissedeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antioksidan takviyesi&lt;br /&gt;Nicholas Perricone’nin uyguladığı ‘Besinlerle üç günde yüz gerdirme’ planı, bugüne kadar yüzündeki kırışıklıklarından yakınan kişiler üzerinde son derece etkili olmuş. Bu programda kullanılan, kırışıklardan kurtulmak için yararlanacağınız besinlerin hepsi cilt için son derece yararlı olan antioksidanları içermektedir. Bir sabah kalktığınızda yüzünüzün şişmiş olduğunu görürseniz, akşam yemeğinde neler yediğinizi hatırlamaya çalışın. Unutmayın, yanlış seçilmiş yiyecekler sizi zamansız ihtiyarlatır, çirkinleştirir. Ama doğru seçilen yiyecekler, üç gün gibi kısa bir süre içinde yılları siler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırışıklıklarla savaş planı&lt;br /&gt;Nicholas Perricone’nin, yüzündeki kırışıklardan yakınan her hastasına uyguladığı plan hemen hemen aynı. İşte size 3 günlük savaş planı.&lt;br /&gt;* Günde 8-10 bardak su için.&lt;br /&gt;* Üç öğün yemek yiyin.&lt;br /&gt;* İki ara öğün yiyin. Biri ikindiye doğru, diğeri yatmadan önce.&lt;br /&gt;* Her öğünde ve ara öğünlerde protein, karbohidrat ve omega 3, omega 6 yağ asitlerini içeren besinler tercih edilmeli. Besinlerin sıralamasına özellikle dikkat edilmeli.&lt;br /&gt;* Pek çok kadın, şişkinlik yapar korkusuyla su içmekten kaçınır. Bu aslında çok yanlış bir düşüncedir. Sadece susadığımız zaman su içmeyi akıl etmemiz de büyük bir hata. Oysa vücuttaki biyokimyasal reaksiyonlar ancak su eşliğinde gerçekleşebilir. Vücuttaki su miktarında görülecek azalma, metabolizmayı yavaşlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç günlük rejim listesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyanınca&lt;br /&gt;* Yarım litre su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvaltıda&lt;br /&gt;* 3 yumurtanın akı ve bir yumurta sarısıyla yapılmış omlet, 1/2 çay fincanı pişmiş kahvaltılık yulaf&lt;br /&gt;* 7- 8 santim kalınlığında bir dilim kavun veya 1/4 fincan kiraz veya vişne, yarım litre su.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle yemeğinde&lt;br /&gt;* 125- 150 gram ızgarada pişirilmiş somon balığı veya az tuzlu suda güzelce yıkanmış ton balığı veya konserve sardalya balığı&lt;br /&gt;* 2 çay fincanı kırmızı lahana, üzerine zeytinyağı ve limon suyu gezdirilmiş&lt;br /&gt;* 7 santim kalınlığında bir dilim kavun veya 1/4 fincan kiraz veya vişne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkindi Vaktinde&lt;br /&gt;* 60 gram haşlanmış tavuk göğsü, tuz ilave edilmeyecek&lt;br /&gt;* 4 adet taze fındık&lt;br /&gt;* Yarım yeşil elma&lt;br /&gt;* Yarım litre su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam Yemeği&lt;br /&gt;* 125- 150 gram ızgara balık&lt;br /&gt;* 2 fincan kırmızı lahana&lt;br /&gt;* 1 fincan haşlanmış brokoli&lt;br /&gt;* 7 santim kalınlığında bir dilim kavun veya 1/4 fincan kiraz veya vişne&lt;br /&gt;* Yarım litre su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatmadan Önce&lt;br /&gt;* 60 gram yağsız ve tuzsuz haşlanmış hindi ya da tavuk göğüs eti&lt;br /&gt;* Yeşil elma&lt;br /&gt;* 3- 4 badem lYarım litre ya da daha az su.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-6484774920971002060?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/6484774920971002060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/28-gnlk-programla-krklklara-son.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6484774920971002060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6484774920971002060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/28-gnlk-programla-krklklara-son.html' title='28 günlük programla kırışıklıklara son...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGr0UTavgII/AAAAAAAAD6Q/fIV_-PbAuNc/s72-c/cilt7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2043959196432454600</id><published>2008-07-02T05:22:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:20.097+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><title type='text'>Cilt Temizliğinin Sırrı...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrmr5lY3gI/AAAAAAAAD4A/MGCFFqI7fDE/s1600-h/cilt01.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218236760128544258" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrmr5lY3gI/AAAAAAAAD4A/MGCFFqI7fDE/s200/cilt01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor. Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KURU CİLTLERE KREM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak "temizleme sütü" adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİKROFİBER KUMAŞLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2043959196432454600?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2043959196432454600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/cilt-temizliinin-srr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2043959196432454600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2043959196432454600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/cilt-temizliinin-srr.html' title='Cilt Temizliğinin Sırrı...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrmr5lY3gI/AAAAAAAAD4A/MGCFFqI7fDE/s72-c/cilt01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7252824324422239139</id><published>2008-07-02T04:49:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:20.848+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><title type='text'>Ağız Kokusundan Kurtulmak İçin Yapmanız Gerekenler</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrfWYiLt0I/AAAAAAAAD3Y/pIVnaSq-5gA/s1600-h/27692.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218228693898082114" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrfWYiLt0I/AAAAAAAAD3Y/pIVnaSq-5gA/s200/27692.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Zaman zaman nefesinizdeki köttü kokudan şikayet ediyorsanız, çözümünüz tam burda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Dişlerinizi ve dişetlerinizi koruyun Diş çürükleri, diş eti iltihapları ağız kokusunun önemli nedenlerindendir. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini artıracağı için daima ağız kokusuna neden olur. Bu nedenle diş hekimizin önerilerini mutlaka dinlemelisiniz.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Ağızda var olan protez ve köprüleri kontrol ettirin&lt;br /&gt;Ağız içinde var olan eskimiş köprü ve protezle zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara neden olabilir. Bu durumlarda yenilenmesi gerekenleri değiştirmeli, eksik olan dişlerin yerleri için gerekli tedavileri yaptırmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Sakız çiğneyin&lt;br /&gt;Tükürük ağız kokusu ile savaşmanın en güçlü yoludur. İçinde yemek parçacıklarını yerinden söküp mideye gönderecek güçlü enzimler, güçlü bakteri öldürücü antibiyotikler vardır. Şekersiz sakız çiğnemek tükürük salgınızı artırarak ağız temizliğinize yardımcı olur. Nane şekerleri ve tatlı sakızlar genellikle işe yaramaz ve durumu daha da kötüleştirir. Ancak xylitol içeren sakızlar da bu konuda size yardımcı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Tarçın kullanın&lt;br /&gt;İçeceklerinizde ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanabilirsiniz. Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Daha fazla su için&lt;br /&gt;Özellikle yaşla artan vücut kuruması pek çok yönden dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çok su içmek onlarca diğer yararının yanında dilinizin kurumasını da önleyerek ağız kokusu ile mücadelede önemli bir silah olarak kullanılabilir. Su ağız içindeki bakterilerin minimumda tutulması için direk yardımcıdır. Ayrıca tükürük salgısını artırarak da yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-Asla burnunuz tıkalı uyumayın&lt;br /&gt;Sinüzit gibi hava yolu rahatsızlıkları ve burun tıkanmasına neden olan diğer durumlar geceleri ağızdan nefes almamıza neden olur. Bu durum ağzı ve boğazı kurutarak bakterilerin üremesi için ideal bir ortam oluşturur. Azalan tükürük salgısı durumu daha kötü hale getirir. Bu nedenle kesinlikle burnunuz tıkalı uyumamalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-Basit şeker tüketiminizi azaltın&lt;br /&gt;Beyaz un, beyaz şeker, glukoz/fruktoz şurubu ile tatlandırılmış tüm hazır gıdalar ağız içindeki bakteriler için inanılmaz bir hazinedir. Bu tür şekerleri çok kolay kullanarak hızla çoğalırlar. Basit şekerler (atıştırmalık tüm şekerli gıdalarda olduğu gibi) diş çürüklerine neden olur ve ağız sağlığını büyük bir süratle bozarlar. Bu nedenle basit şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Bu da su içmek gibi size onlarca yararın yanında ağız kokunuzun azalmasına da yardım edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8-Lokmaları iyi çiğneyin&lt;br /&gt;Bu sayede yiyeceklerle tükürük salgısı iyice karışır ve ağızda yemek parçası kalma olasılığı düşer. Daha çok çiğneme hareketi daha çok bakterinin yerinden koparak mideye gitmesine yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9-Diş ipi kullanın&lt;br /&gt;Diş ipi sayesinde fırçanın çıkaramadığı yerlerdeki bakteri ve yemek artıklarını sökebilirsiniz. Özellikle diş gövdeleri arasındaki dar bölgelerde biriken yemek artıkları hızlı bakteri çoğalmasına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10-Sigara içmeyin&lt;br /&gt;Sigara içmek ağız kuruluğuna neden olduğundan ağız kokusuna sebep olur. Ayrıca diğer bir ağız kokusu nedeni olan diş eti hastalıklarına da zemin hazırlar. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7252824324422239139?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7252824324422239139/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/az-kokusundan-kurtulmak-iin-yapamanz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7252824324422239139'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7252824324422239139'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/az-kokusundan-kurtulmak-iin-yapamanz.html' title='Ağız Kokusundan Kurtulmak İçin Yapmanız Gerekenler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrfWYiLt0I/AAAAAAAAD3Y/pIVnaSq-5gA/s72-c/27692.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5939586867681636628</id><published>2008-07-02T04:44:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:21.052+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><title type='text'>Selülitlere Pratik Çözümler</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrd2tnHrHI/AAAAAAAAD3Q/m3uJtKWl__Q/s1600-h/selulit.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218227050288491634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrd2tnHrHI/AAAAAAAAD3Q/m3uJtKWl__Q/s200/selulit.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yazın gelmesine daha çok var nasılsa demeyin, selülitlerinizle savaşa şimdiden girin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dermatolog Dr. Melisa Eczacıbaşı'ndan selülit ve bölgesel yağlarla mücadele tüyoları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yiyeceklerinizi tuz yerine baharat, limon ve aromatiklerle tatlandırmaya bakın.&lt;br /&gt;• Koyu kahve, koyu çay, gazlı içecek ve kola tüketimini kesin.&lt;br /&gt;• Birleşiminde lif oranı yüksek beslenme tarzını seçerek toksik madde atılımını kolaylaştırın.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;• Mutlaka günlük içtiğiniz su miktarını artırın.&lt;br /&gt;• Rezene, elma kabukları ve yeşil çayı karıştırarak hazırladığınız bu nefis bitki çayını günde en az 4 kez içmeye çalışın.&lt;br /&gt;• Mümkünse her gün bir demet maydanoz, bol bol kereviz, lahana ve enginar yiyin.&lt;br /&gt;• Tatlı ihtiyaÇlarınızı meyve, tatlandırıcı ile hazırlanmış meyve kompostoları ve sütlü tatlılardan karşılamaya çalışın.&lt;br /&gt;• Şarküteri ürünlerinden, yağlı soslardan uzak durun.&lt;br /&gt;• Kızartmalar yerine fırın, buğulama ve haşlama yemekleri tercih edin.&lt;br /&gt;• Aşırı tuz ve yağ içeren şarküteri ürünlerinden, yağlı sos ve yemeklerden uzak durun.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5939586867681636628?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5939586867681636628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/sellitlere-pratik-zmler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5939586867681636628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5939586867681636628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/sellitlere-pratik-zmler.html' title='Selülitlere Pratik Çözümler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrd2tnHrHI/AAAAAAAAD3Q/m3uJtKWl__Q/s72-c/selulit.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-6877287710763492925</id><published>2008-07-02T04:42:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:21.228+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><title type='text'>Kozmetikler ve Allerji</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrdTgKQQbI/AAAAAAAAD3I/2pkM0VTk0iw/s1600-h/19ev5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218226445382336946" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrdTgKQQbI/AAAAAAAAD3I/2pkM0VTk0iw/s200/19ev5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;formda Hatırı sayılır miktarda para ödeyerek bir nemlendirici aldınız... Ürün size “hipoallerjenik” olarak sunulduğu ve “kaliteli” bir marka olduğu için tereddüt etmeden kullanmaya başladınız. 2-3 gün sonra yüzünüzde kızarıklık ve kaşıntı başladı ve gittikçe artan bir dermatit (egzama) tablosu ortaya çıktı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum özellikle hanımlar arasında oldukça sık rastlanan bir talihsizliktir. Kullanılan kozmetik madde allerji yapmıştır. Hem de “hipoallerjenik” (allerji yapma ihtimali zayıf) olduğu halde. Kullanılan ürün hipoallerjenik değil ise, ciltte dermatit oluşturma riski şüphesiz daha da fazla olacaktır.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kozmetikler niçin dermatit yapıyor?&lt;br /&gt;Sağlık ve güzelleşmek için kullanılan bu ürünlerin cilde zarar vermeyecek şekilde üretilmesi gerekmez mi? Bu maddelerin denetimi yok mu? Ne yazık ki ülkemizde gıda maddelerinin üretimi bile kontrol ve denetim altına alınamamıştır ve kozmetikler için böyle bir beklenti içinde olmak fazlaca “iyimserlik” olacaktır. ABD ‘de yapılan araştırmalarda kozmetik maddeler içinde 2983 adet kimyasal madde olduğunu ve bunların 884 tanesinin toksik özellikte olduğu belirlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kozmetiklerle allerji nasıl gelişir?&lt;br /&gt;Bu konu tamamen kişinin cilt yapısı ve bağışıklık sistemi ile ilişkilidir. Bağışıklık sistemi organizmayı yabancı maddelerden korumak üzere programlanmıştır. Bunlar genellikle bakteriler, virüsler ve tümörleşen hücrelerdir. Bağışıklık sistemi hergün hücrelerimizi adeta tek tek kontrol ederek vücudun “sağlık durumunu” idame ettirir. Maalesef bazı kişilerde kozmetikler ve sanitasyon maddeleri (ör: sabun) içindeki partiküller zararlı madde olarak algılanır ve vücutta bunlara karşı “dermatit” ile sonuçlanacak reaksiyon (tepkime) başlatılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kozmetikler 2 farklı dermatite neden olur:&lt;br /&gt;“Allerjik kontakt dermatit” ve “İrritan kontakt dermatit”. Birincisi adın da anlaşıldığı gibi doğrudan doğruya kozmetiklere allerji gelişmesiyle ortaya çıkar. Önceden herhangi bir allerjen maddenin teması ile duyarlanmış deriye aynı maddenin tekrar temas etmesi ile ortaya çıkan bağışıklık sistemi aracılıklı bir reaksiyondur. Kontakt dermatit tanısı konan hastaların yaklaşık % 25-30 kadarını allerjik kontakt dermatit oluşturmaktadır. Allerjene karşı gelişen duyarlılık haftalarca, yıllarca hatta çoğu kez bütün bir ömür boyu devam edebilir. Allerji gelişmiş olan maddeye her temas edildiğinde, dermatit bulguları ortaya çıkar İrritan kontakt dermatit ise kozmetik ve sanitasyon ürünleri içindeki “tahriş edici” maddelere bağlı olarak ortaya çıkar. Deriye dışardan temas eden bir takım tahriş edici maddelerin oluşturduğu immünolojik olmayan, yani bağışıklık sistemi tarafından başlatılmayan reaksiyonlardır. Tüm kontakt dermatit olgularının ortalama %70’ini oluşturur. Maddelerin toksik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Önceden duyarlılık kazanılmış olması gerekmez ve maddeyle ilk kez temas edilmesi sonrasında bile meydana gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kozmetik allerjilerine nasıl tanı konur?&lt;br /&gt;Bu tür kontakt (temas) allerjilerinde uyglanan özel bir tanı yöntemi vardır. Yama testi (patch test) adı verilen ve vücutta temas allerjilerine neden olduğu bilinen temel maddeleri içeren bu test sırt bölgesine uygulanır ve kişinin allerjik olduğu maddeler belirlenir. Bu tespit çok önemlidir, çünkü temas allerjilerinin “kalıcı” bir tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi allerji yapan maddelerden uzak kalınmasıdır. Birden fazla kozmetik ürün kullanıyorum, acaba allerjimin sebebi hangisi? Bu durumda bir allerji uzmanına başvurmanız gerekir. Kullanmakta olduğunuz kozmetik maddeler yama testine benzer bir metodla değerlendirilerek hangisinin allerji nedeni olduğu tespit edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kozmetik allerjilerinden korunmak mümkün mü?&lt;br /&gt;Öncelikle kaliteli ve markalı ürünler tercih edilmelidir. Daha önce kullanılmamış olan bir ürün ilk kullanımda yüze ya da ellere değil, vücudun başka bir bölgesine (ör: kolun iç kısmına) ve çok az miktarda 2-3 gün süreyle uygulanmalıdır. Sözkonusu ürün uygulama bölgesinde herhangi bir reaksiyona neden olmuyor ise kullanılmaya başlanmalıdır. Bu konuda emin olunamıyor ise bir uzman doktordan yardım alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün özü;&lt;br /&gt;Kozmetikler ve sanitasyon ürünleri, modern dünyada günlük hayatın vazgeçilemez bir parçasıdır. Bazen istenmeyen etkilere neden olsalar da onları kullanmaya devam edeceğiz. Bu nedenle, her konuda olduğu gibi kozmetikler konusunda da “bilgili” birer tüketici olmak ve sağlığımızın için en doğrusunu uygulamayı bilmek zorundayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr.Zafer Çalışkaner &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-6877287710763492925?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/6877287710763492925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/kozmetikler-ve-allerji.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6877287710763492925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6877287710763492925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/kozmetikler-ve-allerji.html' title='Kozmetikler ve Allerji'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrdTgKQQbI/AAAAAAAAD3I/2pkM0VTk0iw/s72-c/19ev5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-364666780970592122</id><published>2008-07-02T04:34:00.001+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:21.416+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güzellik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moda'/><title type='text'>Kendi Saç Defilenizi Yaşayın</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrbcItzp-I/AAAAAAAAD3A/C4fLk4cFvVE/s1600-h/sac-bakimi-boyama-yikama-guzellik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218224394684573666" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrbcItzp-I/AAAAAAAAD3A/C4fLk4cFvVE/s200/sac-bakimi-boyama-yikama-guzellik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Podyumlarda görüp hayalini kurduğumuz mankenlerin ışıltıyla dans eden saçlarına sahip olmak isteyenler için, dünyadaki ilk ışıltı arttırıcı renk serisi saç bakım ürünlerini geliştiren ünlü saç gurusu John Frieda, sizi hem fönün sıcaklığından kurtaracak, hem de zamanımızdan çalmayacak bir çözüm sunuyor. Havalı saçlar sağlamak için özel olarak geliştirilmiş Tousled Tresses - Şekillendirici Sprey Wax, saçlara “mükemmel dağılmış” bir görünüm veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafif formülüyle saçlarda yumuşak bir dokunuş sağlayan Tousled Tresses, kuaför eli değmiş gibi havalı bir görünüm sunuyor. İçeriğindeki papatya ve ayçiçeği özü ile özellikle sarı saçlardaki parlaklığı korumaya yardımcı olan Tousled Tresses, her renk ve özellikteki saç tipinde rahatlıkla uygulanabliyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altuğ, Boyner, Citylife, Douglas, Sephora, Sevil ve YKM’lerde bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulama şekli: İyice çalkalandıktan sonra kuru saça uygulanır. Parmaklarla saç diplerinden uçlara doğru zig zag’lar çizerek saça hareket kazandırılır. Avuç içine sıkarak saç tutamlar halinde şekillendirilebilir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-364666780970592122?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/364666780970592122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/kendi-sa-defilenizi-yaayn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/364666780970592122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/364666780970592122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/kendi-sa-defilenizi-yaayn.html' title='Kendi Saç Defilenizi Yaşayın'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrbcItzp-I/AAAAAAAAD3A/C4fLk4cFvVE/s72-c/sac-bakimi-boyama-yikama-guzellik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-6413223818984793748</id><published>2008-07-02T04:22:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:21.553+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moda'/><title type='text'>YKM 'de indirim Başladı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrYnI9raII/AAAAAAAAD24/sG7KYEiKqnQ/s1600-h/ykm.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218221285194819714" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrYnI9raII/AAAAAAAAD24/sG7KYEiKqnQ/s200/ykm.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Birbirinden seçkin yerli ve yabancı markanın, zengin ürün seçenekleriyle birarada bulunduğu YKM’de indirim başladı. YKM tatil alışverişleriniz için aradığınız herşeyi aynı çatı altında topluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş kremlerinden gözlüğe, şapkadan havluya, terlikten çantaya kadar tatil için ihtiyaç duyduğunuz her ürün YKM’de sizleri bekliyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeki Triko, Kom, Sunset, Nelson, MY-O, Pierre Cardin, No-Gossip, See Mark, Argento, Reflections, Gottex, Calvin Clein, Estemar, Maryan, Mehlhorn, Diva, Sunsurf gibi pek çok ünlü markanın mayo, bikini ve plaj aksesuarlarını YKM’de bulabilir, eksiksiz bir yaz alışverişi için aradığınız herşeye YKM ayrıcalığı ile sahip olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yorulmadan zahmetsizce yapılan alışveriş keyfi için, öncelikle YKM’ye uğramayı unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kat kat YKM, kat kat alışveriş...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-6413223818984793748?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/6413223818984793748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/ykm-de-indirim-balad.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6413223818984793748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6413223818984793748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/ykm-de-indirim-balad.html' title='YKM &apos;de indirim Başladı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrYnI9raII/AAAAAAAAD24/sG7KYEiKqnQ/s72-c/ykm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-4692037088857799844</id><published>2008-07-02T04:17:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:21.737+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moda'/><title type='text'>Plajın En Havalı Kızı Siz Olacaksınız!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrXtODM9tI/AAAAAAAAD2w/HSTOmD81--Q/s1600-h/miss_selfridge.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218220290127754962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrXtODM9tI/AAAAAAAAD2w/HSTOmD81--Q/s200/miss_selfridge.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Altın renkli, batik ve leopar desenli alternatiflerin de bulunduğu ipli bikinilerle bu yaz sahillerde fark yaratın! Plajlarda havludan, güneş kremine, gözlükten kitaba kadar tüm eşyalarınızı koymanız için hazırlanmış kocaman plaj çantaları da kullanışlı seçenekler arasında sunuluyor .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz geceleri…&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek omuzlu ve yanardönerli iki tondan oluşan elbiseler, straplez bluzlar, ışıltılı ve son derece seksi bluzlar ve mini etekler özel gecelerinizin kurtarıcısı olmaya aday. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-4692037088857799844?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/4692037088857799844/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/plajn-en-haval-kz-siz-olacaksnz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4692037088857799844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4692037088857799844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/plajn-en-haval-kz-siz-olacaksnz.html' title='Plajın En Havalı Kızı Siz Olacaksınız!'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrXtODM9tI/AAAAAAAAD2w/HSTOmD81--Q/s72-c/miss_selfridge.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7828461325788774208</id><published>2008-07-02T04:08:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:21.884+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moda'/><title type='text'>Que İlkbahar Yaz Koleksiyonu İndirime Giriyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrW2IKUkFI/AAAAAAAAD2o/bZAf1Tznnyw/s1600-h/12146458091_que_arzu_kaprol.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218219343654195282" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrW2IKUkFI/AAAAAAAAD2o/bZAf1Tznnyw/s200/12146458091_que_arzu_kaprol.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Fit kesimleriyle ve kumaşlara kattığı yenilikçi yorumla farklılaşan Que 2008 İlkbahar Yaz Koleksiyonu, özgün formlarıyla dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arzu Kaprol’un imzasını taşıyan Que Kadın Koleksiyonu’nda teknolojinin modaya müdahalesini yansıtan tasarımlar ve hacimlerle oynayan yaratıcı stiller göze çarpıyor. Fırfırlar ve reflektör kumaşından biyeler, bluz, etek, ceket ve elbiselere hareket kazandırıyor. Post modern çizgilerin ön planda olduğu koleksiyonda, siyah, beyaz, lacivert, gri ve kahverengi tonları hakim. Que’nun özgün kıyafetlerini, tasarımları ve farklı formlarıyla rugan ayakkabılar, büyük boy ve portföy çantalar ile gümüş aksesuarlar tamamlıyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Acar imzalı Que Erkek Koleksiyonu, derinin detaylarda ve tek başına özgün formlarda kullanıldığı tasarımlarla dikkat çekiyor. İddialı ve şaşırtıcı kesimlerle zenginleşen pantolonlar, denimler ve gömlekler fark yaratan bir görünüm sağlıyor. Aksesuarlarda da kol düğmeleri, yüzeyi hareketli deriden ayakkabılar, tokalı deri kemerler, kendinden desenli hafif parlak kravatlar ve özgün fularlar, farklı olmayı seven erkeklerin estetik anlayışına hitap ediyor. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7828461325788774208?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7828461325788774208/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/que-ilkbahar-yaz-koleksiyonu-indirime.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7828461325788774208'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7828461325788774208'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/que-ilkbahar-yaz-koleksiyonu-indirime.html' title='Que İlkbahar Yaz Koleksiyonu İndirime Giriyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGrW2IKUkFI/AAAAAAAAD2o/bZAf1Tznnyw/s72-c/12146458091_que_arzu_kaprol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7570224346119787515</id><published>2008-07-02T00:57:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:22.028+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>BBG'de göğüs şov</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqos59Pq7I/AAAAAAAAD2g/fWqRw42ssyw/s1600-h/442.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqos59Pq7I/AAAAAAAAD2g/fWqRw42ssyw/s200/442.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218168607687551922" /&gt;&lt;/a&gt;'Biri Bizi Gözetliyor' yarışmacılarıdan Natalie, banyoda göğüslerine krem sürerken inanılmaz görüntüler veriyor.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="343"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?lang=tr&amp;vidID=82307&amp;vCode=v200710191756120082307&amp;dura=173&amp;File=vidservers/server65/videos/2007/10/19/17/v200710191756120082307.flv"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?lang=tr&amp;vidID=82307&amp;vCode=v200710191756120082307&amp;dura=173&amp;File=vidservers/server65/videos/2007/10/19/17/v200710191756120082307.flv" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="343"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7570224346119787515?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7570224346119787515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bbgde-gs-ov.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7570224346119787515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7570224346119787515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bbgde-gs-ov.html' title='BBG&apos;de göğüs şov'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqos59Pq7I/AAAAAAAAD2g/fWqRw42ssyw/s72-c/442.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1008789593910334260</id><published>2008-07-02T00:46:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:23.335+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>seksi ikili volume - 2</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166636923987634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqm6MSmJrI/AAAAAAAAD2Y/WGHI5X58gDc/s200/19.jpg" border="0" /&gt;DÜNYACA ÜNLÜ SEKSİ MODELLER LUCY PINDER VE SOPHIE HOWARD’IN “NUTS MAGAZINE” İÇİN VERDİĞİ YÜREK HOPLATAN KARELERİN DEVAMI İNTERNETE VERİLDİ!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE “SEKS BOMB VOLUME 2”;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmw-PSqgI/AAAAAAAAD2I/EQNzohm3l5c/s1600-h/17.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166478533208578" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmw-PSqgI/AAAAAAAAD2I/EQNzohm3l5c/s400/17.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmxJUEcLI/AAAAAAAAD2Q/BAX-o-UXG8w/s1600-h/18.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166481506037938" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmxJUEcLI/AAAAAAAAD2Q/BAX-o-UXG8w/s400/18.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdBo9C2I/AAAAAAAAD1g/F_niv1VnqdY/s1600-h/11.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166135848766306" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdBo9C2I/AAAAAAAAD1g/F_niv1VnqdY/s400/11.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdM-5JGI/AAAAAAAAD1o/d6YSx5A5muo/s1600-h/12.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166138893575266" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdM-5JGI/AAAAAAAAD1o/d6YSx5A5muo/s400/12.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdTZy1WI/AAAAAAAAD1w/r8ZKb7zPO_M/s1600-h/13.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166140617020770" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdTZy1WI/AAAAAAAAD1w/r8ZKb7zPO_M/s400/13.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdTbUjTI/AAAAAAAAD14/eRhdQsSlau0/s1600-h/14.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166140623424818" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdTbUjTI/AAAAAAAAD14/eRhdQsSlau0/s400/14.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdsQfyFI/AAAAAAAAD2A/lzk6XrByD0M/s1600-h/16.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218166147288909906" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqmdsQfyFI/AAAAAAAAD2A/lzk6XrByD0M/s400/16.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1008789593910334260?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1008789593910334260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/seksi-ikili-volume-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1008789593910334260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1008789593910334260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/seksi-ikili-volume-2.html' title='seksi ikili volume - 2'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqm6MSmJrI/AAAAAAAAD2Y/WGHI5X58gDc/s72-c/19.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2542039504232965734</id><published>2008-07-02T00:43:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:23.549+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>Bu kareler çok konuşulur...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqlZknCvXI/AAAAAAAAD1Y/9gLh8OfVO88/s1600-h/9.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqlZknCvXI/AAAAAAAAD1Y/9gLh8OfVO88/s200/9.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218164977004887410" /&gt;&lt;/a&gt;"The Quantum Of Solace" 007 James Bond dizisinin son filmi. Filmde Daniel Craig'in, İngiliz oyuncu Gemma Arterton ile ateşli sahneleri internette yayınlanmaya başladı bile. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmde 22 yaşındaki İngiliz oyuncu Gemma Arterton'un, kendisinden iki misli büyük Daniel Craig ile sevişme sahneleri büyük ilgi çekeceğe benziyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1500 aday arasından seçilen Gemma rolünün hakkını fazlasıyla vermişe benziyor.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="420" height="339"&gt;&lt;param name="movie" value="http://dailymotion.alice.it/swf/x5z6h2" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;embed src="http://dailymotion.alice.it/swf/x5z6h2" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="339" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2542039504232965734?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2542039504232965734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bu-kareler-ok-konuulur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2542039504232965734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2542039504232965734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/bu-kareler-ok-konuulur.html' title='Bu kareler çok konuşulur...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqlZknCvXI/AAAAAAAAD1Y/9gLh8OfVO88/s72-c/9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-4429807553023319237</id><published>2008-07-02T00:35:00.004+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:24.712+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moda'/><title type='text'>G-String yerine c-string</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqkPOG9bjI/AAAAAAAAD1Q/SC9CYrjXRJA/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218163699654422066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqkPOG9bjI/AAAAAAAAD1Q/SC9CYrjXRJA/s200/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqj5_19RvI/AAAAAAAAD1I/R2c6V9EEw_c/s1600-h/6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218163335047759602" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqj5_19RvI/AAAAAAAAD1I/R2c6V9EEw_c/s400/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqjmA09msI/AAAAAAAAD0g/RdwNLWaFmAg/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218162991714638530" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqjmA09msI/AAAAAAAAD0g/RdwNLWaFmAg/s400/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqjmLQFNsI/AAAAAAAAD0o/DZM6cvy2BOc/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218162994512737986" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqjmLQFNsI/AAAAAAAAD0o/DZM6cvy2BOc/s400/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqjmTW9kSI/AAAAAAAAD04/NXJBTDnIdj4/s1600-h/4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218162996689080610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqjmTW9kSI/AAAAAAAAD04/NXJBTDnIdj4/s400/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqjmx2kAZI/AAAAAAAAD1A/EDN7WtQRRc8/s1600-h/5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218163004874686866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqjmx2kAZI/AAAAAAAAD1A/EDN7WtQRRc8/s400/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-4429807553023319237?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/4429807553023319237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/g-string-yerine-c-string.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4429807553023319237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4429807553023319237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/g-string-yerine-c-string.html' title='G-String yerine c-string'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGqkPOG9bjI/AAAAAAAAD1Q/SC9CYrjXRJA/s72-c/3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-14810320817048766</id><published>2008-07-01T20:02:00.005+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:26.562+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Magazin'/><title type='text'>isveçli modelden sahilde yürekleri hoplatan kareler...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkvh2CmZI/AAAAAAAADxo/DmFXujT4Xv0/s1600-h/oksana_gogus_250x.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218093885963803026" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkvh2CmZI/AAAAAAAADxo/DmFXujT4Xv0/s200/oksana_gogus_250x.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İsveçli modelden sahilde yürek hoplatan kareler... En seksi futbolcu eşlerinden birisi olarak gösterilen romalı CHRISTIAN WILHELMSSON 'un eşi OKSANA ANDERSSON üstsüz pozlarıyla sahilde göğüs şov böle yapılır dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o kareler ;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpke8R-9kI/AAAAAAAADxQ/HQWC2wJ0H74/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218093601002550850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpke8R-9kI/AAAAAAAADxQ/HQWC2wJ0H74/s400/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpke3Jo7BI/AAAAAAAADxY/w4rvJy3AJy8/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218093599625374738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpke3Jo7BI/AAAAAAAADxY/w4rvJy3AJy8/s400/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkfNT1kyI/AAAAAAAADxg/TE5J7Ukt7gU/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218093605573727010" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkfNT1kyI/AAAAAAAADxg/TE5J7Ukt7gU/s400/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkEz4HoEI/AAAAAAAADxI/GONmOSoU89Y/s1600-h/4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218093152069984322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkEz4HoEI/AAAAAAAADxI/GONmOSoU89Y/s400/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkE9-vgxI/AAAAAAAADxA/QMNvkFROaF8/s1600-h/5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218093154782118674" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkE9-vgxI/AAAAAAAADxA/QMNvkFROaF8/s400/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkEb8bWwI/AAAAAAAADw4/VmNa_AqCkfY/s1600-h/6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218093145645603586" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkEb8bWwI/AAAAAAAADw4/VmNa_AqCkfY/s400/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkERYMZXI/AAAAAAAADww/4rUEkv_itW8/s1600-h/7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218093142809273714" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkERYMZXI/AAAAAAAADww/4rUEkv_itW8/s400/7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkD6nPwFI/AAAAAAAADwo/v_3ZNMdrQZM/s1600-h/8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218093136698392658" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkD6nPwFI/AAAAAAAADwo/v_3ZNMdrQZM/s400/8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-14810320817048766?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/14810320817048766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/isveli-modelden-sahilde-yrekleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/14810320817048766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/14810320817048766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/isveli-modelden-sahilde-yrekleri.html' title='isveçli modelden sahilde yürekleri hoplatan kareler...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGpkvh2CmZI/AAAAAAAADxo/DmFXujT4Xv0/s72-c/oksana_gogus_250x.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3797113853884795876</id><published>2008-07-01T17:12:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:26.867+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Moda'/><title type='text'>Hatasız makyaj</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGo9E_3RDEI/AAAAAAAADwI/U5WWCJOkTh0/s1600-h/5882947.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5218050274334149698" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGo9E_3RDEI/AAAAAAAADwI/U5WWCJOkTh0/s200/5882947.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kadınların en büyük güzellik sırrıdır makyaj. Cildinizdeki kusurları kapatır, kendinizi iyi hissettirir. .Fakat bazen öyle hatalar yapılır ki makyaj sizi çirkinleştirir. Bir güzellik adımı daha atmadan makyaj yaparken yapılan hataları gözden geçirin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudak kaleminin koyu renk olması&lt;br /&gt;- Koyu renk bir dudak kalemi ancak koyu renk bir rujla işe yarar. Başka türlü dudağınızın üstüne bir halka çizilmiş gibi durur. Bu hatayı düzeltmek için açık renk bir dudak kalemi ile dudak etrafındaki gölgeleri alın.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nemlendiriciden hemen sonra makyaja başlamak&lt;br /&gt;- Pudra, fondöten ya da kapatıcıdan hemen once nemlendirici sürdüyseniz makyajınız her yere bulaşır ve renkler birbirine girer. Bu hatanın tekrarlanmaması için nemlendiriciyi sürdükten sonra 10 dakika bekleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok açık renk kapatıcı kullanmak&lt;br /&gt;- Kapatıcının amacı yüzünüzde saklanması gereken lekeleri, göz altındaki morlukları yok etmektir. Eğer teninizden çok daha açık renk bir kapatıcı kullanırsanız saklamak istediğiniz bölge daha çok göz önüne çıkar. Bu hatayı düzeltmek için cildinize uyan bir kapatıcı alın; mesela cildinizin bir ton açığı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allığın çok koyu renk olması&lt;br /&gt;- Elmacık kemiklerinizi belirginleştirmek için koyu renk allık kullanırsanız emin olun istediğinizden çok daha fazla dikkat çeker. Ve koyu renk allık yüzünüzü kirli gibi gösterir. Doğal bir görünüm için çok koyu olmayan bir allık kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok parlak renkler kullanmak&lt;br /&gt;- Koyu pembe ya da turuncu özel bir gün için ideal seçim olabilir fakat günlük yaşantınızda bu renkler sizi hem çok abartılı hem de daha yaşlı gösterir. Bu hatayı düzeltmek için günlük hayatta daha doğal renkleri tercih edin; örneğin kahverengi, bej gibi. Bu tonlar her cilt tipine uyar.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3797113853884795876?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3797113853884795876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/hatasz-makyaj.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3797113853884795876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3797113853884795876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/hatasz-makyaj.html' title='Hatasız makyaj'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGo9E_3RDEI/AAAAAAAADwI/U5WWCJOkTh0/s72-c/5882947.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-6389251625605828722</id><published>2008-07-01T09:18:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:27.874+02:00</updated><title type='text'>Britney Spears Frikik Serisi...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGnMYaM5ZwI/AAAAAAAADvk/4AvAix_ujkQ/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217926363007772418" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGnMYaM5ZwI/AAAAAAAADvk/4AvAix_ujkQ/s200/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Skandallar Ve frikikler kraliçesi uzun süren sessizliğini yine bir frikik serisiyle bozdu. Verdiği frikiklerle son yıllara damgasını vuran güzel şarkıcı Britney Spears geçtiğimiz akşam yine şov yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mini bir elbiseyle arabasından inen Brit kapısı açılır açılmaz iç çamaşırı şovunu yaptı. Aracından inip gece kulübünün merdivenlerini çıkmaya başlayan Brit asıl kareyi merdivenlerde verdi. Kameraların takibe devam ettiği esnada merdivenlerden tangası apaçık gözüken Brit’in kalçalarında oluşmuş kıllar magazin gündemine damgasını vurdu.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE BRIT’İN YENİ FRİKİK SERİSİ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGnMpuvbPiI/AAAAAAAADvs/x3sKSMidgsg/s1600-h/a1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217926660579081762" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGnMpuvbPiI/AAAAAAAADvs/x3sKSMidgsg/s400/a1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGnMq_ZTXSI/AAAAAAAADv0/_RFXqAP5Pv8/s1600-h/a2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217926682229562658" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGnMq_ZTXSI/AAAAAAAADv0/_RFXqAP5Pv8/s400/a2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGnMq2FcB5I/AAAAAAAADv8/zpR2SoanpW0/s1600-h/a3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217926679730325394" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGnMq2FcB5I/AAAAAAAADv8/zpR2SoanpW0/s400/a3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-6389251625605828722?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/6389251625605828722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/britney-spears-frikik-serisi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6389251625605828722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6389251625605828722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/britney-spears-frikik-serisi.html' title='Britney Spears Frikik Serisi...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGnMYaM5ZwI/AAAAAAAADvk/4AvAix_ujkQ/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-345714210411467646</id><published>2008-07-01T07:40:00.003+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:28.921+02:00</updated><title type='text'>Dolgun Dudaklara Sahip Olabilirsiniz...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGm1sdEz3pI/AAAAAAAADvE/i35LPkl3rvc/s1600-h/dudak.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217901418609106578" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGm1sdEz3pI/AAAAAAAADvE/i35LPkl3rvc/s200/dudak.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dolgun dudakları niçin güzel buluyoruz biliyor musunuz? Çünkü dolgun dudaklar bir anlamda gençliğin simgesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden mi? Zamanla kadınlık hormonlarının üretimi azaldıkça kadınların vücudunda önemli dğeişimler olur. Doğurganlığın azalması, cildin kuruması, saçların azalması ve dudakların incelmesi bu dğeişimlerdendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu nedenle belki de bilmeden kalın ve dolgun dudakları güzel buluyoruz. Eğer dudaklarınız zamana yenilip eski dolgunluğunu yitirdiyse bu konuda önlem alabilir ve küçük bir girişimle birkaç yaş geriye dönebiliriz.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enjeksiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yabancı dolgu madde enjeksiyonu&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Kolajen ve hyalurinik asit dudaklara dolgun görünüm vermek için en sık kullanılan yabancı dolgu maddeleri. Bunların uygulaması son derece basit ve kişi günlük hayatına hemen dönebiliyor. ancak dezavantajları kalıcı bir çözüm getirmemeleri. Çünkü en fazla 6 ay içinde dudaklar eski haline dönüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Operasyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kişinin kendi dokusuyla&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hastanın kendi vücudundan alınan yağ ve deri gibi dokuları kullanarak da dudaklar dolgunlaştırılabiliyor. Bu dokularla hazırlanan doku kokteyli dudaklara enjekte ediliyor. Çok komplike bir işlem değil ve lokal anesteziyle yapılabiliyor. Kişinin kendi dokusu olduğu için alerji riski de yok. Ancak bu dokular da zamanla eriyor, işlemde kalıcılık sağlamak için birkaç kez tekrarlamak gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kesilerle&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Dudakları dolgu maddeleri kullanmadan çeşitli kesi teknikleriyle daha kalın ve biçimli görünür hale getirmek olası. Bu operasyonlarda amaç dudak kenarlarını daha dışarı taşırmak ve dudaklara daha kalın bir hal kazandırmak. Bu operasyonun sonucu kalıcı oluyor ve değişmiyor. Bu operasyonlar da dolgu maddesi enjeksiyonları gibi lokal anestezi altında yapılabilen basit girişimler.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-345714210411467646?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/345714210411467646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/dolgun-dudaklara-sahip-olabilirsiniz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/345714210411467646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/345714210411467646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/dolgun-dudaklara-sahip-olabilirsiniz.html' title='Dolgun Dudaklara Sahip Olabilirsiniz...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGm1sdEz3pI/AAAAAAAADvE/i35LPkl3rvc/s72-c/dudak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-9090801945729211467</id><published>2008-07-01T07:32:00.002+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:29.023+02:00</updated><title type='text'>Göz kalemi ve eyeliner nasıl kullanılır</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmzqafJL0I/AAAAAAAADu8/LMpCx--xu6U/s1600-h/makyaj.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217899184531255106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmzqafJL0I/AAAAAAAADu8/LMpCx--xu6U/s200/makyaj.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Eyeliner ve göz kalemi kullanmadan önce bilmeniz gereken en önemli şey, her iki malzemenin de mümkün olduğunca ince çizgilerle çizilmesinin gözü daha güzel göstereceğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah göz kalemi, siyah saçlı, esmer tenli bayanlar için çok uygundur. Esmerler dışındaki bayanlarda bu renkte bir göz kalemi ve eyeliner çok koyu sayılabilir.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz tenli kadınlar yumuşak kahverengi ya da gri tonlarını tercih etmelidirler. Gece ise, göze sürülen fara uyan renkli bir kalem tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eyeliner'ı çok ince uçlu bir fırçayla sürmek güzel bir görüntü oluşturacaktır. Eğer eyeliner sürmeyi bir türlü beceremiyorsanız işte size bir öneri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mümkün olduğunca aşağıya doğru bakın ve elinizle gerdiğiniz üst gözkapağınızdaki kirpiklerin dibine mümkün olduğunca yakın bir çizgi çekin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çizgi göz kuyruğunda sona ermeli, dışa doğru uzamamalıdır. Alt gözkapağına kesin bir çizgi çizmek istemiyorsanız, buraya eyeliner'la yanyana noktalar yapın veya eğrilemesine kısa kısa çizgiler çizin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen gözün üst kapağındaki kirpiklerin altına çizgi çizilmesi de hoş bir görünüm kazandırır. Bunun da yine ince ve düzgün olmasına dikkat edin. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-9090801945729211467?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/9090801945729211467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/gz-kalemi-ve-eyeliner-nasl-kullanlr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/9090801945729211467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/9090801945729211467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/gz-kalemi-ve-eyeliner-nasl-kullanlr.html' title='Göz kalemi ve eyeliner nasıl kullanılır'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmzqafJL0I/AAAAAAAADu8/LMpCx--xu6U/s72-c/makyaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-705419267903262758</id><published>2008-07-01T05:19:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:29.704+02:00</updated><title type='text'>Kelepçe sandaletler</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmV9cZiLCI/AAAAAAAADsk/Ak9M-v52LjI/s1600-h/cuffsandal_jeffreycampbellk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217866526113279010" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 165px; CURSOR: hand; HEIGHT: 133px" height="144" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmV9cZiLCI/AAAAAAAADsk/Ak9M-v52LjI/s200/cuffsandal_jeffreycampbellk.jpg" width="175" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Önü açık kısa botlar ve gladyatör ayakkabılar bu yazın resmi ayakkabısı seçildi. Her yerde varlar. O kadar çoklar ki; şimdi değişiklik zamanı diyerek hibrit modelleri etrafı sarmaya çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yeni modelin illaki bilekte kelepçe tabir edilen kalınca bir parçası var. Ancak konumlandığı sandaletin üzeri açık, ya parmak arası, ya bantlı ya da tek parmaklı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazın trendi bu ayakkabı, kelepçe sandalet (cuff sandal) adını alıyor. Topuklu ve düz modelleri bileği sarıyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmVT4H8CRI/AAAAAAAADsM/tI87iRI0QfU/s1600-h/cuffsandal1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217865812001163538" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmVT4H8CRI/AAAAAAAADsM/tI87iRI0QfU/s400/cuffsandal1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Patricia Pepe, Steve Madden, Topshop&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmVedZTiPI/AAAAAAAADsU/OmXwIOLYl98/s1600-h/cuffsandal2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217865993804810482" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmVedZTiPI/AAAAAAAADsU/OmXwIOLYl98/s400/cuffsandal2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Jeffrey Campbell, Asos, Morgana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmVnqXzjRI/AAAAAAAADsc/CuaZyUb3d3k/s1600-h/cuffsandal3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217866151907003666" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmVnqXzjRI/AAAAAAAADsc/CuaZyUb3d3k/s400/cuffsandal3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Irregular Choice, Maison Martin Margiela, Irregular Choice&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-705419267903262758?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/705419267903262758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/kelepe-sandaletler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/705419267903262758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/705419267903262758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/kelepe-sandaletler.html' title='Kelepçe sandaletler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmV9cZiLCI/AAAAAAAADsk/Ak9M-v52LjI/s72-c/cuffsandal_jeffreycampbellk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1179989511618008413</id><published>2008-07-01T05:14:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:29.932+02:00</updated><title type='text'>Güzelliğin 6 kuralı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmTqs2PhqI/AAAAAAAADsE/T0x26siRjxw/s1600-h/laura4391.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217864005087889058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmTqs2PhqI/AAAAAAAADsE/T0x26siRjxw/s200/laura4391.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Eğer genç ve güzel görünmek istiyorsanız bu altı ipucunu dikkate almalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Salatalık sürün canlanın&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün&lt;br /&gt;1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İyi bir uyku çekin&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kırışıklıklara meyve&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dudaklar balla parlasın&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kuru cildin ilacı gül&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1179989511618008413?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1179989511618008413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gzelliin-6-kural.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1179989511618008413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1179989511618008413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gzelliin-6-kural.html' title='Güzelliğin 6 kuralı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmTqs2PhqI/AAAAAAAADsE/T0x26siRjxw/s72-c/laura4391.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-52491643585638928</id><published>2008-07-01T05:08:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:30.271+02:00</updated><title type='text'>aşkın bilinmeyenleri...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmRxKlgCFI/AAAAAAAADr0/9nxGP9esUnM/s1600-h/ask.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217861917126690898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmRxKlgCFI/AAAAAAAADr0/9nxGP9esUnM/s200/ask.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bugüne kadar aşk hakkında bir çok kitap okumuş, bir çok film izlemiş yada bir çok müzik dinlemiş olabilirsiniz. Fakat hala aşk hakkında bilmediğiniz bazı şeyler olduğunu düşünüyorsanız, o zaman bir de saklı kalmış aşk bilmecesini çözün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk delisi&lt;br /&gt;Aşkın insanı kör ettiği ne kadar doğru bilinmez ama deli ettiği yapılan araştırmalarla da kanıtlanmış. Bu araştırmaya göre ileri derecede takıntılı olan kişilerin beyinlerinde görülen değişiklikler&lt;span class="fullpost"&gt; aşık olan birinin beynindeki değişikliklerle aynıdır. Bu da demek oluyor ki aşık olunca delirmek mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Narın gücü&lt;br /&gt;Cinsel yaşamınıza renk katmanın yolu nar tanelerinden geçiyor. Yapılan araştırmalara göre narın içinde bulunan A vitamini testestoron ve östrojen seviyesini yükseltiyor. E vitamini doğurganlığı arttırıyor, C vitamini de kişinin kendini mutlu hissetmesine sebep oluyor. Bu nedenle size tavsiyemiz eşinizle bol bol nar yemeniz olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En uzun öpüşme&lt;br /&gt;Eşinizle öpüşme sürenizi kimsenin geçemeyeceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü dünyanın en uzun öpüşmesi yaklaşık 31 saat 30 dakika ve 30 saniye sürdü. Bu rekoru kıran çift Guinness Rekorlar Kitabına girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın sayısı&lt;br /&gt;Hayatınızda kaç kere aşık olabileceğinizi düşündünüz mü? Siz bu sorunun cevabını düşünürken bilim adamları da boş durmamış ve bir araştırma yapmış. Bu araştırmaya göre bir kişi evlenene kadar 7 defa aşık olabiliyor. Bu sayı ortalama olsa da dünyadaki bir çok kişi bu durumu kabulleniyor. Eğer aşkı henüz bulamadıysanız ümidinizi yitirmeyin; çünkü insan tek bir kere aşık olmuyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekici erkekler&lt;br /&gt;Spor salonunda erkeklerin gözünüze yakışıklı görünmesinin sebebi terli vucutları olabilir. Nasıl mı? Yapılan bir araştırma ile erkeklerin terlerinde bulunan kimyasalların kadınları tahrik ettiğini kanıtladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek aşk&lt;br /&gt;Siz ilk aşkınızla mı evlendiniz bilinmez, ama her beş insandan biri ilk aşkıyla evlenme şansını yakalıyor.Eğer siz de hala bekarsanız ilk aşkınızı aramaya başlasanız iyi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En uzun evlilik&lt;br /&gt;Siz kendi evliliğinizin en uzun evlilik olacağını düşünüyor olabilirsiniz. Fakat Tayvanlı bir çift bu düşüncenin önüne geçiyor. Guinness Rekorlar Kitabı ‘na giren bu çift tam 85 yıl evli kalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzüğün sırrı&lt;br /&gt;Evlilik yüzüğünüzü neden sol elinize taktığınızı düşündünüz mü? Aslında bu gelenek eski Mısırlılara kadar uzanıyor. O dönemde Mısırlılara göre aşka giden damarlar sol elin işaret parmağından geçiyordu. Bu inanış yıllar içinde değişmedi ve günümüze kadar geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öpücük gerçeği&lt;br /&gt;Bu bölümü eşinize okutsanız iyi olur çünkü yapılan araştırmalar işe gitmeden önce eşleriyle uzun bir öpücükle vedalaşan erkeklerin öpmeyenlere oranla beş yıl daha uzun yaşadığını ortaya koymuştur. Bu da öpüşmenin ne kadar faydalı olduğunu bir kez daha gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlişkinin vazgeçilmezi&lt;br /&gt;Hayatınızın ne kadarı öpüşmekle geçti; hiç hesapladınız mı? Bu sorunun cevabını düşünürken şunu söyleyebiliriz; bir insan hayatı boyunca yaklaşık 20.160 dakika öpüşüyor. Bu da oldukça uzun bir süre gibi görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Romantizmin kalbi&lt;br /&gt;Belki balayına gidemediniz ya da nereye gideceğinizi düşünüyorsunuz. O zaman size Paris’teki Eifel Kulesi’ni tavsiye ederiz; çünkü yapılan araştırmalara göre dünyanın en romantik yeri orası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafanız ve Kalbiniz&lt;br /&gt;Öpüşürken başınızı ne tarafa doğru eğiyorsunuz? 124 çift arasında yapılan araştırmaya göre çiftler başlarını sağ tarafa doğru eğiyorlar. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-52491643585638928?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/52491643585638928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/akn-bilinmeyenleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/52491643585638928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/52491643585638928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/akn-bilinmeyenleri.html' title='aşkın bilinmeyenleri...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmRxKlgCFI/AAAAAAAADr0/9nxGP9esUnM/s72-c/ask.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-993740800114836</id><published>2008-07-01T04:56:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:30.471+02:00</updated><title type='text'>Göğüslerim o Kadar büyük değil</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmQYbuZ3FI/AAAAAAAADrs/CCNdpadFjFU/s1600-h/ebru+salli.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217860392719080530" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmQYbuZ3FI/AAAAAAAADrs/CCNdpadFjFU/s200/ebru%2Bsalli.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;EBRU ŞALLI, ÜSTSÜZ POZLARININ BASINA SIZDIRILMASI YÜZÜNDEN ZOR GÜNLER GEÇİRDİĞİNİ SÖYLEDİ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şallı, 'İyi bir kare elde etmek için yüzlerce poz çekiliyor. Bu tür pozlarda yandan görünüm ve önden görünüm farklı sonuçlar veriyor. Fotoğrafların basının eline geçmesinde firmanın suçu yok. Fotoğrafçıdan şüpheleniyorum' dedi. Mayo firması için yıllardır poz verdiğini söyleyen Şallı, 'Ayrıca benim o kadar büyük göğüslerim yok.&lt;span class="fullpost"&gt;  Fotoğraflarda biraz photoshop da var. Göğüslerim büyütülmüş' dedi. Basında yer alan fotoğraflar yüzünden ailesi ile bir problem yaşamadığını da dile getiren Ebru Şallı, 'Bir daha mayolu poz vermeyebilirim' diye konuştu.  &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-993740800114836?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/993740800114836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gslerim-o-kadar-byk-deil.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/993740800114836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/993740800114836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gslerim-o-kadar-byk-deil.html' title='Göğüslerim o Kadar büyük değil'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmQYbuZ3FI/AAAAAAAADrs/CCNdpadFjFU/s72-c/ebru%2Bsalli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-266366349208532008</id><published>2008-07-01T04:51:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:30.683+02:00</updated><title type='text'>Kırışıklar için kolay tarifler</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmOUJFTj7I/AAAAAAAADrk/iZxGf2MdznU/s1600-h/gogus_dekolte.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217858119972130738" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmOUJFTj7I/AAAAAAAADrk/iZxGf2MdznU/s200/gogus_dekolte.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Alnınıza C Vitamini Gençleştirici DHEA hormonu tüm eczanelerde yok satıyor. DHEA hormonunun içerdiği etkili maddeleri, ayrıca avokadoda da bulabilirsiniz. Alın bölgeniz için, 2 hafta boyunca her akşam limon suyu ile avokado tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü limon suyunda bulunan C vitamini, avokadoda bulunan maddelerin etkisini artırır. 4 gün içerisinde etkisini göstermeye başlar.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız Çevresine Soya Yüzünüzde burun çevresinde başlayıp, ağız bölgesinde biten bir çizginin oluşmasını istemiyorsanız, doğal maddeler ve masajla kolayca önleminizi alabilirsiniz. Bunun için, bolca soya ürünü tüketin. Çünkü bu ürünler, flavonoit olarak adlandırılan hücre koruyucu maddeler içerirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu maddeler aynı zamanda bazı bakım kremlerinde de bulunuyor. Flavonoit içeren kremleri problemli bölgelerin üzerine sürüp, 5 dakika kadar parmak uçlarınızla dairesel hareketlerle masaj yapın. Her gün kullandığınız takdirde, 2 hafta içerisinde etkili bir sonuç almanız mümkün olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Üst Dudağa Zeytinyağı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;ÜST dudak çevresi çoğu zaman ihmal edilir. Oysa bu bölge hızla nem kaybına uğrar. Bu durumda en büyük yardımcınız zeytin. Üst dudağınıza birkaç damla zeytinyağı sürüp, parmak uçlarınızla hafifçe üzerine vurun. Bu hareket kan dolaşımını hızlandırır. Yağ ise cildi yumuşatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dekolteye Yeşil Çay&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bu zeytinyağlı dudak bakımına ek olarak her gün 2 kez yüz jimnastiği yapın. Bunların etkisi 2 hafta içinde görülebilir. Cildin çok hassas olması nedeniyle, boyun ve dekolte bölgesi ince çizgilerin ilk belirdiği bölgedir. En etkili çözüm yolu ise; yeşil çaydır. Günde 3 fincan yeşil çay için. Bunun yanında cildinize bir de maske uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil çay içeren bir kremi boyun ve dekolte bölgesine kalınca sürün. 15 dakika sonra yüzünüzü ılık suyla iyice temizleyin. Yeşil çayın bileşiminde bulunan vitaminler, metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlar. Bu da cilt altında bulunan bağ dokusunu sıkılaştırır. Maske tamamlandıktan sonra cilt kalıcı bir etkiye sahip olur. Çay içerek de bu etkiyi koruyabilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-266366349208532008?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/266366349208532008/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/krklar-iin-kolay-tarifler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/266366349208532008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/266366349208532008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/krklar-iin-kolay-tarifler.html' title='Kırışıklar için kolay tarifler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmOUJFTj7I/AAAAAAAADrk/iZxGf2MdznU/s72-c/gogus_dekolte.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7758779264542732192</id><published>2008-07-01T04:42:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:30.841+02:00</updated><title type='text'>Doğal bakım yöntemleriyle tepeden tırnağa güzellik</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmNFeA8dBI/AAAAAAAADrc/RdQlRIvMuVk/s1600-h/manken.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217856768381318162" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmNFeA8dBI/AAAAAAAADrc/RdQlRIvMuVk/s200/manken.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Güzellik, kadınların yüzyıllardır değişmeyen ortak tutkusu. Bu uğurda her türlü zahmete katlanmaya da razıyızdır aslında. Oysa güzelleşmek için mutlaka neşter altına yatmanız ya da laboratuarlara girip yeni karışımlar keşfetmenize gerek yok! Bazı basit bakım yöntemleriyle tepeden tırnağa güzelleşmenin mümkün olduğunu belirten Medical Park Bursa Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. Sibel Ünlüiskit, kadınlara güzellik tüyoları verdi: &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçlara yumurta ve zeytinyağı Yazın güneş, deniz ve havuz suyu da saçların nem kaybına uğramasına,renk açılmasına yol açabilir. Özellikle boyalı saçları olanlarda zararlar daha fazla gerçekleşir. Bone kullanımı bu sorunları engellemesi açısından çok önemlidir. Saç bakım ürünlerinin UV filtresi içermesi de koruma sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaliteli saç ürünleri kullanmaya özen gösterin. Zira şampuan ve saç ürünlerinin 'ammonium laurel sulfate' ya da silikon içerenleri saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor.&lt;br /&gt;Kurumuş ve yıpranmış saçlarımıza parlaklık vermek ve beslemek için ise zeytinyağı, hintyağı gibi yağlardan ve protein açısından da yumurtadan yararlanabilirsiniz. Üstelik bu uygulamalar, uzun yılardır kadınların güzellik bakımında tercih ettikleri doğal yöntemler olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnaklarınızı nemlendirin&lt;br /&gt;Tırnaklarınızın kırılmaması ve estetik görünümünü koruması için temizlik yaparken kullandığınız deterjanlardan eldiven takın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnaklara alkol içeren losyonlar kullanmaya özen gösterin.&lt;br /&gt;Beslenmenizde; demir, kalsiyum, potasyum, çinko, B vitamini içeren yiyecekler ve bol su tüketmeye özen gösterin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korumanın yanı sıra tırnak kenarlarını hafif fırçalayarak kan dolaşımını hızlandırabilir, çevresine besleyici kremlerle masaj uygulayarak güçlenmelerine yardımcı olabilirsiniz.&lt;br /&gt;Tırnak çevresini sürekli nemlendirmek ve kurumasını engellemek şeytan tırnaklarını önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski ojenizi çıkarırken kullandığınız asetonun nemlendirici özelliği olmasına da dikkat edin. Böylece tırnaklarınızı de beslemiş olursunuz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Tırnaklarınızı çok fazla dipten kesmemeye dikkat edin.&lt;br /&gt;Tırnaklarınızı sadece tek bir yönde törpüleyin; ileri ve geri törpülemek tırnaklarınızı daha güçsüzleştireceğinden kırılmalara ve çatlamalara yol açacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın ki; ojesiz tırnaklar korunmasızdır, bu yüzden koyu renkleri sevmeseniz de, en azından bir kat cila sürmeyi ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;Mükemmel görünüme süreklilik kazandırmak isteyen kadınlar, protez tırnak kullanmayı tercih edebilirler. Kırılma ve çatlama sorunu olanlarda kötü görüntüyü hızla düzelten bu yöntem 6 ay kadar kalabiliyor. Yaklaşık 2 saat süren uygulamada akrilik veya jel kullanılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boynunuz yaşınızı ele verir&lt;br /&gt;Yaşı ele veren boynunuzun kuğu gibi olmasını istiyorsanız, öncelikle boyun kaslarınızın çalıştırmanız çok önemli. Boyun kaslarına gereken özen gösterilmezse yatay çizgilenme oluşur. Yapacağınız boyun egzersizleriyle kasların iyi çalışması sayesinde boyun bölgesi gerginliğini korur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyun derisi yumuşak ve yağ oranı açısından fakirdir; bu dengenin sağlanması açısından da kasların iyi çalışması son derece önemlidir.&lt;br /&gt;Boyun derisinin kurumaması çok önemli. Boyun bakımı için üretilen kremler dokuları beslediği gibi, ölü hücreleri de yok eder. Aynı zamanda kırışıklıkların oluşumunu da engeller.&lt;br /&gt;Boynu uzun süre güneşte tutmak da son derece zararlıdır. Eğer uzun süre güneşte kalacaksa, mutlaka boyun derisini güneşten koruyacak bir krem kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;Boynunuza bakım yaparken; geceleri yatmadan önce tonik ardından da besleyici bir krem uygulamalısınız. Krem, cildinizin yorgunluğunu giderir ve daha canlı kalmasını sağlar. Bütün bunlardan sonra cildinize masaj yapabilirsiniz. Masaj hem rahatlatacak, hem de sıkılaşmasını sağlayacaktır.&lt;br /&gt;Boyun bölgesinin bir fırça yardımıyla fırçalanması deriye esneklik kazandırır. Fırça kan dolaşımını artırır ve daha sonra sürülecek maddelerin deri altına sızmasını sağlar. Ancak kesinlikle naylon fırça kullanılmamalı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cildiniz için birkaç dakika ayırın&lt;br /&gt;Yaşımıza ve cilt tipimize göre bakım ürünleri kullanarak yapacağımız bakımlarla cildimize sağlık, parlaklık ve canlılık kazandırmamız mümkün. Unutmayın; günde birkaç dakikanızı ayırarak cildinizin sağlıklı ve genç kalmasını sağlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakımın ilk basamağı temizliktir ve asla ihmal edilmemesi gerekir. Cilt temizlenmeden kullanılan kremlerden yeterince yararlanılamaz.&lt;br /&gt;Düzenli olarak uyguladığınız peeling, cildinizi aydınlatır. Peeling ürünüyle dairesel hareketler yaparak nazik bir şekilde baskı uygulayın ve masaj yapın. Ardından cildinizi suyla temizleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cildimizi uygun bir nemlendiriciyle nemlendirmek ve aynı nemlendiricinin anti-aging özeliklerinden faydalanmak mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük bakımların yanı sıra, aylık uygulanan cilt bakımları da cilt sağlığına olumlu katkı sağlar. Sivilceli ciltlerin tedavisinde de çok etkili olan cilt bakımları, aynı zamanda ilerleyen yıllarla birlikte kaybedilenleri yerine koymak için de bulunmaz fırsattır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudaklarınız çatlıyor mu?&lt;br /&gt;Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce kurumasını ve çatlamasını önlemelisiniz. Unutmayın; bakımlı dudaklar güzelliğinizin önemli bir tamamlayıcısıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır.&lt;br /&gt;Özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yapmalısınız.&lt;br /&gt;Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı, çünkü bunu bir anda gideremezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dik göğüsler için önce sıcak sonra soğuk duş&lt;br /&gt;Göğüs bölgesini sık sık nemlendirmeyi ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;Sutyen alırken sıkı olmamasına dikkat edin ve alttan destekli olanları tercih edin.&lt;br /&gt;Önce sıcak sonra soğuk duş alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bölgenin hassasiyetine ve ihtiyacına uygun ürünler tercih edin.&lt;br /&gt;Yastık seçimine çok özen gösterin.&lt;br /&gt;Sandalyeye sırtınızı dayayarak dik oturun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bacaklara UV korumalı krem&lt;br /&gt;Bacakların sağlıklı bir cilt görünümüne kavuşması, ancak iyi bir kan dolaşımına sahip olmakla mümkündür. Dolaşımı artırmanın sağlamanın en iyi yolu ise masaj ve spor yapmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz; kan akımını hızlandırır, bacak kaslarınızı besler, gerginlik ve sıkılık sağlar. Kasları çalıştıracak, ancak aşırı gelişimine neden olmayacak sporlar, güzel bir bacak görünümü sağlar. Yürüyüş, step, aerobik ve yüzme önerilebilir.&lt;br /&gt;Yürüyüşte kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz sonrası kaslarda biriken atık zararlı maddelerin atılımı için iyi bir dinlenme gereklidir. Yorgun bacaklarınızı mutlaka dinlendirin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklarınız kalbiniz seviyesinde olsun. .&lt;br /&gt;Ayağınızı, bacaklardan başlayıp topuğa dek kremleyin.&lt;br /&gt;Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel sütler ile daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzünüze gösterdiğiniz özeni mutlaka bacaklarınıza da göstermelisiniz. Kullanacağınız ürünlerin güneşin zararlı etkilerinden koruması için mutlaka UV filtresi içermesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayaklarınızı masajla rahatlatın&lt;br /&gt;Vücut ağırlığını taşıyan, bütün günü ayakkabı içinde geçiren ayaklar bakıma en çok ihtiyaç duyan bölgelerden biridir. Akşam eve yorgun gelen ayakların masajla rahatlatılması, hem sağlık hem de kişinin rahatı açısından önemlidir. Bu amaçla üretilen masaj aletleri kullanılarak ayaklarınızı rahatlatabilirsiniz. Refleks noktalarına da masaj yapabilen aletler, toksinlerin atılmasını da sağlıyor.&lt;br /&gt;Masaj sonrasında, ayaklara yönelik üretilen bir bakım kremiyle ayaklarınızı nemlendirerek bakımınızı tamamlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnaklarınızı kesinlikle çok kısa kesmeyin. Özellikle düz kesmeye özen göstererek, batık oluşumunu engelleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mantar gibi hastalıklardan korunmanız açısından da pedikür yaptırırken kendi özel aletlerinizi kullanmayı tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deride kalınlaşma ve nasırlaşma eğilimi olan ayaklarda, ölü hücrelerden arındırma önemli bir adımdır. Uygun ürünlerle yapılan düzenli bakımla, ayak tabanındaki deri kalınlaşması ve nasırlaşma belirli oranda azaltılabilir. Bu ürünlere rağmen sorun oluşuyorsa, doktor tavsiyesi ile daha farklı uygulamalara gereksinim duyulabilir.&lt;br /&gt;Ayaklardaki terlemeden ve kokudan, günümüzde artık sunulan çok fazla ürün çeşidiyle kurtulabilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7758779264542732192?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7758779264542732192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/doal-bakm-yntemleriyle-tepeden-trnaa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7758779264542732192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7758779264542732192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/doal-bakm-yntemleriyle-tepeden-trnaa.html' title='Doğal bakım yöntemleriyle tepeden tırnağa güzellik'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmNFeA8dBI/AAAAAAAADrc/RdQlRIvMuVk/s72-c/manken.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3807860223985211513</id><published>2008-07-01T03:28:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:33.188+02:00</updated><title type='text'>Brezilya Moda Haftası</title><content type='html'>Brezilya moda haftasında tanıtılan kıyafetler ve bikiniler.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXf-FQueI/AAAAAAAADtU/XaCRsfsFXNE/s1600-h/6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217868218782235106" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXf-FQueI/AAAAAAAADtU/XaCRsfsFXNE/s400/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXgE0xTXI/AAAAAAAADtc/sRnaa-xWod0/s1600-h/7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217868220592115058" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXgE0xTXI/AAAAAAAADtc/sRnaa-xWod0/s400/7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXgEas42I/AAAAAAAADtk/aLG5E_NNKUs/s1600-h/8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217868220482773858" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXgEas42I/AAAAAAAADtk/aLG5E_NNKUs/s400/8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXgZH0OiI/AAAAAAAADts/qb2Daupnzs4/s1600-h/9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217868226040707618" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXgZH0OiI/AAAAAAAADts/qb2Daupnzs4/s400/9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXgVGCIZI/AAAAAAAADt0/kPGJqJC0Zg8/s1600-h/10.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217868224959488402" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXgVGCIZI/AAAAAAAADt0/kPGJqJC0Zg8/s400/10.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGK-8flI/AAAAAAAADss/bUHMi9W5pQw/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217867775568805458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGK-8flI/AAAAAAAADss/bUHMi9W5pQw/s400/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGVRxemI/AAAAAAAADs0/SWlnAbExg4U/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217867778332129890" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGVRxemI/AAAAAAAADs0/SWlnAbExg4U/s400/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGVJKw1I/AAAAAAAADs8/wur6nz36Cx4/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217867778296038226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGVJKw1I/AAAAAAAADs8/wur6nz36Cx4/s400/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGhiiRKI/AAAAAAAADtE/aFE2vc-mL2M/s1600-h/4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217867781623661730" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGhiiRKI/AAAAAAAADtE/aFE2vc-mL2M/s400/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGqi5f-I/AAAAAAAADtM/JYs3fdyHupc/s1600-h/5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217867784041103330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXGqi5f-I/AAAAAAAADtM/JYs3fdyHupc/s400/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3807860223985211513?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3807860223985211513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/brezilya-moda-haftas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3807860223985211513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3807860223985211513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/brezilya-moda-haftas.html' title='Brezilya Moda Haftası'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SGmXf-FQueI/AAAAAAAADtU/XaCRsfsFXNE/s72-c/6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5854417278535363862</id><published>2008-06-26T15:58:00.000+03:00</published><updated>2008-06-26T15:59:08.338+03:00</updated><title type='text'>Uzun Süreli Adet Görme Neden Olur</title><content type='html'>Bir adet döneminde görülen kanama miktarının veya gününün artması durumudur Normal şartlarda devam eden adet kanamasının en azda tutulmasında rahim kaslarının kasılmasının etkinliği çok önemlidir. Bunun yanında adet döngüsünde yumurtlamanın gerçekleşmesiyle devreye giren progesteron hormonunun uygun seviyelerde kalması da kanamanın kabul edilebilir düzeyde kalmasını sağlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mekanizmalardan birindeki bozukluk kanamanın normalden fazla olmasını ve uzun sürmesine neden olur. Rahim kaslarının kasılma işlevini bozan miyom veya adenomiyozis gibi durumlar sıklıkla bu duruma neden olurlar.Spiral kullanımı rahim içinde yarattığı kitlesel etkiyle rahmin kasılma işlevini bozarak adet  kanaması miktarının artmasına neden olabilir. Korunma iğneleri ve implanon da kanama miktarını artırabilen diğer nedenler arasında sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumurtlama olmadan gerçekleşen adet döngüsü kanamanın gecikmeli bir şekilde ve normalden fazla olarak gerçekleşmesine neden olabilir. Polikistik over adı verilen durumda yumurtlama bozukluğu sürekli bir hal almıştır ve gecikmeler sonrasında aşırı kanama bu durumun sık rastlanan bulgularından biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farkında olunmayan bir gebeliğin düşükle sonuçlanması da kendini adet gecikmesi sonrasında başlayan yoğun bir kanama şeklinde gösterebileceğinden tanı aşamasında bu durum mutlaka göz önünde bulundurulur.Rahim iç tabakasında meydana gelen enfeksiyonlar da kanamaların uzun sürmesine ve normalden fazla kan kaybedilmesine neden olabilmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5854417278535363862?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5854417278535363862/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/uzun-sreli-adet-grme-neden-olur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5854417278535363862'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5854417278535363862'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/uzun-sreli-adet-grme-neden-olur.html' title='Uzun Süreli Adet Görme Neden Olur'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5682868829479159120</id><published>2008-06-26T15:56:00.000+03:00</published><updated>2008-06-26T15:57:57.783+03:00</updated><title type='text'>Koltuk altı terlemesine çözüm</title><content type='html'>Koltuk atıterlemeleri, birçok insanı zor durumda bırakan bir sorun. Sorununçözümü için uygulanan bazı yöntemlerse geçici ve sürekli tekrar isteyenyöntemler. Bir süre Almanya'da katıldığı bir konferansta bu sorunakalıcı çözüm için çalışmalarda bulunan Profesör Erol Kışlaoğlu, sorunukökten çözecek bir yöntemin artık uygulanabildiğini belirtiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof.Erol Kışlaoğlu, bu tekniğin, lokal anestezi altında yarım saat içinde,hatta bir öğle tatilinde bile kolayca uygulanabilecek bir yöntem olup,esas olarak özel bir liposuction aleti ile koltuk Operasyon lokal anestezi ile yapıldığı için hastanın aynı gün işine dönmesi sağlanıyor.&lt;br /&gt;Prof.Erol Kışlaoğlu, koltuk altı bölgesinin kola giden ana damar vesinirlerin bulunduğu bir bölge olduğu için bu operasyonun mutlakaplastik cerrahi uzmanı ve bu konuda ayrıca eğitim görmüş uzmanlartarafından yapılması gerektiğinin altını çiziyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işlemin,bir liposuction olmadığını ve normal liposuction aletleriyleyapılamayacağını da belirten Prof. Kışlaoğlu, bu işlem için özel olaraktasarlanmış liposuction aletlerinin kullanılması gerektiğini ifade ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yöntem, uygun şekilde yapıldığı taktirde sonuç kalıcı ve ömür boyu oluyor.&lt;br /&gt;Dahaönceleri koltuk altı ve vücudun diğer yerlerindeki terlemeleri gidermekiçin uygulanan yöntemler 6 ayda bir tekrarlanması gerekiyordu.&lt;br /&gt;Yçntem, ehliyetsiz kişilerce yapılması halinde damar ve sinirlerin hasar görmesine yol açabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MERAK EDİLEN SORULAR:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Koltuk altındaki ter bezlerini nasıl emiyorsunuz?&lt;br /&gt;İşlem hem emen hemde kazıyan özel bir liposuction aleti ile yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İşlem anestezi altında mı yapılıyor?&lt;br /&gt;Buyeni teknik lokal anestezi altında yarım saat içinde, hatta bir öğletatilinde bile kolayca uygulanabilecek bir yöntemdir. Hasta dilersegenel anestezi ile de uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bütün ter bezleri alınıyor mu?&lt;br /&gt;Amaç aşırı terlemeyi engellemek olduğu için tamamını almıyor bir miktar bırakıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Operasyondan sonra kişi koltuk altından hiç mi terlemiyor?&lt;br /&gt;Çok az terler, aşırı terleme ortadan kalkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kalıcı bir işlem mi? Tekrarlanması gerekiyor mu?&lt;br /&gt;Kalıcı bir işlemdir.Tekrarı gerekmez, fakat bazı durumlarda ilk operasyon yeterli gelmezse ikinci uygulanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ter bezlerinin alınması ileride soruna yol açmaz mı?&lt;br /&gt;Hiçbir soruna yol açmaz, çünkü tamamı alınmıyor yalnızca aşırı terleme engelleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kaç yaşın üstündekilere yapıyorsunuz?&lt;br /&gt;16 yaşından itibaren herkese uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kimlere yapılamaz?&lt;br /&gt;Her kese uygulanabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5682868829479159120?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5682868829479159120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/koltuk-alt-terlemesine-zm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5682868829479159120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5682868829479159120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/koltuk-alt-terlemesine-zm.html' title='Koltuk altı terlemesine çözüm'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3336764237371610156</id><published>2008-06-24T01:15:00.000+03:00</published><updated>2008-06-24T01:16:46.336+03:00</updated><title type='text'>Seksi görünmenin yolları</title><content type='html'>Dar bir tişört, parlak ve kırmızı dudaklar gibi ufak tefek dokunuşlarla seksi bir görünüme kavuşabilirsiniz. Bütçeniz ya da yaşınız ne olursa olsun seksi görünebilirsiniz.İşte seksi görünmek için deneyebilecekleriniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Sıradan kıyafetlerinizin dışına çıkın Çıplakken eşinizin veya sevgilinizin gömleğini ya da ceketini giyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Kırmızı bir ruj sürün Pastel renkler trend olabilir ancak kırmızı ruj ve beyaz ten her zaman baştan çıkarıcıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Bir şapka bulun Klasik bir şapkanız olsun. &lt;br /&gt;Şapkalı takıp çıkarırken tüm seksiliğinizi kullanın ve karşınızdakini &lt;br /&gt;cezbedin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Saçlarınızı toplayın&lt;br /&gt;Saçlarınızı geriye doğru toplayın. Hafif bir makyaj yapın. Başınızı geriye doğru atın ve boynunuzun ortaya çıkmasını sağlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Siyahın seksiliğini kullanın&lt;br /&gt;Siyah bazen çok seksi olabilir. Giysilerinizi, takılarınızı siyah ağırlıklı alarak seksi olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Egzotik bir bakış edinin&lt;br /&gt;Kadınlığı öne çıkaran etnik kıyafetler edinin. Çin, Hint ya da Arap kıyafetleriyle egzotik bir hava yakalayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Kendinizi gizleyin&lt;br /&gt;Kendinizi açıkça ortaya koymak yerine güneş gözlüklerinin ardına gizlenmek de sizi seksi kılabilir. Saçlarınızı gözlükle toplamanız bile sizi seksi yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Görkemli bir çıkış yapın&lt;br /&gt;Sürprizlerin hepsi seksidir, randevu için giyeceğiniz seksi bir elbise, makyaj ve ayakkabılarınızla mükemmel görünebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Dokunulduğunda yumuşaklık hissi veren, yumuşak kumaşları deneyin&lt;br /&gt;Saten, ipek, kaşmir gibi dokunulduğunda yumuşaklık hissi veren kumaşlardan hazırlanan kıyafetler giyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Oyun oynayın&lt;br /&gt;Göğüslerinizi açıkta bırakmaya ya da dantele ihtiyacınız yok. Sadece dik durun ve kendinizin farkında olarak güzelliğinizi ortaya çıkaran, yakışan kıyafetler giyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3336764237371610156?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3336764237371610156/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/seksi-grnmenin-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3336764237371610156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3336764237371610156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/seksi-grnmenin-yollar.html' title='Seksi görünmenin yolları'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-4211600642413092322</id><published>2008-06-16T10:07:00.000+03:00</published><updated>2008-06-16T10:08:23.936+03:00</updated><title type='text'>Mutsuz başlayan bir evlilik nasıl düzelir</title><content type='html'>Böyle bir eş ve evlilik hayal etmemiştiniz. Ailenizin, arkadaşlarınızın etkisinde ya da bunalımlı bir zamanınızda karar verdiniz. Ama hayal kırıklığına uğradınız. "Hiç hayal etmediğim bir insanla hayal bile edemeyeceğim bir evlilik yaptım?" diye pişmanlık duyuyorsunuz. Başkaları evlilikle gül bahçesine girerken; kendinizi yıkılan hayallerinizin enkazı altında kalmış gibi hissediyorsunuz. "Keşke, keşke" deyip duruyorsunuz. Ya da severek evlendiniz; ama evlendikten sonra hiçbir şey istediğiniz gibi olmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ne düşünüyorsunuz? Başlamadan bitirmeyi mi? O kadar kolay mı bir insanın dünyasına girdikten sonra onu yüzüstü bırakıp kaçmak? &lt;br /&gt;Evlilik evcilik değil ki, "ben bu oyunu beğenmedim" deyip çekip gidesiniz? Öyleyse ne yapmalısınız? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce bütün gücünüzü toplayarak o enkazın altından kalkmaya çalışın. Şayet "ben bu enkazın altından kalkamam" der umudunuzu yitirirseniz, orada öylece çürür gidersiniz. Unutmayın bazen enkazlar altından defineler çıkar. Gül bahçeleri ise bir hazanda solup gider. Belki enkaz kabul ettiğiniz evliliğinizin altında büyük bir mutluluk definesi gizlidir. Beyninizi o defineyi bulmak için çalıştırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eee, ne de olsa define bulmak o kadar da kolay değil. Yorulacak, acı çekecek, üzülecek ve gözyaşı dökeceksiniz. Ama defineyi bulduktan sonra da ömür boyu mutlu olacaksınız. Hiçbir şey kolay değil ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Neden bunca zahmete katlanayım derseniz?" Hayatta hiçbir şey kolay elde edilmiyor. Tepesinde yakıcı yaz sıcağını hissetmeyen meyve, olgunlaşmıyor. İmtihan sıkıntısını çekmeyen öğrenci başarı belgesini eline alamıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ekser insanlar, "hayatta yüzüm bir kez bile gülmedi, bundan sonra da güleceğini sanmıyorum" diyerek ümidini yitiriyor. Olayları gözünde büyütüp, hayatla olan bağlarını koparıyor. Eşinin her hareketini ters görüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa "ben bu evlilikte mutlu olacağım, kötü giden şeyleri azim ve irademle düzelteceğim" diyenler mutluluğu yakalıyor. Nitekim, tarih ümit ve azimle çalışanların başarı öyküleriyle doludur. Meselâ dünyanın en ünlü hatibi Cicero kekeme olduğu, Einstein 9 yaşına kadar konuşamadığı ve ailesinin onu özürlü sandığı, başarısız olduğu için okuldan atıldığı, Beethoven'in ise 9. Senfoni'yi sağırlık döneminde bestelediği, Edison'un iki bininci deneyinde bile vazgeçmeyip, durmadan çalışmak yüzünden gözleri yanıp dayanılmaz sancılar çekerek sonunda başardığı söylenir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada dua etmeyi de unutmamak gerekiyor. 30 yıl boyunca duanın gücünü araştıran Harvardlı bilim adamı Dr. Herbert Benson, bütün dua etme biçimlerinin stresi yatıştırdığını, bedeni sakinleştirdiğini ve şifalı gevşeme tepkisi uyandırdığını söylüyor. "Eşinizle oturun ve ellerinizi açın, birbiriniz için sesli dua edin. Dua etmek istediğinizden emin değil misiniz? O zaman bunun yerine sahip olduğunuz nimetleri saymayı deneyin. Her gün başınıza gelen üç iyi (büyük ya da küçük) şeyi yazın ve bu iyi şey neden gerçekleşti, diye sorun. 3 ay sonra ciddi derecede daha mutlu hale geldiğinizi göreceksiniz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınca.net&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-4211600642413092322?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/4211600642413092322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/mutsuz-balayan-bir-evlilik-nasl-dzelir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4211600642413092322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4211600642413092322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/mutsuz-balayan-bir-evlilik-nasl-dzelir.html' title='Mutsuz başlayan bir evlilik nasıl düzelir'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3527561590203884653</id><published>2008-06-16T10:04:00.000+03:00</published><updated>2008-06-16T10:06:38.139+03:00</updated><title type='text'>Yeni görüş diyeti</title><content type='html'>Tatile çıkmaya hazırlandığımız şu günler kumsalda fazla kiloları örtmekle uğraşmak yerine bir süreliğine bu diyeti uygulayabiliriz. Kahvaltı: Domates ve tatlı kırmızı biber dilimleri üzerine 1- 2 yemek kaşığı zeytinyağı; 2 karper büyüklüğünde sert peynir; yarım su bardağı süt; 4 adet zeytin. Öğle: 1 adet zeytinyağlı biber veya kabak dolma; salata (mısır, havuç, domates, kıvırcık marul karışımı az yağ eklenmiş); 1 kase yoğurt İkindi: 2 küçük top çikolata; 12 çilek veya 10 erik veya 1 dilim karpuz-kavun veya 1 orta boy meyve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam: 3 yemek kaşığı kuru soğanlı maydanozlu soya fasulyesi pilakisi; 1 orta boy levrek, somon balığı veya lüfer ızgara veya 8-9 adet sardalya, 12-15 adet hamsi, 7-8 adet tekir buğulama; 1 küçük kadeh kırmızı şarap; salata (mısır, havuç, domates, kıvırcık marul karışımı az yağlı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara: 1 adet taze meyve (Fransız, Akdeniz, Eskimo, Japon, Çin ve Meksika ekollerinin sentezi. Bu diyetle tüm erişkin bireyler -çocuk, gebe, yaşlı hariç- uyguladıkları süre içerisinde haftada ortalama 0.7 kg kilo kaybederler. Bu diyeti uygularken mutlaka haftada 4 kere 45 dakika orta tempoda yürüyüş yapın) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınca.net&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3527561590203884653?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3527561590203884653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/yeni-gr-diyeti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3527561590203884653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3527561590203884653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/yeni-gr-diyeti.html' title='Yeni görüş diyeti'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2705808799453617529</id><published>2008-06-13T18:34:00.000+03:00</published><updated>2008-06-13T18:35:05.433+03:00</updated><title type='text'>Göbeğinizi saklamanın yolları</title><content type='html'>Pantolon yandan fermuarlı olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl pantolonlar giymelisiniz?Önü düz, fermuarı yanda olan pantolonlar size göre. Bu model pantolon, size şehirli bir görünüp verip göbeğinizi gizleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl pantolonlar giymemelisiniz?&lt;br /&gt;Kalçalarınızı sımsıkı saran ve aşağı doğru bollaşan pantolonlardan uzak durmalısınız. Bol kesimli ve büyük cepli pantolonlar da size göre değil. Pilili pantolonlardan da uzak durun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceketten yardım alın&lt;br /&gt;Hangi ceket size göre?&lt;br /&gt;Göğüs hizasında kapanan ve karnınızı düz gösteren ceketleri seçmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki parçalı kıyafetler ideal&lt;br /&gt;Hangi elbise size uygun?&lt;br /&gt;Pamuklu kumaştan v yakalı elbiseleri tercih edebilirsiniz. Anvelop elbiseler de belinizi olduğundan ince göstererek göbeğinizi minimize etmeye yardımcı olur. Aslında elbiseden çok, iki parçalı kıyafetler size daha uygun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi elbise size uygun değil?&lt;br /&gt;Polyester veya likralı kumaştan elbiselerden uzak durmalısınız çünkü bunlar hatlarınızı belli eder ve göbeğinizi gizlemeye yardımcı olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne tür kıyafetlerden uzak durmalısınız?&lt;br /&gt;Pırıltılı veya likralı kumaştan yapılmış kıyafetleri tercih etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi aksesuar size göre?&lt;br /&gt;İnce bir şal gövdenize dökülür ve göbeğinizi kapamaya yardımcı olur. Küçük bir çanta da göbeğinizi gizlemek için bire bir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babydoll ideal model&lt;br /&gt;Nasıl bluzlar giymelisiniz?&lt;br /&gt;Tişört ve bluzlar söz konusu olduğunda göbek sorun teşkil ediyor. Ama endişelenmeyin, bu sorunu çözmeniz zor değil. Pamuklu veya keten kumaştan yapılmış baby-doll dediğimiz türde (göğsün altında bollaşan) bluzlar göğüsleri ön plana çıkarıp göbeğinizi saklamanıza yardımcı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl bluzlar giymemelisiniz?&lt;br /&gt;Kısa veya dar bluzlardan, tişörtlerden uzak durun. Bunlar göbeğinize dikkat çekmekten başka bir işe yaramayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pantolon yandan fermuarlı olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl pantolonlar giymelisiniz?&lt;br /&gt;Önü düz, fermuarı yanda olan pantolonlar size göre. Bu model pantolon, size şehirli bir görünüp verip göbeğinizi gizleyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl pantolonlar giymemelisiniz?&lt;br /&gt;Kalçalarınızı sımsıkı saran ve aşağı doğru bollaşan pantolonlardan uzak durmalısınız. Bol kesimli ve büyük cepli pantolonlar da size göre değil. Pilili pantolonlardan da uzak durun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İpuçları&lt;br /&gt;Dik durun.&lt;br /&gt;Toparlayıcı iç çamaşırı giyin.&lt;br /&gt;Vücudunuzun en iyi yerlerine dikkatleri çekmek üzere giyinin ki bakışlar göbeğinize kaymasın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2705808799453617529?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2705808799453617529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gbeinizi-saklamann-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2705808799453617529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2705808799453617529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gbeinizi-saklamann-yollar.html' title='Göbeğinizi saklamanın yolları'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2894778599825966982</id><published>2008-06-13T18:27:00.000+03:00</published><updated>2008-06-13T18:28:54.273+03:00</updated><title type='text'>İri bebek doğuran anneler, dikkat</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;4 kilo ve üzeri ağırlıkta doğan bebeklerin, kan şekeri düşüklüğü gibi, solunum problemi gibi, sarılık gibi sorunlarla karşılaşabileceği, bu bebeklerde yüzde 30 oranında diyabet riski bulunduğu belirtildi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Nevin Dinççağ, anne adaylarının gebe kalmadan önce mutlaka diyabet testlerinden geçmeleri gerektiğini belirtti. Diyabet riskini azaltmanın tek yolunun kan şekerini kontrol ettirmekten geçtiğini kaydeden Prof. Dinççağ, planlı bir gebelik için 6 ay öncesinden kan şekerinin normale dönmesi gerektiğini söyledi.Türkiye'de her 100 kadından 5'inin diyabet ilişkisi olduğunu vurgulayan Dinççağ, "Var olan riskleri azaltmanın tek yolu kan şekerinin konrolüdür. Anne adayı daha 6 ay öncesinden kan şekerini normale, yani açlıkta 90'nın altına toklukta ise 120'nin altına getirecek şekilde bir kan şekeri düzeyine erişecek ve ondan sonra gebe kalacak.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Çünkü bebeği büyüten ve enerji veren annenin şekeridir ve bu kordon kanından sürekli bebeğe geçer. Eğer annede şeker yüksek ise, bu geçiş çok yüksektir, çok fazladır. Bunun bebeğe zararı olur, şöyle zararı olur; ilk 8 haftada bir takım doğumsal sakatlıklar yaratabilir.KADINCA.NET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla glikoz çocuğu çok büyütebilir, 4 kilonun üzerinde bir doğuma yol açabilir. Böyle bir bebeği doğurmak doğum travmaları yaratabilir. Sonrasında, bu çocuk yenidoğan döneminde, kan şekeri düşüklüğü gibi, solunum problemi gibi, sarılık gibi sorunlarla karşılaşabilir. En nihayet iler ki yaşantısında da bu bebekde yüzde 30 oranında diyabet riski vardır" uyarısında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne adaylarının, gebeliğin 24. haftasında mutlaka "glikoz yükleme testi" yaptırmalarını tavsiye eden Prof.Dr. Nevin Dinççağ, 'ezber bozan' açıklamalarını şöyle sürdürdü: "6. aydan itibaren bir annenin diyabet hastalığını ortaya çıkaran bir test. Bu test her gebeye yapılmalı. Özellikle riskli, yani şişman tabir ettiğimiz gebelere mutlaka yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle anne hızlı kilo alıyorsa, aile bireylerinde de şeker hastalığı yükü varsa, mutlaka o tarama testini yapmalıdırlar. Gebeliği sırasında şeker hastalığı saptanmış anneler, doğumdan 2 ay sonra yeniden taramadan geçirilmeliler ve mutlaka uyarılmalılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadınlar çok kez atlanıyor maalesef ve toplumda iri bebek doğurmuş annelere saygın bir muamele yapılıyor. Yani iri bebek doğuran her kadın kendini potansiyel şeker hastası adayı olarak kabul etmelidir. Çünkü, bebeği besleyen annenin şekeridir. Şeker ne kadar yüksek ise bebeğe geçen miktar o kadar fazladır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek bu şekerle uğraşabilmek için kendi pankreasından şekeri kontrol altına almaya çalışan insülin üretir. Bunu ürettiği içinde bebek büyür, yani irileşir. Normal doğum esnasında iri oldukları için bir omuz çıkığı, bir doğum travması veya o sinire bağlı bir felç durumu olabiliyor. Bunlar ileriki yaşlarda potansiyel şeker hastası oluyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Riski olsun ya da olmasın, beslenme çok önemli. Tüm gebelik boyunca 10 kiloyu geçmemesi lazım bir kadının, alacağı kilo miktarı".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda görüş belirten Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof.Dr. M.Temel Yılmaz, glikoz yükleme testini ısrarla tavsiye ederek, "Hamilelik döneminden doğuma kadar 20 kilo üstü almış kadınlar, 4 kilonun üstünde doğmuş bebekler ve onların birinci, ikinci ve üçüncü derece akrabalarından bir veya birden fazla şeker hastası olanlar risk altındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca 45 yaşın üstündeki herkes de, riskli olsun veya olmasın kendisini riskliymiş gibi glikoz yükleme testi ile kontrol ettirmesi gerekiyor" dedi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kadınca.net&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2894778599825966982?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2894778599825966982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/iri-bebek-douran-anneler-dikkat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2894778599825966982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2894778599825966982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/iri-bebek-douran-anneler-dikkat.html' title='İri bebek doğuran anneler, dikkat'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1119619559628393642</id><published>2008-06-13T18:24:00.000+03:00</published><updated>2008-06-13T18:26:25.465+03:00</updated><title type='text'>Vücudu güzel göstermenin 7 basit yolu</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Tensel bakım, ruhunuza da yansır, mutlu olursunuz. Böylece geçen yıllara üzülmek yerine, onlarla dostça yaşamayı öğrenirsiniz. Bazı basit bakım yöntemleriyle tepeden tırnağa kendini iyi hissetmenin mümkün olduğunu belirten Medical Park"tan Dermatolog Uz. Doktor. Sibel Ünlüiskit, kadınlara “İyilik ve güzellik” tüyoları verdi... Kuru saça Hint yağı ve yumurta ile bakım yapın Yazın güneş, deniz ve havuz suyu saçların nem kaybına uğramasına, renk açılmasına yol açabilir. Özellikle boyalı saçları olanlarda zararlar daha fazla gerçekleşir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bone kullanımı bu sorunları engellemesi açısından çok önemlidir. Saç bakım ürünlerinin UV filtresi içermesi de koruma sağlar. Kaliteli saç ürünleri kullanmaya özen gösterin. Zira şampuan ve saç ürünlerinin 'ammonium laurel sulfate' ya da silikon içerenleri saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor. Kurumuş ve yıpranmış saçlarımıza parlaklık vermek ve beslemek için ise zeytinyağı, Hint yağı gibi yağlardan ve protein açısından da yumurtadan yararlanabilirsiniz. Üstelik bu uygulamalar, uzun yılardır kadınların güzellik bakımında tercih ettikleri doğal yöntemler olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tırnak kenarları için fırça kullanın&lt;br /&gt;Tırnaklarınızın kırılmaması ve estetik görünümünü koruması için temizlik yaparken kullandığınız deterjanlardan zarar görmemek için eldiven takın. Tırnaklara alkol içeren losyonlar kullanmaya özen gösterin. Beslenmenizde; demir, kalsiyum, potasyum, çinko, B vitamini içeren yiyecekler ve bol su tüketmeye özen gösterin. Korumanın yanı sıra tırnak kenarlarını hafif fırçalayarak kan dolaşımını hızlandırabilir, çevresine besleyici kremlerle masaj uygulayarak güçlenmelerine yardımcı olabilirsiniz. Tırnak çevresini sürekli nemlendirmek ve kurumasını engellemek şeytan tırnaklarını önler. Unutmayın ki; ojesiz tırnaklar korunmasızdır, bu yüzden koyu renkleri sevmeseniz de, en azından bir kat cila sürmeyi ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağsız ve yumuşak boyun derisi için masaj şart&lt;br /&gt;Yaşı ele veren boynunuzun kuğu gibi olmasını istiyorsanız, öncelikle boyun kaslarınızın çalıştırmanız çok önemli. Boyun kaslarına gereken özen gösterilmezse yatay çizgilenme oluşur. Yapacağınız boyun egzersizleriyle kasların iyi çalışması sayesinde boyun bölgesi gerginliğini korur. Boyun derisi yumuşak ve yağ oranı açısından fakirdir; bu dengenin sağlanması açısından da kasların iyi çalışması son derece önemlidir. Boyun derisinin kurumaması da öyle. Boyun bakımı için üretilen kremler dokuları beslediği gibi, ölü hücreleri de yok eder. Aynı zamanda kırışıklıkların oluşumunu da engeller. Boynu uzun süre güneşte tutmak da son derece zararlıdır. Eğer uzun süre güneşte kalacaksa, mutlaka boyun derisini güneşten koruyacak bir krem kullanılmalıdır. Boynunuza bakım yaparken; geceleri yatmadan önce tonik ardından da besleyici bir krem uygulamalısınız. Krem, cildinizin yorgunluğunu giderir ve daha canlı kalmasını sağlar. Bütün bunlardan sonra cildinize masaj yapabilirsiniz. Masaj hem rahatlatacak, hem de sıkılaşmasını sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudaklanızın çatlamasını istemiyorsanız...&lt;br /&gt;Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce kurumasını ve çatlamasını önlemelisiniz. Unutmayın; bakımlı dudaklar güzelliğinizin önemli bir tamamlayıcısıdır. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır. Özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yapmalısınız. Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı, çünkü bunu bir anda gideremezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dekolte için önce sıcak sonra soğuk duş&lt;br /&gt;Dekoltenizi sık sık nemlendirmeyi ihmal etmeyin. Sutyen alırken sıkı olmamasına dikkat edin ve alttan destekli olanları tercih edin. Önce sıcak sonra soğuk duş alın. O bölgenin hassasiyetine ve ihtiyacına uygun ürünler tercih edin. Yastık seçimine çok özen gösterin. Sandalyeye sırtınızı dayayarak dik oturun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cildi aydınlatmanın yolu peeling"den geçer&lt;br /&gt;Yaşımıza ve cilt tipimize göre bakım ürünleri kullanarak yapacağımız bakımlarla cildimize sağlık, parlaklık ve canlılık kazandırmamız mümkün. Unutmayın; günde birkaç dakikanızı ayırarak cildinizin sağlıklı ve genç kalmasını sağlayabilirsiniz. Bakımın ilk basamağı temizliktir ve asla ihmal edilmemesi gerekir. Cilt temizlenmeden kullanılan kremlerden yeterince yararlanılamaz. Düzenli olarak uyguladığınız peeling, cildinizi aydınlatır. Peeling ürünüyle dairesel hareketler yaparak nazik bir şekilde baskı uygulayın ve masaj yapın. Ardından cildinizi suyla temizleyin.Cildimizi uygun bir nemlendiriciyle nemlendirmek ve aynı nemlendiricinin anti-aging özeliklerinden faydalanmak mümkündür. Günlük bakımların yanı sıra, aylık uygulanan cilt bakımları da cilt sağlığına olumlu katkı sağlar. Sivilceli ciltlerin tedavisinde de çok etkili olan cilt bakımları, aynı zamanda ilerleyen yıllarla birlikte kaybedilenleri yerine koymak için de bulunmaz fırsattır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahatlamak için refleks noktalarına masaj yapın&lt;br /&gt;Vücut ağırlığını taşıyan, bütün günü ayakkabı içinde geçiren ayaklar bakıma en çok ihtiyaç duyan bölgelerden biridir. Akşam eve yorgun gelen ayakların masajla rahatlatılması, hem sağlık hem de kişinin rahatı açısından önemlidir. Bu amaçla üretilen masaj aletleri kullanılarak ayaklarınızı rahatlatabilirsiniz. Refleks noktalarına da masaj yapabilen aletler, toksinlerin atılmasını da sağlıyor. Masaj sonrasında, ayaklara yönelik üretilen bir bakım kremiyle ayaklarınızı nemlendirerek bakımınızı tamamlayabilirsiniz. Tırnaklarınızı kesinlikle çok kısa kesmeyin. Özellikle düz kesmeye özen göstererek, batık oluşumunu engelleyebilirsiniz. Mantar gibi hastalıklardan korunmanız açısından da pedikür yaptırırken kendi özel aletlerinizi kullanmayı tercih edin. Deride kalınlaşma ve nasırlaşma eğilimi olan ayaklarda, ölü hücrelerden arındırma önemli bir adımdır. Uygun ürünlerle yapılan düzenli bakımla, ayak tabanındaki deri kalınlaşması ve nasırlaşma belirli oranda azaltılabilir. Bu ürünlere rağmen sorun oluşuyorsa, doktor tavsiyesi ile daha farklı uygulamalara gereksinim duyulabilir. Ayaklardaki terlemeden ve kokudan, günümüzde artık sunulan çok fazla ürün çeşidiyle kurtulabilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kadınca.net&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1119619559628393642?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1119619559628393642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vcudu-gzel-gstermenin-7-basit-yolu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1119619559628393642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1119619559628393642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vcudu-gzel-gstermenin-7-basit-yolu.html' title='Vücudu güzel göstermenin 7 basit yolu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5259100601601633604</id><published>2008-06-13T18:20:00.002+03:00</published><updated>2008-06-13T18:21:29.071+03:00</updated><title type='text'>Menopozdaki kadınlara soya</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Arıoğlu, menopoza giren kadınlara, besin kaynağı olarak soyalı ürünler tüketmelerini, günde 50 gram soya almalarını önerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rapor hazır&lt;br /&gt;Arıoğlu, zeytin ve zeytinyağı ile diğer bitkisel yağların üreticilerinin sorunlarının belirlenmesi ve çözümlerin tespiti amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna, soyalı ürünlerin insan sağlığı için faydalarını içeren bir rapor sundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporda soya, "sarı altın" ya da "asrın harika bitkisi" olarak adlandırılıyor. Dünya bitkisel yağlı tohum üretiminin yüzde 50'si ve bitkisel ham yağ üretiminin yüzde 27'sinin karşılandığı soya, sanayide ham madde olarak da kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damarlara iyi geliyor&lt;br /&gt;Soya yağı insan bünyesindeki yağ ve lipid metabolizmasını düzenleyen yağ asitleri içerdiğinden; şeker hastalığı, damar sertliği ve kroner kalp hastalığı olan kişilere soya veya soya yağı öneriliyor. Atardamar daralmasını önleyici etkiye sahip soya yağı, ayrıca kandaki kolesterol miktarını da düşürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göğüs kanserine karşı da etkili&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlarda ostrojen hormonunun kanserojen etkisini önleyen ve zararlı hücrelerin gelişimini durduran soya, bu nedenlerden dolayı kadınlarda göğüs kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Her gün soya ile beslenen Japon kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin, Avrupalı kadınlara göre 4 kat düşük olduğu belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İleri yaşlardaki kadınlarda ortaya çıkan menopozun etkisini giderebilmek için, vücuda doğal ostrojen hormonu takviyesinin gerekli olduğu hekimler tarafından belirtiliyor. Menopoz dönemindeki kadınlara ve diyet beslenmesinde vazgeçilmez besin kaynağı olarak soyalı ürünler öneriliyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5259100601601633604?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5259100601601633604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/menopozdaki-kadnlara-soya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5259100601601633604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5259100601601633604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/menopozdaki-kadnlara-soya.html' title='Menopozdaki kadınlara soya'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-8593809759007140102</id><published>2008-06-13T18:20:00.001+03:00</published><updated>2008-06-13T18:20:44.331+03:00</updated><title type='text'>Kürtaj , Nasıl Mı?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Kürtaj rahim içinden doku almak anlamına gelir. Genellikle rahim içindeki gebeliğin özel bir yöntemle sonlandırılması amacıyla yapılmaktadır. Halk arasında kürtaj işlemi (tıbbi tahliye) için “kürtaş” , “gebelik sonlandırma” , “küretaj” ve “bebek aldırma” tabirleri de kullanılmaktadır.Kürtaj işlemi gebelik sonlandırma dışında tanı amaçlı biopsi veya tedavi amaçlı bir işlem olarak da uygulanır. Tıp dilinde D&amp;amp;C (dilatasyon ve küretaj) olarak ifade edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istenmeyen gebelik meydana geldiğinde yada tıbbi olarak kürtaj gerektiğinde (boş gebelik,bozulmuş gebelik,tam olmayan düşük gibi nedenlerle ) müdahale vakit geçirmeden yapılmalıdır. Gebelik haftasının büyümesi işlem risklerinin ve işlem esnasında kullanılacak tahliye kanüllerinin çaplarının büyümesine ve işlem süresinin uzamasına neden olacaktır.Tüm bunlar kürtaja ait risklerin görülme oranını arttırır. Gebelik kesesinin son adet tarihinin ilk gününe göre 5 haftada ultrasonografi ile görüleceği dikkate alınırsa 5-6. haftada müdahalenin yapılması uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiftler genellikle gebelik haftalarını hesaplarken yanlış hesaplamalar yapmaktadır. Bir gebelik haftası hesaplanırken gebeliğin muhtemel oluşma anı yani ilişkinin olduğu gün gebelik haftası hesaplamasında dikkate alınmaz!!! Gebelik haftası hesaplamasında en son görülen adetin ilk gününden itibaren bu güne kadar geçen süre hesaplanarak gebelik haftası belirlenir. Örneğin 10 eylül son adet tarihinin ilk günü ise 25 ekim’de gebelik 6 haftalıktır.Gebelik haftasının tam hesabı için “beklenen doğum haftanız” isimli otomatik hesaplayıcı da kullanılabilinir. Kürtajın tüm riskleri gebelik haftası büyüdükçe artar ve kürtaj işlemi sonrası hastanın kendini toparlama süresi de uzar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yasal sınırlarda kürtaj işlemi için uygun haftada tespit edilen istenmeyen gebeliklerde kürtaş işlemi lokal anestezi (bölgesel uyuşturma) yada genel anestezi (koldan yapılan iğne ile uyutularak) altında uygulanabilir. Genel anestezi işlemin tümüyle ağrısız seyretmesi açısından çağdaş ve etkili bir yöntemdir. İlk kez kürtaj işlemi yaptıran ve sezaryen ile doğum yapmış hanımlarda genel anestezi ile kürtaj işlemini yaptırmalarını öneririz. Normal doğum yapmış ve daha önceden kürtaj deneyimi olanlar lokal anestezi ile de küretaj yaptırabilirler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-8593809759007140102?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/8593809759007140102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/krtaj-nasl-m.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8593809759007140102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8593809759007140102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/krtaj-nasl-m.html' title='Kürtaj , Nasıl Mı?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2058847896324130944</id><published>2008-06-13T18:18:00.000+03:00</published><updated>2008-06-13T18:20:09.049+03:00</updated><title type='text'>Vajina Estetiği  Ve Sağlıklı Cinsellik</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Tüm kadınlar güzel olmak ister. Yüz, vücüt güzelliği ve sağlığı kadar cinsel sağlık ve cinsel organ estetiği de günümüzde önemlidir.Bir çok kadın cinsel organ yapılarından hoşnut olmayıp daha sağlıklı ve rahat bir cinsellik için hekimlere başvurup destek almaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal doğum yapan kadınların en sık karşılaştıkları sorunlardan biri epizyotomi kesisine veya kontrolsüz doğuma bağlı vajina girişi ve vajina yapısında oluşan kalıcı bozukluklar ,haznede genişlemelerdir. Kadınlarda vajina yapısında oluşan bu değişikler doğum esnasında vajinal dokuların gerilmesine ve daha sonra asla normal halinde dönmemesine bağlı olarak ortaya çıkar. Bu idrar kesesi (mesane) ve bağırsakların son kısmı olan rektumda vajinaya doğru bir sarkma olarak belirir ve cinsel fonksiyon bozukluğunun yanı sıra idrar tutamama, rahat dışkılayamama gibi patolojik durumlara da neden olabilir. Normal vajinal doğumlara bağlı bir başka problem ise doğum esnasında açılan epizyotominin yani doğum kesisinin bıraktığı dikiş izidir. Burada gelişen nedbe dokusu (skatris) hem kadında hem de erkete cinsel problemlere yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel birliktelikte çiftlerin her ikisi için de problem yaratabilen bu genişleme ve kalıcı bozukluklar idrar kaçırma,tekrarlayan genital enfeksiyonlar,idrar yolu enfeksiyonlarına hatta rahim sarkmasına zemin hazırlayabilmektedir.Bu tür genişlemeler hem cinsel hem de estetik görünüm şikayetlerine yol açmasına rağmen bunların üzerinde çok az konuşulmaktadır. Bu çoğunlukla utanç duygusundan, bazen de çare olmadığı düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Artık günümüzde giderek artan bir şekilde kadınlarımız hekimlere başvurmakta ve bu şikayetlerine çare aramaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle genç kadınların karşılaştığı ve şikayetçi olduğu diğer bir sorun genital organ iç dudaklarının, labia minoraların normalden sarkık olması veya birinin büyük diğerinin küçük olmasıdır. İç dudaklar bol salgı ve yağ bezleri içeren deri kıvrımları olup görevi vajinayı yabancı cisimlere ve mikroorganizmalara karşı korumak, salgıladığı sıvılar vasıtasıyla vajinayı nemlendirerek kurumasını önlemektir. Kadınlık organının iç dudakları normalden büyük ve sarkık olan kadınlar günlük yaşamında fiziksel ve psikolojik açıdan birçok sorunla karşılaşabilmektedirler. İstedikleri iç çamaşırı ,dar pantolonu giymekte veya uygun mayo bulmakta güçlük çekebilmektedirler.Ayrıca ağrılı cinsel beraberlik ,eşinden – partnerinden utanma ve bölgenin hijyenini sağlamadaki güçlükler sık ifade edilen şikayetlerdir. Sık görülen genital enfeksiyonlar da bu durumu daha da zorlaştırmaktadır. Sonuçta kadın kendine olan cinsel özgüvenini kaybetmeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha nadiren görülen bir şikayet de küçük dudakların ve büyük dudakların (labia minora, labia majora) atrofk ve normalden ince gelişmemiş olması durumudur. Bu yapısal bozukluklar hastalarda oldukça pskolojk problem yaratabilmektedirler. Bu hastaların pek çoğu eksiklik olan bölgeye yağ enjeksiyonu yapıldıktan sonra cinsel ilişkinin hem daha kolay hem de daha zevkli olduğunu belirtmişlerdir. Yağ enjeksiyonu hem labiaların kalınlaşmasını sağlar hem de vajinal girişi daraltarak erkek ve kadının cinsel ilişkiden aldığı zevki artırır, orgazm olmayı kolaylaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajina estetiği ameliyatı ve bu konudaki başvurular, talepler kadınlar tarafından son yıllarda epey artmış olup her geçen gün daha çok kadın vajina estetiği (vajen estetiği) yaptırmak için doktorlara başvurmaktadır.Vajina estetiği ve sağlıklı cinsel hayat arasında kurulan bağlantı kadınları böyle bir estetik ameliyat için arayışa sokmakta ve bir çoğu da vajina estetiği (vajen estetiği) ameliaytını olup psikolojik ve cinsel açıdan rahatlamaktadırlar.Bu ameliyata "Vajinoplasti" ameliyatı da denmektedir. Ülkemizde kadın doğum uzmanı , jinekolog lar tarafından başarı ile yapılmaktadırlar. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2058847896324130944?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2058847896324130944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vajina-estetii-ve-salkl-cinsellik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2058847896324130944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2058847896324130944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vajina-estetii-ve-salkl-cinsellik.html' title='Vajina Estetiği  Ve Sağlıklı Cinsellik'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7955630470102395126</id><published>2008-06-13T18:17:00.001+03:00</published><updated>2008-06-13T18:17:57.569+03:00</updated><title type='text'>Büyük kalçalı olmak faydalı</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Diğer organlardaki yağlardan farklı&lt;br /&gt;Harvard’lı bilim adamlarının araştırmasına göre, kalça bölgesinde toplanan yağlar diğer organlardaki yağlardan farklılık içeriyor. Bu yağlarda bulunan hormonlar metobolizmayı güçlendiriyor ve kan şekerini düşürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların kalça bölgelerinde toplanan deri altı yağları, tip 2 şeker hastalığının gelişme riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metabolizmayı güçlendirici etki&lt;br /&gt;Harvard Tıp Okulu’nun araştırmasına göre, deri altı yağları iç organları saran ve hastalık riskini artıran yağ türünden farklılık taşıyor. Bu yağlar metabolizmayı güçlendiren glikoz ve lipit düzenleyici “adikopine” hormonlarını üretiyor. Bu da sözkonusu şeker hastalığının gelişmesini engelliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fareler üzerinde deney yapan araştırmacılar, hayvanın deri altından aldıkları yağı karın bölgesine yerleştirdi. Deney sonunda hayvanların kilolarında, yağ kütlelerinde ve kan şekeri seviyelerinde düşme saptandı. Bu hayvanların ayrıca, vücudun şekeri kullanma şeklini denetleyen insülin hormonuna daha uyumlu bir hal aldıkları gözlemlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spor yapın!&lt;br /&gt;Buna karşın, deneylerde iç organlardan alınan ve vücudun diğer bölgelerine yerleştirilen yağın bir etkisi saptanmadı. Bu alanda çalışmalarını sürdüren araştırmacılar, insanların sağlık için yine de kilolarını kontrol altında tutmaları, sağlıklı bir hayat tarzı benimsemeleri ve spor yapmalarının önemli olduğuna dikkati çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NTVMSNBC&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7955630470102395126?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7955630470102395126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/byk-kalal-olmak-faydal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7955630470102395126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7955630470102395126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/byk-kalal-olmak-faydal.html' title='Büyük kalçalı olmak faydalı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-56531379419422129</id><published>2008-06-13T18:09:00.000+03:00</published><updated>2008-06-13T18:17:18.450+03:00</updated><title type='text'>Hangi yöntemle doğurmalı</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Büyük olasılıkla tüm gebeliğiniz boyunca etrafınızdaki pek çok kadın size kendi doğum öyküsünü anlatacak, bazısı çok zorlandığını bazıları da çok rahat bir doğum yaptığını söyleyecektir. Bu hikayelerin ortak yanı hiçbirinin diğerinin aynısı olmamasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel bir an&lt;br /&gt;Gerçekten de doğum eylemi özel bir durumdur. Farklıkadınlarda değişik şekillerde olduğu gibi aynı kadının farklı doğumları da birbirinden çok değişik olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem farklı belirti özdeş&lt;br /&gt;Doğum eyleminin farklı olmasına karşın yaklaşan doğumun belirtileri genelde benzerdir. Her kadında tüm belirtiler olmayabilir ancak varlığı doğumun irkaç gün ile birkaç hafta arasında gerçekleşebileceğini gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafifleme: Bebeğin aşağı inmesi&lt;br /&gt;Gebeliğinizin son dönemlerine nefes almada zorlanmaya başlamanız normaldir. Bebeğinizin artık diyafram kasını iyice yukarı doğru itmesi ve göğüs boşluğunun azaltması bunun temel nedenidir. Doğum yaklaşırken bebeğin kafası doğum kanalına doğru iner. Bu sayede göğüs boşluğu ve diyaframınız üzerindeki baskı azalır. Artık daha rahat soluk alıp verebildiğinizi ve sanki hafiflediğinizi hissedebilirsiniz. Öte yandan bebeğin başının aşağıya inmesi mesaneniz üzerindeki baskının artmasına neden olur. Bunun sonucunda da tıpkı gebeliğinizin erken dönemlerinde olduğu gibi sık sık idrara çıkma gereksinimi duyarsınız. Bebek aşağıya indiğinde dışarıdan bakanlar karın yapınızın değiştiğini söyleyebilirler. Ya da nadiren ne siz ne de dışarıdan bakanlar böyle bir değişimin farkında olmayabilirler.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-56531379419422129?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/56531379419422129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/hangi-yntemle-dourmal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/56531379419422129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/56531379419422129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/hangi-yntemle-dourmal.html' title='Hangi yöntemle doğurmalı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-7796734094227572242</id><published>2008-06-12T11:14:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T11:15:44.514+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vajinismus Nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vajinusmus'/><title type='text'>Vajinismus Nedenleri</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Vajinismusun nedenlerinden en yaygın olan bir tanesi; yetişme çağındaki kızlara seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinusmusu olan kadınlar bilinçli olarak cinsel ilişkiye girmek istemeyebilir ama bilinç dışı olarak penisin vücuduna girmesini engellemek isterler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajina ilişki sırasında penisin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bazen vajinal giriş öyle gergin ve sert bir hale gelir ki penisin girmesi olanaksızlaşır. Bu tür vajinal kasılmalara vajinismus diyoruz. Bu durumda erkeğin penisinin girmesi son derece zor, hatta olanaksızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok seyrek olarak yaralanmalar yada kadın dış cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin belirlenmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas olarak; vajinal kasılmanın (vajinismus), nedenleri tamamıyla psikolojiktir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinismusun nedenlerinden en yaygın olan bir tanesi; yetişme çağındaki kızlara seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka sorun olan kızlık zarının korunması fikri de, genç kızlarımızı evleninceye kadar yaşayacakları veya yaşadıkları cinsel yaklaşımlarda tek fikir olan "aman zarıma bir şey olmasın" dürtüsüyle yaşadıkları ve şartlandıkları gerginlik yine ilişki kuracakları zaman önlerine çıkacak ve yılların şartlanması işlevini devam ettirecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların yanı sıra filmlerde ve romanlarda veya insanların kulaktan dolma yanlış olarak edindikleri cinsel bilgilerle ilk ilişki sırasında ve kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir acı duyacakları fikri, onları ilişkiden uzaklaştırmakta, soğutmakta ve kasılmalarına sebep olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer faktör de; cinsel tacize veya tecavüze uğramış bayanlarda cinselliğin bu olayı hatırlatmasına bağlı olarak kasılmalar olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedeni ne olursa olsun eğer çiftler işbirliğine istekliyse vajinismus her zaman tedavi edilebilir. Önemli olan tedaviyi istemek bunun için seksüel terapi merkezlerine baş vurmaktır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-7796734094227572242?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/7796734094227572242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vajinismus-nedenleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7796734094227572242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/7796734094227572242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vajinismus-nedenleri.html' title='Vajinismus Nedenleri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-6368269783739749191</id><published>2008-06-12T11:12:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T11:13:57.758+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orgazma nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadınlarda Orgazm Bozukluğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orgazm'/><title type='text'>Kadınlarda Orgazm Bozukluğu</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Her iki tarafı da mutlu eden, her açıdan tatmin eden cinsel ilişki, mutlu bir birlikteliğin en önemli unsurlarından biridir. Mutlu bir cinsel yaşam, çiftleri daha çok birbirine bağlar, yakınlaştırır, bütünleştirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa Türkiye';;de pek çok çift cinsel yaşamlarında yeteri kadar memnun olamadıklarını, pek çok sorun yaşadıklarını dile getirmektedir. Çiftlerin en çok karşılaştığı sorun ise kadınlarda görülen orgazm bozukludur. Kadının orgazm olmaması kadın kadar erkeği de olumsuz etkilemekte ve bu durum ilişkilerine de yansımaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm bozukluğunu tanımlamadan önce orgazm ne olduğunu açıklamak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm Nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların en çok yönelttiği sorulardan bir tanesi ''Orgazm nedir, orgazm olduğumu nasıl anlayabilirim?';;';;, ‘;;';;Cinsel ilişkiden çok zevk alıyorum ama orgazm olup olmadığımı bilmiyorum.';;';; sorusudur. Aslında bu sorunun pek çok bayan tarafından sorulması ne kadar çok orgazm yaşamayan bayanın olduğunu göstermektedir. Çünkü orgazm kadın tarafından ayırt edilebilecek bir deneyimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm normal bir vücut fonksiyonudur. Eğer kadın orgazm yaşamıyorsa ilişki sonrası kendini huzursuz hissedebilir. Çünkü pelvik organlarda toplanan kan rahatsızlık yaratabilir.Bazı yayınlarda orgazm yaşamadan cinsel ilişkiyi bitiren kadınlarda bel ve sırt ağrılarının görüldüğü bildirilmektedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki nasıl tanımlanır orgazm?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm tamamiyle vücutla beyinin bir arada hareket etmesi ile ilişkili bir olaydır. İnsan beyni cinsel uyarıları duyu organları vasıtası ile alır (görme, işitme, koklama,duyma..), bunları işler ve daha önceki deneyimler çerçevesinde de gövdenin cevap vermesini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm cinsel heyecanın aşırı yoğunlaştığı bir anda kişinin bütün dış gerçeklikten koptuğu ve nesnelerin kaybolduğu kısa süreli bir bilinç sislenmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazmın Fazları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masters ve Johnson adlı bilim adamları yaptıkları çalışmalarda orgazmı dört fazda ele almışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Uyarılma fazı: Kadında cinselliği yaşama ihtiyacının ortaya çıkarmasıyla başlayan bu fazda;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memelere ve genital organlara giden kan miktarında artma olur. Bu sayede vajina girişindeki Bartholin salgı bezleri faaliyete geçerek vajinal kaygan sıvı salgılanmasında artış ve 10-30 saniye içinde ıslanma meydana gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinanın alt kısmı genişler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim ağzı ve rahim yukarı doğru çekilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Labialar(dudaklar) düzleşir ve araları açılır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük dudaklar büyür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klitoris büyür, kabarır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meme uçları kasların kasılması sonucu dikleşir.Memelerin boyutları büyür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp atışları hızlanır ve solunum sayısı artar, kan basıncı yükselir, boyunda ve göğüste kızarmalar meydana gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Plato yani gerilim fazı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel arzularda artış iyice belirginleşir . Cinsel gerginlik ve erotik duygular yoğunlaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kan birikimine bağlı olarak vajinanın dış kısmı iyice şişer.Vajinanın dış 1/3 kısmındaki kan miktarında artma nedeniyle şekli değişir, iyice şişer ve üst kısmı balonlaşır ve bu esnada vajinada hafif bir ağrı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klitoris iyice şişer. Rahim uyarılma fazındakinden daha yukarıya doğru çekilir, klitoris daha da belirginleşir ve küçük dudakların rengi koyulaşır ve normalin 2-3 katı büyür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudakların açılması ile vajina girişi daha belirgin hale gelir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memelerin uç kısmındaki koyu renkli alan belirginleşir. Kalp hızı artar ve ateş basması olur(%50-70 kadında ateş basması olur ). Bacaklarda ve kalçalarda kasılmalar olur. Eğer uzun sürerse vajinal ıslaklık azalabileceği bu fazın sonlarına doğru kadının vücudu tam bir cinsel birleşmeye hazır hale gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emzirmemiş kadınlarda meme boyu %25 artar. Emzirenlerde bu artış olmayabilir .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fazda bir önceki evrede büyümüş olan klitorisin küçülme eğilimi göstermesi ve orijinal boyutunun yarısına kadar küçülmesi orgazmın yaklaştığını gösteren önemli bulgulardan biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fazın süresi kadından kadına hatta bazen aynı kadında bir cinsel eylemden diğerine belirgin değişiklikler gösterebilir. Bu faz esnasında vajinanın dış 1/3 kısmındaki kan göllenmesi nedeni ile vajinanın şekli değişir buna orgazmik platform adı verilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Orgazmik yani doyum fazı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki evrelerde artmış olan gerginliğin boşaltılması olarak algılanabilecek bu fazda ateş basması tüm vücuda yayılır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücutta bulunan kasların çoğu kasılır ve tam zirve noktasında vücut kaskatı kesilir. Bu durum kadının yüzünde sanki acı duyarmış gibi bir görüntü yaratabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahim, vajina ve anüste eş zamanlı, ritmik düzenli kasılmaların olduğu en kısa süren fazıdır. 0.8-1 saniye aralıklarla gerçekleşen bu kasılmalardan kadında bir orgazm esnasında 3-15 kasılma olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadının burnu hafiften sulanmaya başlar, başparmağı dik duruma geçer, göz bebekleri büyür, boğazı kurur ve yutkunma gereksinimi duyar, göğüsleri arasındaki deri hafifce kızarır, ayakları da oynar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Çözülme yani gevşeme fazı:Daha önceki fazlarda gerçekleşen değişimlerin normale dönme sürecidir. Tüm bu geri dönüş süreci 5-10 dakika sürer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı bir hal alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateş basması kaybolur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızlı soluk alıp verme ve terleme görülür. Kalp hala daha hızlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bu fazda seksüel uyarı devam ederse kadın daha fazla sayıda orgazm yaşayabilir.&lt;br /&gt;Kadınlar beyinden orgazm esnasında salgılanan endorfin adı verilen mutluluk hormonlarının etkisiyle gevşer ve kendilerini iyi hissederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların çoğunda orgazm sonrası klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı hale gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar erkeklerden farklı olarak cinsel uyarı devam ettiği sürece ard arda orgazm olabilirler. Oysa erkeğin yeniden orgazm olabilmesi için yaklaşık 30 dakikalık bir süreye ihtiyacı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anorgazmi (Orgazm Olamama) Nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her kadın orgazm olabilir, bunun ilk şartı haz almak için kendisine izin vermesidir. Kendi bedenini tanıyan, uyarım noktalarını keşfeden, nasıl uyarıldığını bilen kadın kolaylıkla orgazm da olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anorgazmi; kadının hiç orgazm olamaması, çok geç orgazm olması veya yeterli uyarıya rağmen orgazma ulaşmanın çok güç olmasıdır. Bu durum anksiyeteye (içsel sıkıntılara) yol açar ve sonuçta kişinin kendi kendine olan saygısı yitirmesi ve depresyon ile sonuçlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu problemi yaşayan bir kadın cinsel olarak uyarılır; ancak odaklanma, yoğunluk ve süre yeterli olduğu halde orgazma ulaşamaz. Yaşam boyu orgazm bozukluğundaki bir kadın bir eşle ya da masturbasyon ile hiç orgazma ulaşamamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum normal cinsel yaşamı olan kadınların hayatının herhangi bir döneminde de gelişebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan araştırmalara göre; kadınların yaklaşık % 5';;i hayatının hiçbir döneminde orgazma ulaşamamıştır. Çoğu kadın da ancak klitoris uyarısı ile orgazm olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların yaklaşık yarısından fazlası da ilişki sırasında "klitoris uyarısı" olmadan orgazma ulaşamamaktadır. Klitoris bir kadının en duyarlı olduğu, sinir yapılarından en zengin olan anatomik bölgedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ilişkide orgazm yaşanacak diye de bir kural yoktur. Zaman zaman orgazm olmaması son derece normal bir durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm Sorunları ve Bozukluklarının Tipleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Anorgazmi:Hiç orgazm olamama durumudur. Bu durum iç sıkıntısı, kişinin kendi kendine olan saygısı yitirmesi ve depresyon ile sonuçlanabilir.&lt;br /&gt;2-Rastgele anorgazmi:Zaman zaman orgazm yaşanamaması durumudur.&lt;br /&gt;3-Koital anorgazmi:Cinsel birleşme ile orgazm olamama ancak mastürbasyon vb. gibi ile orgazm olma durumudur.&lt;br /&gt;4-Erken orgazm:Çok nadir olarak görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm problemi ile ilgili olarak bilinmesi gereken iki nokta vardır. Birisi "orgazm olma hazzı ve şekli" kişiden kişiye değişir. İkincisi ise kadının cinsel birleşme yoluyla orgazm olamamasının kadında bir sorun olduğu şeklindeki bir düşüncenin yanlış olduğudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm Sorunları ve Bozukluklarının Nedenleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fizyolojik nedenler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlarda orgazm bozukluğun nedenlerine bakıldığında %5 ten daha az bir oranda fizyolojik faktörlerin etkili olduğu görülmektedir. Bu fizyolojik faktörleri sıralarsak:&lt;br /&gt;* Diyabet,&lt;br /&gt;* Alkolizm,&lt;br /&gt;* Nörolojik bozukluklar ve nörolojik ilaç&lt;br /&gt;* Aşırı kilo&lt;br /&gt;* Doğum travması sonucunda yırtıklar oluşması ve bu yırtıkların yeterli tedavi edilememesi&lt;br /&gt;* Menopoza ilişkin östrojen azlığı&lt;br /&gt;* Hamilelikte ilk birkaç ay&lt;br /&gt;*Vajinal akıntılar,&lt;br /&gt;*Vajinanın geniş olması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psikolojik nedenleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ön sevişmenin eksik ve aceleye getirilmesi,&lt;br /&gt;* Partnerin erken boşalma, ereksiyon sorununun olması,&lt;br /&gt;* Depresyon gibi psikolojik bir rahatsızlığın varlığı,&lt;br /&gt;* Çocukluk döneminin problemli geçirilmesi,&lt;br /&gt;* Düzenli ve sağlıklı bir aile yaşantısının olmaması, ailede maddi manevi sıkıntılar, eşin ailesiyle yada kendi ailesiyle problemler yaşanması,&lt;br /&gt;* Ergenliğe geçiş döneminde problemli ve travmatik cinsel deneyimlerin yaşanması,&lt;br /&gt;* Cinsel kimlik çatışmaları,&lt;br /&gt;* Sosyo-kültürel yasaklamalar. Bu sosyo kültürel yasaklamalar, öğretici olabilecek masturbasyon veya diğer şekil cinsel deneyimleri de engeller.&lt;br /&gt;* Bilgisizlik, Seks ve cinselliğe ilişkin bilgi eksikliği, normal cin-sel gelişmeyi önemli ölçüde engeller.&lt;br /&gt;* Aşırı dinsel inançlar. Din adamlarının önerilerinin ötesinde dinsel inançlar taşıyan kadın veya erkekler, cinsel açıdan da-ha az aktif olabilirler&lt;br /&gt;* Cinsel isteksizlik ve disparonia gibi başka cinsel sorunların yaşanması,&lt;br /&gt;* Cinsel taciz veya tecavüz yaşamak,&lt;br /&gt;* Eş tarafından aldatılmak ,&lt;br /&gt;* Eşin tepkileri, eşler arasındaki iletişim,yakınlaşma sorunları&lt;br /&gt;* Hamile kalma korkusu,&lt;br /&gt;* Partnere güvensizlik, kızgınlık, öfke gibi olumsuz duygular&lt;br /&gt;* Cinsel ilişkiye zorlanmak,&lt;br /&gt;* Duyarlı, bilgili, sıcak, yaşamı seven bir kadının nasıl olduğuna ilişkin yeterli rol modelinin bulunmayışı,&lt;br /&gt;* Cinsellikle ilgili gerçek dışı beklentiler&lt;br /&gt;* Güvenilir, emin, sosyal açıdan kabul edilebilir ve özel bir atmosferde, ödüllendirici ve destekleyici koşullarda bir cinsel deneyime girişme olanağını bulamama vb.&lt;br /&gt;* Eşe karşı ilgi kaybı .Bu tür kişiler genelde başka bir partner veya mastürbasyon ile orgazma ulaşabilirler.&lt;br /&gt;* Orgazma ulaşmanın kötü bir şey olabileceği düşüncesi&lt;br /&gt;* Kontrolü kaybetme korkusu ,&lt;br /&gt;* Birleşme ve orgazmın başlıca amaç haline gelmesi ,&lt;br /&gt;* Etkin olmayan cinsel teknikler. Bazen kadın ve/veya cinsel eşi etkili bir şekilde uyarmayı beceremez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm Bozukluğunun Tedavisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm bozukluğunun tedavisine yönelik yaklaşımların cinsel isteksizlik bozukluğunda olduğu gibi dört temel aşması vardır:&lt;br /&gt;1-Fiziksel nedenleri ortadan kaldırma ve etkisizleştirme,&lt;br /&gt;2-İşlev bozukluğunun görünen nedenini ortadan kaldırma ve etkisizleştirme,&lt;br /&gt;3-Derindeki nedenlerini ortadan kaldırma ve etkisizleştirme,&lt;br /&gt;4-Başarılı cinsel deneyimler oluşturma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anorgazminin nedeninin saptanması tedavinin ilk aşamasıdır. Öncelikle kadının tek başına yada eşi ile birlikte , orgazm olmasını önleyen faktörlerin belirlenir. Orgazm bozukluğuna yol açan bir hastalık yada bir ilaç kullanımı ise o zaman ilk olarak hastalığın düzeltilmesi yada ilaç kullanımın bırakılması tedavinin ilk basamağını oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer kadının orgazma nedeni eşiyle arasındaki ilişkide bulunan bir sorunsa, evlilik danışmanlığına başvurmak veya başka bir terapi tavsiye edilir. Yada orgazm bozukluğunun nedeni eşte bulunan bir cinsel işlev bozukluğu (erken boşalma, ereksiyon olmama vb..) ise o zaman tedaviye önce eşle başlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavide ilk hedef önce kadının kendi başına yada eşinin yanında cinsel birleşme olmadan orgazma ulaşmasını sağlamak, daha sonra cinsel birleşmeyle orgazma ulaşmasını sağlamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm bozukluğun tedavisinde kadının bu konuyla ilgili endişeleri azaltılmaya çalışır, cinsel konularla ilgili olarak duygu düşünce isteklerini belirtmesi kısaca kendini ifade etme yeteneğinin geliştirilmesi sağlanır, kendi duygularına önem vermesi gerektiği, orgazm olmayı bir amaç haline getirmemeleri gerektiği anlatılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiftlere, kadın ve erkeğin cinsel organlarının yapısı ile ilgili, erojen (duyarlı) bölgelerle vb. konularla ilgili detaylı bilgiler verilir. Daha sonra çifte hem cinsel iletişimlerini arttırmak amacıyla hem aralarında sevgi ve yakınlığı güçlendirmek amacıyla cinsel ödevlere geçilir. Ödevler sırasında vajina kayganlaştırıcı maddelerin kullanımı önerilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak erojen bölgelere yoğunlaşma ödevi verilebilir. Bu ödevde eş kadının meme ucu, klitoral bölge, boyun ve bacaklar vb. bölgelere yoğunlaşır. Burada en çok çiftlere Masters ve Johnson';;un Beş Aşamalı Duyu Odaklı Yaklaşımı tekniği öğretilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kegel egzersizleri olarak bilinen ve vajinanın dış üçte birlik kısmındaki adaleleri (zevk alma duyularıyla ilgili olanları) geliştirmeye yardımcı olabilecek, vajen kaslarının duyarlılığını artıran basit çatı kaslarını çalıştırma egzersizler önerebilir.. Bu egzersizler en çok klitoral uyarı ile orgazm olan ancak cinsel birleşme sırasında orgazm olmayan kadınlara önerilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm tedavisinde önemli faktörlerden biri cinsel birleşme pozisyonudur. Bazı pozisyonlar işi kolaylaştırırken bazıları zorlaştırır. Kadının üstte olduğu gibi, klitorise daha çok baskı yapan pozisyonlar, orgazmı kolaylaştırır. Bu pozisyon klitorisin penis tarafından daha çok uyarılmasına ve kadının hareketlerini daha iyi kontrol edebilmesine olanak sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm bozukluğu tedavisinin en önemli yanı belki de hastaların başarılı seksin ne olduğu sorusuna verecekleri cevabı bulmaları konusunda yardımcı olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orgazm problemi yaşayan kadınların bunu gurur meselesi yapmadan ilgili merkez ve kişilere müracaat etmeleri hem kendilerini hem de partnerlerini memnun edecek sonuçlar doğurabilecektir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psikolog Eylem Ayrancı&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-6368269783739749191?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/6368269783739749191/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/kadnlarda-orgazm-bozukluu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6368269783739749191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6368269783739749191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/kadnlarda-orgazm-bozukluu.html' title='Kadınlarda Orgazm Bozukluğu'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1564307452580169054</id><published>2008-06-12T11:11:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T11:12:56.767+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vajinismus nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vajinismus'/><title type='text'>Vajinismus Nedir?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir.&lt;br /&gt;Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu ";Pubik Kaslar";olarak adlandırılır, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer kişi kasların kasılmasından ötürü acısız cinsel birleşme yaşayamıyorsa bu durum vajinismus olarak nitelendirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://kadinclup.blogspot.com/"&gt;Vajinismus&lt;/a&gt; Ne Zaman Açığa Çıkar?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Vajinismus, ilk cinsel ilişki girişimi sırasında, jinekolojik muayene sırasında ya da tampon kullanma girişimi sırasında ortaya çıkabilmektedir. Pubik kaslar kasılarak vajinanın açılmasını engeller ve cinsel birleşmenin gerçekleşememesine neden olurlar. Kasılma oluşursa cinsel birleşme ya imkansız hale gelir ya da şiddetli acı oluşur. Genellikle vajinal bölgeye müdahale sona erdiğinde kaslar rahatlar ve normale döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pubik kasların kasılması kişinin isteği dışında gerçekleşmektedir, kişi her ne kadar uyanıkta olsa durum bilinç dışı meydana gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu istem dışı kasılmaların bir çok nedeni olabilmektedir, genellikle fiziksel ve duygusal faktörlerin birleşmesi sonucu oluşmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kasılmalar aslında vücüdün kendini korumaya yönelik bir savunmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinismusun nedenlerini, sonuçlarını ve nasıl tedavi edileceğini bilmemek çiftlerin hayal kırıklıkları yaşamalarına neden olur ve her iki tarafıda psikolojik ve fiziksel olarak yıpratır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinismus hastası çoğu kadın illişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinismus yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır ve kadından kadına farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı kadınlar jinekolojik muayeneyi tamamlayabilmekteya da tampon kullanabilmekte iken cinsel ilişkiyi tamamlayamamaktadır. Bazı kadınlarda ise ilişki gerçekleşmekte fakat aşırı miktarda acı oluşmaktadır. Diğer bir grupta ise hiçbir vajinal müdahale gerçekleşememektedir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1564307452580169054?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1564307452580169054/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vajinismus-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1564307452580169054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1564307452580169054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vajinismus-nedir.html' title='Vajinismus Nedir?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1823999105567676713</id><published>2008-06-12T11:09:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T11:10:46.590+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vajinal estetik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vajinusmus'/><title type='text'>VAjiNiSMUS ( iLK GECE-iLiŞKiYE GiRME KORKUSU)</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Tüm korkular gibi vajinismus (ilk gece korkusu )’ da yaşayan kişiler için hayatı çekilmez kılan kokulardan biridir.Toplumumuzda oldukça yaygın olarak görülmektedir.Özellikle eğitim düzeyi yüksek kadınlarda görülmesi şaşırtıcıdır . Vajinismus, vajina kaslarının kasılarak cinsel ilişkiye olanak vermemesidir. Vajinismus da olduğu gibi fobilerin (Korkular ) tümü yaşayan kişiler açısında aşılması çok güç ,çözülmesi imkansıza yakın sorunlar olarak görülür, bu durum çözüme ulaşılmadığı taktirde kendi kendini besler ve güçlendirir, çoğu kişi bir süre sonra korktukları şeyi telaffuz etmek düşünmek bile istemez , uzaklaşmaya çalışırlar.&lt;br /&gt;Cinsel soğukluk ile vajinismus arasındaki fark ; cinsel soğuklukta ilişkiye girmekten zevk alamama, vajinismus da ise zevk alma ve istek olmasına karşın zarar görme korkma , duygusu söz konusudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden kaynaklanır?&lt;br /&gt;Korkular fizyolojik , anatomik yapıyla ilişkili değildir.Psikolojik tabanlıdır .Sosyal çevre ,aile , yanlış öğrenme, bilgisizlik , önyargı ,yanlış anlatımlar ,ya da sadece bilmemekle başlayan bir tedirginlik , çocukluktan kalma korkular, ayıp, günah gibi kavramlar olabilir .Tıbbi olarak kabul görmeyen kızlık zarının kalınlığı gibi yanlış bir düşünce olabilir .Bu korku zamanla içinden çıkılmaz gibi gözüken bir hale gelir Ancak bazı durumlara da bu ön yargıların ortadan kaldırılması ile kendiliğinden de ortadan kalkabilir.Korkular genelde kadının zihninde simgesel olarak aşırı büyüttüğü penisin yüzünden acı çekme parçalanma korkusudur.Hamile kalma korkusu da buna neden olan başka bir neden olabilir.&lt;br /&gt;İnsanın en temel ihtiyaçlarının içinde yer alan başka bir faktör bulunmaktadır ..Bu da korunma içgüdüsü;Uğrayabileceği dışsal tehditler karşısında ki bilinçdışı olarak kendini savunmak için otomatik olarak işleyen bir mekanizmadır.&lt;br /&gt;Kaybetme korkusu işin diğer bir boyutunu oluşturur.Psikolojik bir etmen olarak bu da sürecin içerisinde yer alabilir.Şöyle ki özellikle toplumumuzda bekaret bir kızın uzun yıllar taşıdığı korumak zorunda olduğu ,sadece kendinin değil gelecekteki eşi ,tüm aile ,tüm sülale ve hatta tüm insanlık için&lt;br /&gt;Saklamak korumak zorunda olduğu bir hazinedir,Kişinin tüm saflığını temizliğini temsil eder,dikkat edilirse özellikle korku flimlerinde de bir bakire kız portresi vardır saf bakire temiz yüzlü ve beyazlar giymiş.Kadın olduğunda cinsel hayatı başladığında bu saflık temizlik kaybedilecek kirlenmişlik ve suçluluk hissi yerine bırakacağını bilinçaltından eşleştirebilir.Bu mekanizmaların büyük çoğunluğu bilinç altında yaşanır.gerçek sebebinin yada sebeplerinin ne olduğu konusunda yapılan psikoterapi hipnoterapi seansları ve diğer bilinçaltı yöntemler ayrıntılı olarak fikir sahibi olmamızı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hipotalamus , amigdala vs gibi kullanılan teknik terimler ile anlatılmaya çalışılan nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyinde yer alan bu ilkel beyin dediğimiz alanlar hacim olarak beynin çok küçük bir alanını tutsa da etkileri oldukça fazladır. İnsanoğlunun erken çağlarından gelen savunma mekanizması savaş ya da kaç tepkisi insanın ayakta kalma mücadelesinde insanı koruyarak tehlikelerden uzak kalmasını baş etmesinin güç olduğu durumlarda vücuda aşırı enerji yükleyerek hızla kaçabilmesi veya kendini savunabilmesi savaşabilmesi için gerekli enerjiyi sağlamıştır. Adrenalin miktarındaki artış, kaslarda sertleşme, hızlı nefes alarak kana oksijen ve şeker pompalama ve sonuç savaşmaya ya da kaçmaya hazır bir hale gelme .İşte bu mekanizma tetikleyici işledikten sonra kasılama ve kendini kapatmayı başlatan süreçtir.&lt;br /&gt;Peki artık karşınıza bir aslan ,bir timsah,insan yiyen bir dinazor çıkma şansı yok(dinazor fikirli insanlar hariç), bir kedi , kelebek , asansör , kapalı yer ya da vajinismus bunlar çağdaş korkularımız&lt;br /&gt;ama beynin genetik kodlaması hala savaş ya da kaç sistemiyle genetiğinden getirdiği savunma mekanizmalarını uygulamaya devam ediyor burada öncelikli işlem bu tetikleyici mekanizmanın işler hale gelmemesini sağlamak gereklidir.&lt;br /&gt;Korkuları dışsal kokular dediğimiz tetikleyicisi bir olaya bir yere bir kişiye bir canlıya bir duygu ya da anıya bağlı olan korkuları psikolojik tetikleyicileri kaldırmadan çözmeye çalışmak ve buna hazırlamadan bununla yüzleştirmek ihtiyaç duyan kişiye eziyet çektirmekten başka bir şey değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki nedir sorun ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorun şudur ki; dışsal korku beynin içinde yaşanan öğrenilmiş bir olgudur,otomatik olarak verilen ilkel beyin tepkileri savunma mekanizmaları, korkuyu çözmekten uzak körükleyici ve etkilerini arttırıcı bir yapı ortaya çıkartmaktadır.Sorunu yaşayan kişinin duyduğu acıma korkusu , kasılma ve kendini kapama sonucu sertleşen erkeğin cinsel organının(penisin ) yaptığı bası acıya olan korkuyu ,zarar görme korkusunu pekiştirir.Hatta hafifi bir baskı bile büyük acı hissi uyandırabilir.Hatta bu korku öle bir hal alabilir ki çok daha önce bu aşamaya bile gelmeden ağlama ve panik şeklinde kendini gösterebilir panik atak benzeri belirtilere neden olabilir.&lt;br /&gt;Bu sorun ilaçla çözülemez, sorunu yaşayan kişiye ilaç tedavisi verilmez; çünkü medikal tedavi ile çözülebilecek bir sorun değildir.&lt;br /&gt;Yaşayan kişinin ve yakın çevresinin hayatını çekilmez ve içinden çıkılmaz hale sokar.Yanlış yaklaşımlar , baskı ve amatör girişimler ile çözüme ulaşılamaması çözümün zor olduğuna ya da olmadığına olan inanma isteğini körükler.Korkudan korkmak mı ? Sorunu çözmekten korkmak mı daha baskın hale gelir bilinmez hale sokar.Bunu kişi bile bir süre sonra anlayamaz.İşte kronikleşme yıllarca bu sorundan kurtulamamanın nedenlerinden bazıları bunlardır.Vajinismusu yaşayan kişi erkeklere karşı bir korku duyuyor olabilir , yaşanmış kötü bir tecrübeye sahip ,görmüş ya da duymuş olabilir(taciz,tecavüz,dayak,zorlama vs.) , bilmediğinden başlayan bir korku olabilir(temel cinsel bilgi ve eğitimleri ailesinden doğru bir şekilde almamış olabilir).Sebepleri her ne olursa olsun beynimizin içinde kişinin psikolojisinde çözülmesi gereken bir sorundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak bilinmesi gerekenler nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında çoğunlukla korkularının yersiz olduğunu bilirler.Temel fizyolojik gerçeklerden haberdar olsalar dahi bilmek mevcut durumu çözmeye yetmez.Kadının cinsel organı ilişki sırasında erkeğin cinsel organının büyüklüğüne göre kendisini ayarlayabilir 10 kata kadar büyüyerek küçülebilir herhangi bir zarar görmeden.Zarın kalınlığının fazla olması diye bir etmen tıbbi olarak kabul görmemektedir.Tüm kasılmalar ,bulantılar, ağlama, krizleri,acı ,dünya başına yılıyor hissi,utanma vs tamamen korkuya bağlı gelişen psikolojik hislerdir.İlişkinin başarılamaması da ayrı bir durumdur .Başarısızlık ,ümitsizlik,yetersizlik ,aşağılanma ,özgüven yetersizliği hislerine neden olabilir veya pekiştirebilir .Kişi kendinde bir eksiklik olduğu düşüncesi altında ezilebilir içine kapanabilir ya da saldırganlaşabilir.Cinsel olarak isteksiz olduğu şeklinde kendisini kandırabilir.Kızgınlık, öfke , kırılganlık, evlilik sorunları ,geçimsizlik dolayısı ile korkusundan uzaklaşma şeklinde ortaya çıkabilir.Çoğu kadın aynı korkuları doktor muayenesine gittiğinde de benzer şekilde yasar rahatsız olur ve özellikle tıbbi muayeneden uzak durur kaçar.Çözümde antidepresan ya da sakinleştirici ilaçlar cinsel istek azalması ve isteksizlik yaratmaktan başka bir işe yaramaz.Kas gevşeticiler alkol vs ile yine aynı şekilde korkuyu kaldırmak mümkün olmadığın dolayı başarısızlık yaşanır.Lokal olarak uygulanan uyuşturucu ve gevşeticiler de erkek cinsel organında uyuşmaya neden olabilir ya da ilaçsız yapılan tekrar denemelerde başarısızlık ,korkunun devamı,panik ,kasılma,bulantı ,istek azalması kesilmesi ve acı hissi tekrarlanabilir. Sorun ilk olarak beyinde psikolojide bitirilmeli korku ortadan kaldırılmalıdır. Vajinismus diğer korkular gibi bir korkudur tamamen psikolojik bir sorundur ve psikolojik yöntem gereklidir.Bunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz. Köpek korkusu olan bir kişiyi ilaç ile ya da alkol ,ile uyuşturarak ya da uyutarak eline bir köpek verelim. İlacın ya da alkolün etkisi geçtikten sonra aynı köpeği tekrara bu kişinin eline verelim .sonuç sizce ne olur? Tabiî ki korkunun geçmesi beklenemez vajinismusta da aynı durum söz konusudur.sorun kökünden çözülmedikçe kişi ilişkiye giremez. Öyle ki normal doğum yapmış olmasına rağmen hala normal ilişkiye giremeyen kadınlar vardır. Başarısızlıkla sonuçlanan tekrar deneyimlerin yıkıcı etkisini göz ardı etmemek gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru yaklaşım ; Türk toplumunda (kapalı bir toplumdur) ergenlik ile birlikte özellikle kız çocuklarında anne ve ailenin bayan büyüklerinin doğru bir şekilde bilgilendirmesi gereklidir.Çünkü toplumumuzun genelinde bunu öğrenebilecekleri başka bir yer yoktur.Gazetelerimizde çıkan komik Güzin abla yazıları da bu konularda annelerin kızlarının cinsel eğitimlerinde onları ne kadar yalnız başlarına bıraktıklarının birer göstergesidir.Böylece bu korku oluşmadan en basında bilinçli şekilde engellenmiş çok daha kısa sürede ve kolay olarak çözümlenmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl çözülür ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hipnoterapi ve psikoterapi seanslarında yapılan çalışmaların tamamı korkuyu beyinde ruhsal olarak yaşandığı yerde bitirmek içindir.Temel psikolojik yaklaşımlarda hipnoz seansları içerisinde kullanılır örneğin ;&lt;br /&gt;Davranışçı Terapi ‘nin bir yöntemi olan sistematik duyarsızlaştırma (korkulan bir şeyi örneğin bir kediyi ilk önce resmini göstermek ,sonra o resme dokunmasını sağlamak,sonra bir kedi filmi izletmek,daha sonra kediyi uzaktan izletmek ,yavaş yavaş yaklaştırmak , dokunmak en sonunda sevmek) Gibi farklı yaklaşımlar ve tedavi enstrümanlarının birlikte kullanımına imkan vermektedir hipoz ve hipnoterapi.&lt;br /&gt;Bunun gibi daha pek çok psikolojik tedavi yöntemi psikoterapi ve hipnoterapi altında birlikte kullanılarak optimal sentezlere ulaşılır.Bu anlamda psikoloji eğitimi psikolojik teori ve terapiler mesleki hakimiyet ve tecrübe önemlidir.(örneğin:davranışçı terapi,bilişsel terapi,varoluşcu terapi,vb….)&lt;br /&gt;Gerekli görüldüğü durumlarda yaş geriletmesi kullanılarak erken çağlarda çocukluk ya da ergenlik dönemlerinden kaynaklanan olumsuz hatıra ve izlenimler silme ,yüzleştirme, duygu veya anlam değiştirmek suretiyle sorunun ilk tetikleyici noktasından yola çıkarak sonuca ulaşılabilir.&lt;br /&gt;Temel bilinçaltı yöntemleri ile imgesel olarak bilinçaltı düzeyde yaşananlar incelenerek bunların çözümlenmesi sağlanır.&lt;br /&gt;Bilinç düzeyinde korkmanın gereksiz olduğu bilinse de bunun bilinçaltına da anlatılması bilinç altınında bunu kendi dilinde bilmesi ve kabullenmesi sağlanır.&lt;br /&gt;Psikoterapi seansları psikolojik olarak bilinç düzeyinin de buna hazırlanması ,rahatlamayı gevşemeyi öğrenmesi ,özgüven oluşturulması,kabullenmesi , anlaşıldığını bilmesi gibi sorunu yaşayan kişi açısından çok önemli ihtiyaçların karşılanmasında kullanılır.&lt;br /&gt;Hipnoz ve hipnoterapi seansları içerisinde tüm engellerin kaldırılmasının ardından hipnoz altında imajinasyon teknikleri kullanılır . Kişi bunu bilinçaltının ve bilincinin görmesi kabullenmesi ve yaşadığı korkunun anlamsızlığına karar vererek dışlaması neticesinde bu sorundan tamamen kurtulup geride bırakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine ,psikoterapistine olan güven ,çözüleceğine olan inanç, çözülmesine dair istek ,doğru yöntem ve terapi&lt;br /&gt;Sonuç&lt;br /&gt;İnsanın altından kalkamayacağı çözemeyeceği hiç bir şey olmadığı , kokudan korkmaktan başka korkulacak bir şey olmadığıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psikolog Tülay KÖK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;www.antalyahipnoz.com &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1823999105567676713?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1823999105567676713/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vajinismus-ilk-gece-ilikiye-girme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1823999105567676713'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1823999105567676713'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/vajinismus-ilk-gece-ilikiye-girme.html' title='VAjiNiSMUS ( iLK GECE-iLiŞKiYE GiRME KORKUSU)'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-8159816635888479214</id><published>2008-06-12T11:02:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T11:03:42.667+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saç dökülmesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saç dökülmesine bitkisel çözümler'/><title type='text'>Saç dökülmesine bitkisel çözümler</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;1. Kalendula, papatya vb. karışımı – kepeklerden arındırır ve saç köklerini güçlendirir. Kalendula - 2 yemek kaşığı Papatya - 2 yemek kaşığı Lavanta Çiçeği - 1 yemek kaşığı Kekik Otu - yarım yemek kaşığı Bitkilerin üzerine 1.5 litre kaynar su ekleyin, üzerini kapatıp 20 dakika demlemeye bırakın. Saçlarınızı bu karışımla yıkayın. Bu karışım açık renkli saçlar için uygundur. Saçları kepekten arındırır ve saç köklerini güçlendirir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;2. Şerbetçiotu kozalağı, devetabanı vb. karışımı – kepekleri temizler, kan dolaşımını hızlandırır, saç dökülmesini durdurur. Devetabanı yaprakları - 2 kaşık Meşe kabuğu - 2 kaşık Şerbetçi otu kozalağı - 2 kaşık Nane - 1 kaşık Bitkilerin üzerine 2 litre kaynar su ekleyin, üzerini kapatıp 2 saat demlendirin. Saçlarınızı bu karışımla yıkayın ve kurutmadan kendi halinde kurumaya bırakın. Bu karışım için ikinci bir reçete daha var: bitkilerin üzerine 1 litre kaynar su ekleyin, 1 saat demlendirin, soğutup süzün, saçlarınıza ve saç diplerinize pamuk yardımıyla uygulayın, saçlarınızı eşarp veya atkıyla sarın, 15-20 dakika bekletin. Daha sonra kalan karışımı saçlarınızın tamamına yedirin, kurumaya bırakın. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;3. Isırgan otu kökü ve Latin çiçeği meyveleri karışımı – kan dolaşımını hızlandırır ve kepek oluşumunu önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşit miktarda ısırgan kökü ve latin çiçeği meyvelerini karıştırın, 0.5 litre alkol ekleyin, 1 ay bekletin. 5 günde bir şişeyi çalkalayarak karıştırın. Haftada 2 defa bu karışımı saçlarınıza uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Isırgan otu – saç derisi kaşıntısına karşı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;250 ml elma sirkesini kaynama derecesine kadar ısıtın (ama kaynatmayın) ve içine bir avuç dolusu ince kıyılmış ısırgan otu yaprağı ekleyin ve soğuyana kadar demlendikten sonra süzün. Saçları kafa derisine masaj yaparak durulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Devetabanı, papatya ve sarı kantaron karışımı – haftada 2-3 defa kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devetabanı yaprakları - 2 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Sarı kantaron - 1 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Papatya - 1 yemek kaşığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkileri karıştın, 1 litre sıcak su ekleyin, demlendirin, soğumaya bırakın. Bir pamuk yardımıyla saç derisine uygulayın. Saçlarınızı yıkamadan kurumaya bırakın, bu karışımı haftada en fazla 2-3 kez kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Atkuyruğu ve ısırgan otu kökü karışımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarla at kuyruğu - 1 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Isırgan kökü - 1 yemek kaşığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkilerin üzerine 5 kaşık alkol ekleyin, kapatın, karanlık bir yerde 1 hafta muhafaza edin. Sonra süzgeçten geçirin. Saçlarınızı yıkamadan önce pamuk yardımıyla maske olarak uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Pıtrak ve devetabanı karışımı. – saçların ipeksi, dolgun olması için kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pıtrak otu - 3 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Devetabanı yaprağı - 2 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Ihlamur çiçeği - 1 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Nane yaprağı ve çiçeği - 1 yemek kaşığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkilerin üzerine 1 litre sıcak su ekleyin, kapağını kapatın, 40 dakika demlendirin, ılık karışımla saçınızı yıkayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Adaçayı, gül vb. karışımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adaçayı yaprağı - 2 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Karahindiba yaprağı - 1 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Dul avrat yaprağı - 2 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Gül yaprağı - 1 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Lavanta çiçeği - 1 yemek kaşığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitkileri karıştırın, 2.5 litre kaynar su ekleyin, üzerini kapatın, soğuyana kadar bekletin. Karışımla saçlarınızı yıkayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Havuçlu limonlu karışım – mide, böbrek rahatsızlığından dolayı saç sorunu yaşayanlar kullanabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havuç suyu - 3 yemek kaşığı&lt;br /&gt;Limon suyu - 6 damla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karıştırın ve saçları kötü uzayan çocuklarınıza içirin. Havucu bol miktarda kullanın, haşlayın, havuç köfteleri yapın, havuç çayı demleyin. Bunları iç organ rahatsızlığından dolayı saçları sorunlu uzayan kişilerde kullanın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-8159816635888479214?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/8159816635888479214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/sa-dklmesine-bitkisel-zmler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8159816635888479214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8159816635888479214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/sa-dklmesine-bitkisel-zmler.html' title='Saç dökülmesine bitkisel çözümler'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2533383621431816348</id><published>2008-06-12T10:59:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T11:01:19.670+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nefes kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız kokusu çözüm'/><title type='text'>Nefesiniz kötü mü kokuyor</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Daha çok kadınlarda görülen ağız kokusu yani Halitozis’in sebeplerinin çok büyük bir çoğunluğu KBB ve diş hastalıklarına bağlıdır. VKV Amerikan Hastanesi KBB Bölümün’den Doç. Dr. Tan Ergin, insan ilişkilerini negatif yönde etkileyen ağız kokusunun nedenleri ve tedavi yöntemlerini anlatıyor. Ağız kokusu insan ilişkilerinde kişiyi negatif yönde etkileyen en önemli sebeplerden biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halitozis yani ağız kokusu; genellikle ağızda, dişlerde veya midede bulunan bir sorunun habercisidir ve yaşadığımız sosyal ortamda modern insana yakışmayan rahatsız edici bir durumdur. Erişkinler veya küçüklerin yaşamlarında mutlaka ağız kokusundan şikayetçi oldukları zamanlar olmuştur. Bazılarının ise, bu durumdan şikâyeti kroniktir. Toplumun %30 unun ağız kokusu ile karşı karşıya olduğu ve kadınlarda daha sıklıkla rastlandığı belirtilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusunu bir hastalık olarak tanımlamak zordur. Birçok insanda sabah saatlerinde hafif bir ağız kokusu olur ve bu koku bir süre sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Bu fizyolojik ağız kokusunun sebebi gece boyunca tükürük salgısının düşük düzeyde olması ve dilimizin hareketsiz kalmasıdır. Bazen insan bu kokunun farkındadır ve tedavisi için doktora başvurur ancak bazı hastalarda sadece diğer insanlar tarafından farkedilir ve kişi sebebini bilmeden sosyal olarak zorluklar yaşar, hatta evlilikleribileetkileyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebepleri Nelerdir: Ağız kokusu sebeplerinin çok büyük bir çoğunluğu KBB ve diş hastalıklarına bağlıdır. Sebepleri şu şekilde sırlayabiliriz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kuruluğu (xerostomi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli olarak ağız solunumu yapma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişeti hastalıkları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı ilaçların yan etkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tükürük bezindeki bazı problemler sonucunda tükürük bezlerinin yeterli üretim yapmaması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş hijyeninin yeterince iyi olmaması, diş çürükleri, diş eti hastalıkları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskimiş ve deforme olmuş , yeterince temizlenmemiş hareketli ptotezler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağızdaki yumuşak dokularda oluşan aftlar ve ülserler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız içindeki yumuşak dokularda, özellikle dil kökünde oluşan anaerop bakteri birikimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatalı yapılmış veya deforme olmuş olan kron-köprüler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara , tütün kullanımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koku veren yiyecekler özellikle soğan ve sarımsak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solunum yollarındaki iltihabi rahatsızlıklar (Farenjitis, larinjitis, tonsillitis, rinitis, sinüzit, burun tıkanıklıkları, polipler ve akciğer iltihapları)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sindirim sistemindeki bazı rahatsızlıklar (Gastrit, ülser, özafagus, divertikülleri, mide tümörleri vb. )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sistemik hastalıklar ( Diabet, böbrek hastalıkları, kanserler ve metabolik fonksiyon bozukluklarının vb. )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateşli ve virütik hastalıklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psikonejik kökenli kokular&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C vitamini yetersizliği ile oluşan Kronik skorbüt hastalığı olan kişilerde de kötü kokulu nefese rastlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilen yiyecekler de ağız kokusunda önemli rol oynar. Bir vejeteryan, çok fazla et yiyen bir kişiden daha az halitozise sahiptir. Çünkü sebzelerde protein maddelerin yıkım ürünleri çok azdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Et genellikle yağ içerir ve gastrointestinal sistemde oluşan uçucu yağ asitleri kana absorbe edilip nefesle salgılanır. Sarımsak, soğan , pırasa, alkol vb. maddelerin dolaşım sisteminde önce absorbe edilip sonra da akciğerlerce hava olarak dışarıya verilmesiyle kötü koku oluşur. Aşırı alkol içimi ağız içerisindeki normalde bulunan bakteri kolonizasyonunu değiştirir ve ağız kokusu oluşturan koku fermente edici organizmaların çoğalmasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusunun sebebi nasıl bulunur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusu sebeplerinin çoğu diş hastalıkları ve KBB hastalıklarına bağlıdır. Bu nedenle hem KBB uzmanları hem de diş hekimlerinin muayenesi gereklidir.. KBB muayenesi sırasında, burun ve boğazda özellikle sinüslerde ve bademciklerde kronik bir enfeksiyonun olup olmadığı araştırılır. Eğer sinüs enfeksiyonundan şüpheneliyorsa sinüs tomografisiyle değerlendirilmesi uygun olacaktır. KBB açısından en sık rastlanan sebepler şunlardır: kronik tonsillit, kronik sinüzit, kronik farenjit, nazal polip hastalığı. Çocuklarda burundan gelen kokularda burna yabancı madde kaçıp kaçmadığı araştırılmalıdır. Buruna yabancı madde kaçması sonucu oluşan koku ağız kokusundan hafif peynirimsi kokması ile ayrılabilmektedir.Stres ağız kuruluğuna yol açtığı için halitozisin oluşma nedenleri arasında sayılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişilerin ağız kokusu sorunu olup olmadığını anlayabilmeleri için ; Bir parça mumsuz ve kokusuz diş ipi üst büyük azı dişlerinin arasına yerleştirilir ve çıkartıldıktan sonra 45 saniye beklenir. ya da dil iyice dışarıya çıkartılır, Bir gazlı bez parçası ile dil ucundan tutulur ve bir başka gazlı bez ile dil kökü sıyırılır 45 saniye beklenir. Koklanır. Bu süre sonunda hoş olmayan bir koku algılanırsa kötü ağız kokusu sorununuz var demektir. Hasta parmakları ile burnunu tıkayıp , dudaklarını da kapatıp soluk vermeyi bir an için durdurduktan sonra açıp soluk verdiğinde koku ağız yoluyla ortaya çıkıyorsa kokunun oral kavitedeki lokal faktörlerden kaynaklandığı söylenebilir. Koku bu şekilde basit bir yöntemle değerlendirilebileceği gibi, denemesi ve tekrarı kolay olan gaz ölçen monitörlerle de ölçülebilir. Yapılan klinik çalışmalarla lokal faktörlerin neden olduğu ağız kokusu olgularının %90’nın başarı ile tedavi edilebileceği gösterilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusu nasıl tedavi edilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusunun tedavisi, sebebin bulunmasına bağlıdır. Kesin bir sebep bulunursa bunun ortadan kaldırılması ağız kokusunun da tedavisi olacaktır. Eğer bademciklerle ilgili olduğu düşünülürse öncelikle bademcik iltihabına yönelik ilaç tedavisi uygulanabilir ancak genellikle kronik problem olduğundan bademciğe bağlı ağız kokularında bademciklerin ameliyat ile alınması gerekir. Diş ve diş eti problemleri ağız hijyeninin doğru şekilde sağlanmasıyla ortadan kaldırılabilir. Dişlerin fırçalanması diş bakımı için yeterli değildir. Çoğu kişide diş fırçalanması bile tam anlamıyla yapılmamaktadır. Diş ipi çok faydalı bir temizleme yöntemidir. Diş aralarındaki artıkları temizler. Bazen dişlerin aralarında fırça ya da iple temizlenemeyecek cepler oluşur. Bu durum bazen dişin çekilmesini gerektirir. Ağız gargaraları da bakteriler üzerine etkili olduğu için ağız kokusuna olumlu etki yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer sinüzit ve geniz akıntısı gibi durumlar muayene ya da filmlerle tesbit edilirse buna yönelik ilaç ya da ameliyatla tedaviler uygulanır. Tükrük salgısını azaltan hastalıklar varsa bunlara yönelik tedaviler planlanır. Gün içinde bol su içilmesi ağız kuruluğuna ve ağız kokusuna olumlu etki edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilin fırçalanması, sarımsak ve soğan gibi koku verecek yiyeceklerden sakınılması, sigaradan uzak durulması faydalıdır. Akciğer, böbrek, karaciğer ve şeker hastalığına bağlı kokular az görülür ve genellikle asıl hastalığa bağlı diğer belirtiler ile beraberdir. Bu hastalıklardan şüphelenildiğinde hastanın ilgili branşlara yönlendirilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psikosomatik halitozis&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle hastalarda yakınma olmasına rağmen aslında gerçek bir halitozis yani ağız kokusu yoktur (Psödohalitosis). Daha objektif tespitler halitometre ile dil sırtındaki VSB konsantrasyonu ölçülerek yapılır. Böyle hastaların tedavisi için psikiyatrist işbirliği gerekir. Çünkü böyle hastaların bir kısmında koku değil koku korkusu vardır (Halitofobi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VKV Amerikan Hastanesi&lt;br /&gt;KBB Bölümü&lt;br /&gt;Doç. Dr. Tan Ergin &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2533383621431816348?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2533383621431816348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/nefesiniz-kt-m-kokuyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2533383621431816348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2533383621431816348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/nefesiniz-kt-m-kokuyor.html' title='Nefesiniz kötü mü kokuyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-6741086809555310308</id><published>2008-06-12T10:56:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T10:58:15.142+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terlemeye botox&apos;lu müdahale'/><title type='text'>Terlemeye botox'lu müdahale</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;“Sıcaklıkların kendini hissettirmeye başladığı bu aylarda, boğucu havanın verdiği sıkıntı yanında, terleme, akabinde kötü kokmak da gelmektedir. Terlemeyi önlemede en sağlıklı ve etkili yöntemler arasında sık sık duş almak gelmektedir. Ancak bu handikap bir probleme dönüştüğü anlarda başka yöntemler aramak gerekir. VKV Amerikan Hastanesi’nden Dr. Çağrı Sade, bu yöntemlerden çok etkili olan bir tanesini anlatıyor. ” Botox, protein yapısında bir ilaçtır. Hiperhidroz bireylerin yaşam kalitesi üzerinde önemli etki oluşturan bir durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde hyperhidrosis denilen aşırı terlemenin tedavisinde botox kullanımı gittikçe yaygınlaşmaktadır. Botox, tüm vücudun bütün olarak terlemesinde değil, lokal bölgelerin aşırı terlemesinde etkilidir. El ve ayak içi, koltuk altı, alın ve genital bölgelerin aşırı terlemelerinde botox mükemmel bir tedavi seçeneğidir. Botox’la sosyal yaşamda rahatsızlıklara yol açan terleme problemi ağrısız, ofis şartlarında kısa süreli bir işlemle halledilebilir. Botox, ter bezlerine giden sinir uyarısının engellenmesi ile etkisini gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Botox uygulamasından önce yapılması ve yapılmaması gerekenler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulamanın 48 saat öncesinde hastanın tıraş olmaması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedaviden 24 saat önce terlemeyi önleyici maddelerin kullanımından kaçınılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın hastaların hamile olmadığından emin olunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşlem öncesi aşırı terleyen bölgeler bir takım testlerle tespit edilir. En sık kullanılan test Minor İyot Nişasta Testi’dir. İyot aksiller alandaki deriye sürülür. Kurumuş olan iyodun üzerine mısır nişastası serpilir. Siyah boyanan alanlara botox enjeksiyonu yapılır. Bu bölgelere ağrı hissini azaltmak amacıyla pomad veya krem sürülerek yaklaşık 1 saat beklenir. Daha sonrasında küçük iğnelerle cilde botox enjeksiyonu uygulanır. Uygulanan bölgeye göre işlem süresi 5 ile 15 dk. arasındadır. Etki süresi kişiye ve uygulanan bölgeye göre değişmekle birlikte ortalama 6-8 ay kadardır. İlacın bir hafta içinde etkisi başlar. Terleme ileri derecede azalır ya da tamamen kaybolur. Terlemenin ortadan kalkması neticesinde rahatsız edici kokudan da kurtulunur. Botox hiperhidroz tedavisinde etkilidir ve anlamlı hiçbir yan etkiye neden olmamaktadır. Hastaların çok küçük bir bölümünde (%3) yüzde ağrı enjeksiyon yerinde kızarıklık olabilir. Bu yan etkiler enjeksiyon ile ilgilidir ve sıklıkla bir hafta içinde iyileşir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VKV Amerikan Hastanesi&lt;br /&gt;Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi&lt;br /&gt;Dr. Çağrı Sade&lt;br /&gt;KADINCA.NET&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-6741086809555310308?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/6741086809555310308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/terlemeye-botoxlu-mdahale.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6741086809555310308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6741086809555310308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/terlemeye-botoxlu-mdahale.html' title='Terlemeye botox&apos;lu müdahale'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-6490378044560059348</id><published>2008-06-12T10:53:00.001+03:00</published><updated>2008-06-12T10:55:55.882+03:00</updated><title type='text'>Hamilelikte güzellik sorunları ve çözümleri</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bu günlerde cildiniz sürekli parlıyor olabilir. Ancak bu mutluluktan mı, yoksa cildinizin yağ salgısından mı kaynaklanıyor? Genişleyen bedeninizin yanısıra, muhtemelen cildinizin, saçınızın hatta tırnaklarınızın görünüşünde bile bir takım farklılıklar görmeye başlamışsınızdır. Hormonların harekete geçmesi ve hamilelikle gelen kilo alımı bu bölgelerde değişimlere neden olur ve bu değişimler şimdiye kadar uyguladığınız kendinize özel bakımları bir tarafa bırakıp yenilerini bulmanızı gerektirecektir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Cildiniz her zamankinden daha yağlı ya da daha kuru, saçlarınız her zamankinden daha düz veya elektrikli, tırnaklarınız da daha çok kırılıyor olsa bile hamileliğin son aylarında güzel görünmeniz mümkün. Öncelikle bu değişikliklerin çoğunun geçici olduğunu söyleyelim. Bebek doğduktan sonra vücudunuz eski haline dönmeye başlayacaktır. Ciltte meydana gelen değişimler bazı hamilelerde çok yoğun ve belirgin olur. Bazı hamilelerin cildinde kuruma ve çatlamalar oluşurken, bazılarında ergenlik sivilcelerine benzeyen sivilceler çıkar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Eğer sivilce problemi yaşıyorsanız doktorunuzun önereceği bir antibiyotik krem kullanabilirsiniz. Sorununuz devam ediyorsa ve ağızdan antibiyotik almanız gerekiyorsa, bunu bebeğinizin doğumundan ve emzirilmesinin sona ermesinden sonra yapmalısınız.KADINCA.NET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çok kadın hamileliği sırasında cildinin kuruluğundan şikayet eder. Yüzü sürekli nemli tutmak iyi bir çözüm olabilir. Boyun aşağısı için ise vitaminli vücut losyonlarını sık sık kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı hamile hanımlar melesma çıkarabilirler, (buna hamilelik maskesi de denir). Melesma, genelde yanaklarda, dudak kenarlarında ve alın bölgesinde farklı renklerde lekelerin oluşmasıdır ve uzmanlar bu lekelere östrojen hormonu ile ultraviole ışınlarının neden olduğu konusunda hemfikirdirler. Bu sorunu önlemek için hamileliğiniz boyunca hava şartları ne olursa olsun dışarı çıkarken SPF 30 korumalı güneş kremleri kullanmalısınız. Uzmanlar, hamilelik ve emzirme süresince özellikle kimyasal madde içermeyen koruma kremlerini önermektedirler. Eğer melesma olmuşsanız koruma faktörlü kremler çoğalmasını önleyecektir. Ancak endişelenmenize gerek yok, çünkü bu lekeler doğumdan hemen sonra kaybolacaktır. Bu yüzden bu dönemi fondöten veya kapatıcılarla lekelerinizi kamufle ederek de geçirebilirsiniz.KADINCA.NET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çatlaklar birçok hamile kadının karşılaştığı ve önleyemediği bir sorundur. Uzmanlara göre, çatlaklar ırsidir ve derinin çok içerisinde oluştuklarından çatlak önleyici kremler istenilen sonuçları veremeyecektir. Doğum sonrasında çatlak eğer hala pembe ise doktorun vereceği bazı ilaçlar belki yararlı olabilir, ancak kahverengimsi ya da beyazımsı bir renk aldıklarında maalesef yok etmek imkansızlaşıyor. Lazer teknolojisi bu konuda çok ilerlemeler kaydetmiş olsa da çatlakların tamamen ortadan kaldırmak için henüz yeteri kadar iyi bir yöntem değil. Göbekten aşağı doğru inen kahverengi çizgi ise doğumdan sonra kendiliğinden kaybolacaktır.KADINCA.NET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varis Damarları, kan akışındaki artış nedeniyle damarlara yapılan ek basınç ve şişmeler sonucunda oluşur, ve hemen her hamile kadının şikayetçi olduğu bir durumdur. Varis çorapları giymek bu damarların şişmesini engeller. Bu rahatsız edici şişmeleri azaltmak için fırsat buldukça ayakları yukarı kaldırmak ve bir süre bu pozisyonda asılı tutmak iyi gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelikte tırnaklar genelde daha çabuk uzar ancak bazı hamile hanımlar tırnaklarının çabuk kırıldığından şikayet ederler. Tırnaklarınızın doğumdan sonra eski haline döneceğinden emin olabilirsiniz, tabii bu arada yoğun nemlendiriciler kullanmak da faydalı olacaktır. KADINCA.NET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artan hormon dengelerine bağlı olarak pek çok hanım hamilelikte saçlarının daha sağlıklı olduğunu söyler. Ancak maalesef, bu dengeler doğumdan sonra düştüğünden genelde doğum sonrası hanımlar yoğun bir saç dökülmesi yaşarlar. Buna rağmen genelde dökülen saç oranı, hamilelikte çıkan saç oranıyla doğru orantılı olduğundan aslında bir kaybınız olmadığını düşünmek yanlış olmaz. Bu durum kalıcı olmasa da sinir bozucu olabilir. Belki bu dönem için saçlarınızı kestirmeyi düşünmelisiniz böylece işiniz kolaylaşacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makyajla Güzelleşin. Eğer hamilelik sırasında yüzü ışıl ışıl parlayan, güzelleşen birkaç şanslı kadından biri değilseniz makyaj kesinlikle işinize yarayacaktır. Bunun için iyi bir nemlendirici başta olmak üzere cildi kurutan toz pudralar yerine nemlendircili fondöten, rimel ve dudak parlatıcısı işinizi görecektir.KADINCA.NET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra kendinize ayıracağınız zamanın azalacağından endişe etmemelisiniz. Bu dönemde hafif renkli bir nemlendirici ve bir rimel yeterli olacaktır. Özellikle hafif bir fondöten hem yüzünüzdeki yorgunluğu kapatacak, hem de kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Daha sonra hafif bir rimel ve parlatıcı ruj ile çok iyi bir görünüme kavuşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vaktinizi artık çok değerli olacağından makyaj işini bir kaç kısa adımda halledecek bir formül geliştirmelisiniz. Önce nemlendiricinizi, sonra da göz altı kapatıcısını ya da fondöteninizi sürün. Uykularınız düzensiz olabileceği için özellikle göz altı kapatıcısına çok ihtiyacınız olabilir. Sonra da yüzünüzde beğendiğiniz çizgileri maskara göz kalemi allık ve ruj ile belirginleştirin. Kullanacağınız makyaj malzemesini mümkün olduğunca azaltmak size zaman kazandıracaktır. Yine de arada bir yüz bakımı, manikür ve pediküre vakit ayırarak kendinizi şımartmayı da ihmal etmeyin. Ara sıra eşinizden size masaj yapmasını isteyin. Bu kadarını hakkediyorsunuz, ne de olsa. Çok yakında bebeğiniz hayatınızı ele geçirecek ve bütün bunlar için vakit ayırmanız daha da zor olacak. KADINCA.NET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz şekilleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik sırasında yapacağınız hafif egzersizler hem kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak, hem de enerjinizi artıracaktır. Ancak herhangi bir spor aktivitesine başlamadan doktorunuza danışmayı unutmamalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakıncalı Spor Aktiviteleri: Vücudunuzdaki hormon artışı eklem yerlerinizin daha serbest hareket etmesine neden olur, ve bu da sakatlanma riskini arttırır. Bu yüzden tenis ve aerobik gibi zıplama gerektiren sporlardan kaçınmalısınız. Bunun yanısıra büyüyen göbeğiniz vücudunuzun ağırlık merkezini değiştireceği için dengenizi rahatlıkla kaybetmeniz de mümkündür. Kayak, rüzgar sörfü, bisiklet gibi kolay düşebileceğiniz sporlardan uzak durmalısınız.KADINCA.NET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deneyebileceğiniz Spor Aktiviteleri: Yürüyüş hemen her hamile bayan için çok iyidir. Yüzme, hem fazla kilolarınızın ağırlığını size çok hissettirmeyeceği için, hem de suyun kaldırma kuvveti sizi rahatlatacağı için iyi bir seçenek olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoga ve bazı kolay gerinme hareketleri vücudunuzun esnek kalmasına yardımcı olur. 1 kg'a kadar olan el ağırlıkları ile yapacağınız kol egzersizleri de bedeninizin üst kısmını güçlendirecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunuz su kaybedeceği için egzersizlerden önce, egzersizler sırasında ve sonrasında bol bol su içmelisiniz. Herhangi bir sancı, vajinal kanama, vajinal akıntı, baş dönmesi veya nefes darlığı çekiyorsanız derhal yaptığınız sporu kesin ve doktorunuzla görüşün.KADINCA.NET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saç Bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Östrojen ve diğer hormonların yaptığı etkinin dışında, hamilelik sırasında kullandığınız vitaminler ve özenli beslenme sonucu saçlarınız bu dönemde daha canlanır ve güçlenir. Ancak bebek doğduktan sonra, hormonlarınız eski seviyelerine indikçe hamilelik sırasında çıkan saçlar da dökülecektir. Tekrar incelmeye başlayan saçlar için saçlarınızı yukarıdan aşağıya doğru kurutmanızı öneriririz. Hamilelik sırasında vücudunuzda tüylenme farkedebilirsiniz. Bu durum doğumdan sonraki 6 ay içinde kaybolacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne Adayları için Hareket Önerileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte formda kalmak için haftada birkaç kez uygulayabileceğiniz bir kaç ufak egzersiz: Bunları uygulamaya başlamadan önce doktorunuza danışmayı unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Egzersizlere başlamadan önce uzanarak esneme hareketleri yapın. Resimde görüldüğü gibi, dizlerinizi, eklem yerlerinizi ve sırtınızı gerin. Her uzanma hareketinde 10'a kadar sayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Yarım saatlik normal bir yürüyüş yapın. Eğer dışarıda yürüyorsanız korunma kremi sürmeyi ve rahat bir spor ayakkabısı giymeyi unutmayın. Susuzluğa karşı yanınıza bir şişe su almanız iyi olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Kaslarınızı güçlendirici, çok ağır olmayan bir-iki hareket deneyebilirsiniz. Yanda gördüğünüz hareket kol kaslarınızı çalıştırmak için birebirdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hareketin aşamaları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bank kenarına oturun, dizlerinizi bükün ve ayaklarınız yere tam bassın. Elleriniz, kalçalarınızın yanında, oturduğunuz bankı kavrasın. 40 cm. kadar öne doğru adım atın ve kalçalarınızı havada tutun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırtınızı bankın kenarına yakın tutarak, dirseklerinizin yardımı ile kalçalarınızı 15 cm. kadar aşağı hareket ettirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerinize dayanarak vücudunuzu hafifçe yukarı kaldırın, bu hareketi oturmadan 8 kere tekrar edin. Dinlenip ikinci ve son kez tekrar deneyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Bir-iki dakika gerinme hareketleri yaparak sporunuzu tamamlayın. Bu balerin hareketi sırt ve bacaklarınıza iyi gelecektir. Bu egzersizlerin faydasını kısa sürede belirgin biçimde hissedeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KADINCA.NET &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-6490378044560059348?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/6490378044560059348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/hamilelikte-gzellik-sorunlar-ve-zmleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6490378044560059348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6490378044560059348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/hamilelikte-gzellik-sorunlar-ve-zmleri.html' title='Hamilelikte güzellik sorunları ve çözümleri'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5390825472667750481</id><published>2008-06-12T10:51:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:33.860+02:00</updated><title type='text'>Krallara layık mübarek!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDVsLoym0I/AAAAAAAACds/2F9f1FpSClg/s1600-h/serdar+ortac.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210899723882502978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDVsLoym0I/AAAAAAAACds/2F9f1FpSClg/s200/serdar%2Bortac.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şimdi kralların hastalığı ya da hastalıkların kralı deniliyor ya serdar ortaç’ta gut hastası olduğu dolayısıyla neredeyse biiç parti verecek düzeye gelmiş. yeni albümünü çıkarmak ya da çıkarttı ya da ne biliyim ben üzere olan cengiz han uzantılı popçumuz bir programda "biliyomusunuz ben gut hastasıyım ama öğrendim ki tıpkısının aynısı fatih sultan mehmet ve bi sürü padişahta da varmış." Demiş. Bravo serdar bravo sana ne güzel gut hastamızdın sen ortaçya abi. Normal diye adledilen bi insan hastalığının uyduruk tarihsel hikayesi ile gururlanır mı yahu? Algıda saçmalama. (hiçbiyerde saçmalama) Bende de migren var ben de ağrım tuttuğunda şu an dünya üzerindeki birçok insanla tamamen aynı ağrıyı çekiyorum ve bunların içinde birçok ünlü insan olma olasılığı da bihayli katsayıda mevcuttur ki...cümlenin bi noktadan sonra saçmaya sarmasının tek nedeni acaba kimler bölümünde sawyer’ın aklıma gelivermesindendir. Sakin sakin çalışan beyn bir anda gördüğü görüntü karşısında şebeleğe döndü tabi doğaldır evladım. Neyse işte ben böyle mutlu oluyorum o iğrenç ağrıyı çektiğim esnada ama birden mazallah marilyn manson’da aynı anda aynı ağrıyı çekiyorsa benimle diye kendisinden korkunç olmasın korkunç bir duyguya kapılıyorum. Hayır ben saçmalıyorsam serdar ortaçya’ya ne demeli. Peki o zaman birgün kararlaştırıp bişey yapalım ama ne yapacağımızı herbirimiz bilmeyelim sadece bir araya gelip birşey yapma kararında olduğumuzun bilincinde olalım. Ya da ben bi çay demliyim en iyisi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;cadı.com&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5390825472667750481?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5390825472667750481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/krallara-layk-mbarek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5390825472667750481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5390825472667750481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/krallara-layk-mbarek.html' title='Krallara layık mübarek!'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDVsLoym0I/AAAAAAAACds/2F9f1FpSClg/s72-c/serdar%2Bortac.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-9222143489361471968</id><published>2008-06-12T10:38:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:33.966+02:00</updated><title type='text'>Nilay dorsa bikinili yakalandı</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://kadinclup.blogspot.com/"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210896602933993458" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDS2hMrn_I/AAAAAAAACdk/xL8W7rGYgzU/s200/nilay%2Bdorsa.jpg" border="0" /&gt;Nilay Dorsa&lt;/a&gt; Magazinkolik objektifine bikinili yakalanınca..Önce kızdı , köpürdü , sonra yumuşadı poz verdi.Altis &lt;a href="http://kadinclup.blogspot.com/"&gt;Golf&lt;/a&gt; Otel’de güneşlenirken görüntülendiğini fark eden Nilay Dorsa önce kızdı, sonra da fotoğraflarını çekmemize izin verdi. Kısa bir attil için gittiği Antalya Altis Golf Otel’de güneşlenirken görüntülendiğini fark eden Nilay Dorsa önce kızdı, sonra da fotoğraflarını çekmemize izin verdi.Bu görüntüleri tek gram &lt;a href="http://kadinclup.blogspot.com/"&gt;selülit&lt;/a&gt;i olmadığını dosta düşmana göstermek için verdiğini belirten Dorsa, kıskananlar çatlasın demeyi de ihmal etmedi. Meslekdaşlarına selülit konusunda meydan okuyan Dorsa, kendine güvenen varsa hodri meydan dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecce.org&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-9222143489361471968?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/9222143489361471968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/nilay-dorsa-bikinili-yakaland.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/9222143489361471968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/9222143489361471968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/nilay-dorsa-bikinili-yakaland.html' title='Nilay dorsa bikinili yakalandı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDS2hMrn_I/AAAAAAAACdk/xL8W7rGYgzU/s72-c/nilay%2Bdorsa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2778595516547920649</id><published>2008-06-12T10:36:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:34.220+02:00</updated><title type='text'>Göğüs Kazalı Dilek Hanif Defilesi</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDSdWf-qII/AAAAAAAACdc/E5LdEy_kt94/s1600-h/gogÃ¼s.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210896170565412994" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDSdWf-qII/AAAAAAAACdc/E5LdEy_kt94/s200/gog%C3%BCs.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dün gece Les Ottoman otelde yapılan Dilek Hanif defilesine Nur Gümüşdoğrayan ve Yabancı bir mankenin göğüs kazaları damga vurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;World Kart ın davetle ya da referansla girilebilen kredi kartı programı Crystal Club ,cemiyet hayatının önde gelen isimlerin katıldığı özel bir gece ve Dilek Hanif 2008 İlkbahar-Yaz Haute Couture defilesi ile tanıtıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilek Hanif in 2008 İlkbahar-Yaz kolleksiyonunun Paris Haute Couture Haftasından sonra ilk kez sergilendiği defilede ünlü top modeller boy gösterdi.Defile davetlilerden tam not alırken sosyetenin güzel hanımları geceye büyük ilgi gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aralarında Çağla Şıkel, Cansu Dere, Bilge Kara,Nur Gümüşdoğrayan, Pınar Tezcan gibi ünlü top modellerin bulunduğu birbirinden güzel yerli ve yabancı mankenlerin bulunduğu defile adeta göz kamaştırırken zaman zaman yaşanan terslikler mankenlerin frikik vermesine sebep oldu.Rengarenk kıyafetlerden oluşan Dilek Hanif defilesi davetlilerden tam not alırken mankenlerde güzellikleri ile adeta büyülediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gecce.org&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2778595516547920649?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2778595516547920649/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gs-kazal-dilek-hanif-defilesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2778595516547920649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2778595516547920649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gs-kazal-dilek-hanif-defilesi.html' title='Göğüs Kazalı Dilek Hanif Defilesi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDSdWf-qII/AAAAAAAACdc/E5LdEy_kt94/s72-c/gog%C3%BCs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-677002898922594452</id><published>2008-06-12T10:34:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:34.445+02:00</updated><title type='text'>Hadise'nin Frikikleri Hadise Yarattı !</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDR8E3XwgI/AAAAAAAACdU/lahM2O-ZMaI/s1600-h/hadise+frikik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210895598896005634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDR8E3XwgI/AAAAAAAACdU/lahM2O-ZMaI/s200/hadise+frikik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu gece seksi şarkıcı Hadise'nin ve İsviçre maçından galibiyetle ayrılan Milli Takımımızın gecesiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efespilsen'in sponsor olduğu Ünlü sanatçılarla EURO 2008 Maç izleme Aktiviteleri kapsamında Türkiye İsviçre maçı öncesi bir konser veren Hadise güzel sesi,hareketli parçaları,muhteşem dansları ve verdiği frikikleri ile maslak Arena'yı dolduran binlerce seyirciyi mest etti.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-677002898922594452?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/677002898922594452/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/hadisenin-frikikleri-hadise-yaratt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/677002898922594452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/677002898922594452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/hadisenin-frikikleri-hadise-yaratt.html' title='Hadise&apos;nin Frikikleri Hadise Yarattı !'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDR8E3XwgI/AAAAAAAACdU/lahM2O-ZMaI/s72-c/hadise+frikik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5169265907289018044</id><published>2008-06-12T10:31:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:34.601+02:00</updated><title type='text'>EBRU'YA KLiP ŞOKU KLiBi MÜSTEHCEN BULUNDU</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDRKyDt4AI/AAAAAAAACdE/4d1WLKHIo4I/s1600-h/ebru+destan.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210894752033923074" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDRKyDt4AI/AAAAAAAACdE/4d1WLKHIo4I/s200/ebru%2Bdestan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;20 BİKİNİ BREZİLYALI DANSÇI İLE ÇEKTİĞİ KLİP MÜSTEHCEN BULUNDU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mankenlikten şarkıcılığa başlayan Ebru Destan, son albümü `Üç vakte kadar'a, 20 bikini Brezilyalı dansçı ile çektiği klibin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından müstehcen bulunduğunu öğrenince şaşırdığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klibinin Rtük tarafından müstehcen bulunduğunu, Marmaris Arena Açık Hava Diskosu'ndaki konseri öncesinde öğrenen Ebru Destan, morali bozulunca kulisteki odasına kapandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki saat geç sahneye çıkarak, kendisini dinlemeye gelen yaklaşık 2 bin 500 hayranını bekleten Destan, 'O kadar çok müstehcen klip var ki neden benim klibim RTÜK engeline takıldı anlayamadım. Bikinili 20 tane birbirinden güzel danşçının yer aldığı klibin cinsel istismar yaratabilir denilerek, müstehcen bulunmasını aklım almıyor. Harcadığım 50 bin YTL ve emeklerimiz çöpe gitti' dedi. Destan, klibi yeni baştan gerekli düzenlemeleri yaparak, çekeceklerini de söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahnede, morali bozuk olmasına rağmen konserini sürdüren Destan, eski ve yeni albümünden seslendirdiği 6 hareketli şarkıyla, hayranlarını coşturdu. Destan, danslarıyla dikkat çekti. Destan'ın Rus dansçı kızlar eşliğinde söylediği 'Bu konu burada kapandı' isimli parça, izleyenlerden uzun süre alkış aldı&lt;br /&gt;Vatan&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5169265907289018044?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5169265907289018044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/ebruya-klip-oku-klibi-mstehcen-bulundu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5169265907289018044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5169265907289018044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/ebruya-klip-oku-klibi-mstehcen-bulundu.html' title='EBRU&apos;YA KLiP ŞOKU KLiBi MÜSTEHCEN BULUNDU'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDRKyDt4AI/AAAAAAAACdE/4d1WLKHIo4I/s72-c/ebru%2Bdestan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3368443440206403986</id><published>2008-06-12T10:27:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T10:29:03.871+03:00</updated><title type='text'>Kadınlar için mutlu seks kiminle yaşanır?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Seks insan yaşamının en doğal bir parçası… Yaşamın sürebilmesi buna bağlı… Aynı zamanda kişinin bedensel ve ruhsal doyumu da karşı cins ile yaşadığı bu ilişkiden aldığı doyumla ilintili… Evlilik sorunları ve cinsel işlev bozuklukları üzerine çalışan Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy seks yaşamının da bir iletişim biçimi olduğuna dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten eğlenilecek ile evlenilecek kişiler ayrı mıdır?&lt;br /&gt;Uzman evlilik terapisti Demirsoy bu konuda şunları söylüyor:&lt;br /&gt;Evlilik uzun süreli bir sorumluluk almaktır, evliliğin bir takım gerekleri vardır. Bağlılık, sorumlulukları paylaşmak, empati kurabilmek, beraber yaşarken ortak karar alıp birlikte hareket edebilmek evlilik için önemlidir! Gerektiğinde kendini karşısındakine adapte edebilmek, kendi isteklerinden vazgeçebilmek ve fedakarlık yapabilmek evliliği canlı tutan şeylerdir. Tüm bunlar anlık heveslerini kontrol edip yerine uzun vadeli düşünme ve karar almayı gerektirir. Kişiliğinde bu özellikleri barındırmayan kişiler evlilikte uyum sorunları yaşarlar. Bu kaçınılmazdır. Bunu başaramayan kişilerin evliliğe uygun adaylar olmadığını söylenebiliri. Ancak evliliğe uygun kişilerin de eğlencesiz, birlikte hoş zaman geçirilemeyecek kişiler olduğu düşünülmemelidir. Evlilikte önemli olan isteklerle gerekirleri dengeleyebilmekti. Bir insan hem kişiliğinde uzun süreli bir ilişkiyi sürdürebilecek özellikleri barındırıp hem de gerektiğinde kendine koyduğu sınırları, kontrolü esnetip eğlenebilmeyi başarabilir. Bu özellik sadece evlilik için değil insanın yaşamında hemen her alanda uyumlu, mutlu, dengeli bir yaşam sürdürmesi için gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte çok eğlenen insanlar evlenince çok mutlu çiftler olabilir mi?&lt;br /&gt;Birlikte çok eğlenebilen çiftlerin daha çok mutlu olabileceğine ilişkin yaygın bir kanı var. Bu her zaman böyle mi olmaktadır. Aile iletişimi ve evlilik sorunları konusunda uzun yıllar klinik çalışması yapan Psikolog Çiğdem Demirsoy bu konuda şu görüşlere yer veriyor:&lt;br /&gt;Eşlerin ortak ilgi alanları ve birlikte zevk alacağı uğraşları olması gerekir. Ortak değerlere sahip olmaları sağlıklı evlilik için önemli bir unsurdur. Ancak birlikte eğlenceyi paylaşıyor olmaları evliliğin de aynı olumlu duygularla süreceğini göstermez. Ortak eğlence anlayışının yanı sıra her iki tarafın da bir ilişkinin sorumluluklarını alabilmesi önem taşır. İletişim ve problem çözme becerilerine sahip olmak gibi özellikleri de kişiliklerinde barındırmaları gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlenilecek kişide mutlaka birlikte eğlenebilmek olmalı mı?&lt;br /&gt;Partnerler arasında ortak paylaşımların olması elbette gerekli… Evlilikte mutluluk için bunlar yeterli mi peki? Demirsoy bu konuda "Ortak ilgi ve zevklerin olması ve birlikte eğlenebilmek artı bir unsurdur ama bu gerekli tek kriter bu olmamalıdır" diyor. Eğer çiftlerin eğlence anlayışları birbirinden tamamen farklı ise o zaman sadece evliliğin görev ve sorumluluklarını paylaşmak kalır geriye. Bu da taraflarda ilişkiye dair eksiklik duygusuna ve eğlenip gevşeyeceği zamanlarda birbirinden uzak kalmaya yol açar. Ancak iki insanın da tamamen aynı beğenilere sahip olması mümkün değildir. Ortak zevkleri olsa bile aynı zaman diliminde her zaman aynı şeylerden zevk alma tercihinde olmaları da mümkün değildir. İşte bu durumda da karşılıklı saygı, hoşgörü öne çıkar. Kişi bazen kendi isteklerini erteleyebilmelidir. Karşısındakine kendini uyulmayabilme gibi özelliklerin kişide bulunması beraberlik için önem kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar için mutlu seks evlenilecek kişiyle mi eğlenilen kişiyle mi yaşanır?&lt;br /&gt;Her zaman dile getirilen bir yaygın görüş vardır. Evlenilecek kişi başka eğlenilecek kişi başkadır denir. Kadınların mutlu seksi yakalayabilmeleri konusunda bu geçerli midir? Çiğdem Demirsoy bu konunun bir iletişim biçimi olduğu görüşünde. Demirsoy; sekste de insanlar arası ilişki ve iletişimlerde geçerli olan kurallar geçerlidir. Çünkü cinsel ilişki de iki insan arasında yaşanan bir ilişki biçimidir. Seks iletişim içinde yaşanır. Kadın olsun erkek olsun cinsel ilişkinin doyum verici olması bu iletişimin sağlanmasına bağlıdır diyor. Eğlenmek de cinsellik de kişinin kendi doyumuna bağlıdır. Seks gevşeme ve rahatlamasına yönelik bir yaşantıdır ve sağlıklı kalabilmesi için bu gereklidir. Öte yandan insan sosyal bir canlı olduğu için bu sürecin paylaşılması da ayrı bir doyum kaynağıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UĞUR İLYAS CANBOLAT &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3368443440206403986?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3368443440206403986/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/kadnlar-iin-mutlu-seks-kiminle-yaanr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3368443440206403986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3368443440206403986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/kadnlar-iin-mutlu-seks-kiminle-yaanr.html' title='Kadınlar için mutlu seks kiminle yaşanır?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3488838301058245233</id><published>2008-06-12T10:25:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T10:26:51.175+03:00</updated><title type='text'>güzel bir gülüş - diş bakımı</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Güzel gülüşün sırrına ermek için bu 4 sorunun yanıtını okumakta fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgüven sarsılıyor&lt;br /&gt;Dişlerdeki ve çenedeki bozukluklar özgüveni sarsıp psikolojiyi bozabiliyor. Ancak görünmeyen diş telleri ve çene operasyonları ile güzel ve güvenli bir gülüşe kavuşmak mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işık saçan gülüş için...&lt;br /&gt;Görünmeyen diş telleri ve çene operasyonları çevreye ışık saçan bir gülüşe kavuşmamızı sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel dişlere ve estetik bir gülüşe sahip olmak neden önemli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Dişlerimiz ve çene yapımız, asıl işlevleri olan çiğneme ve konuşmanın yanı sıra estetik açıdan da önem taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Öyle ki dişlerdeki renk ve şekil bozuklukları veya çenedeki yapısal bozukluklar özgüvenimizi sarsarak psikolojimizi olumsuz yönde etkileyebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Araştırmalar da, gülüşüne güvenen bir kişinin iş, sosyal ve günlük yaşamında diğer kişilere oranla çok daha başarılı ve mutlu olduğunu ortaya koyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel bir gülüş dizayn etmek; kişiyi güzel ve sağlıklı görünen dişlere kavuşturmak için hangi yöntemlere başvuruluyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bildiğiniz gibi, güzel bir gülüş için dişler beyaz, eksiksiz ve düzgün sıralanmış olmalı. Ayrıca dişleri saran dişeti açık pembe ve diş yüzeyi de düzgün görünmeli, işte bu görüntünün elde edilebilmesi için eksik dişler varsa boşluklar porselen vb. materyallerle restore ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Diş çürükleri de uygun renkte dolgu maddeleriyle ve dişin orjinal formuna sadık kalınarak dolduruluyor. Dişlerin diziliminde çapraşıklık sorunu da ortodonti tedavi, yani dişlere tel takılmasıyla giderilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortodonti yani diş telleri ile nasıl diş estetiği yapılıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Diş telleri, estetik gülüşün sağlanmasında uzmanların başvurdukları en önemli kozlardan biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Dişlerin hafif ve ileri derece çapraşık olduğu durumlarda, alt ve üst diş dizisinin kapanış bozukluklarında, çenelerin yüze ve/veya birbirine göre yanlış konumlandığı durumlarda diş tellerine başvuruluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Ortodontik tedavi ile dişler, yavaş yavaş hareket ettirilerek en doğru konuma gelmeleri sağlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortodonti tedavisi her yaşta uygulanabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Üst veya altçenenin geride olması gibi çenelerin konum bozukluklarına erken müdahale etmek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bu dönem de 6-12 yaş arasında değişiyor. Dolayısıyla bu tip sorunları gözden kaçırmamak için, daha önce dikkati çeken özel bir durum yoksa her çocuk 6 yaşından itibaren yılda bir kez ortodontik muayeden geçmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Eğer dişlerde sadece çapraşıklık varsa, daimi dişlerin tamamlandığı 11-12 yaş alt sınır olarak kabul ediliyor ve bu yaştan itibaren herkese ortodonti uygulanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çenedeki yapısal bozukluklar nasıl tedavi ediliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kalıtıma bağlı olarak çene eklemlerinden biri veya her ikisi büyük, küçük, ileride ya da geride olabiliyor. Çenelerin gelişimi dikey yönde geri kalmışsa bu kişiye yaşlı ifade veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bunun aksine çene gelişimi dikey yönde artmışsa bu kez uzun surat görüntüsü oluşabiliyor. Bu sorunların bazıları büyüme dönemi bitmeden yakalanabilirse ortopedik tedavi yaklaşımlarıyla kısmen düzeltilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Çenedeki bazı yapısal bozukluklarda ise mutlaka cerrahi işlem uygulamak gerekiyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3488838301058245233?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3488838301058245233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gzel-bir-gl-di-bakm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3488838301058245233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3488838301058245233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gzel-bir-gl-di-bakm.html' title='güzel bir gülüş - diş bakımı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5102051231214048693</id><published>2008-06-12T10:23:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T10:24:55.334+03:00</updated><title type='text'>Açlık krizlerinde imdadınıza yetişecek 100 kalorilik 20 atıştırma</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Aniden gelen yeme içme krizlerini, fazla kalori almadan, ama aynı zamanda gözünüzü ve midenizi mutlu edecek şekilde geçiştirmek için, işte mükemmel bir liste...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz peynirli, zeytinyağlı domates dilimleri&lt;br /&gt;Akşam yemeğine daha çok mu var? Birkaç dilim domates, peynir ve zeytinyağı ile hazırlayacağınız bu nefis atıştırmayla hem damağınızı hem de midenizi doyurabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muz&lt;br /&gt;Muz doğal olarak "paketlenmiş" bir meyve, bu sayede çantanızda kolaylıkla taşıyabilirsiniz. Oldukça doyurucu bir atıştırma olan muz, özellikle spor yapanlar için krampları önleyici potasyum zengini bir besin kaynağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerfıstığı ve yabanmersini kurusu&lt;br /&gt;1 kaşık yerfıstığı ve iki kaşık yabanmersini kurusunu karıştırıp küçük bir plastik torbada taşıyabilirsiniz. Böylece mideniz kazındığında sağlıklı bir atıştırma yanınızda olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;40 gram kuru kayısı&lt;br /&gt;Çantanızda küçük kese kağıdının içinde 40 gram kuru kayısı bulundurun ve acıktığınızda tüketin. Böylelikle vücudunuz için gerekli olan birçok besin öğesini alırken, kalori bombardımanına uğramayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 adet küçük bitter çikolata&lt;br /&gt;Bol miktarda kakao içeren bitter çikolata zengin bir antioksidan kaynağı. Yüksek tansiyona da iyi geldiği araştırmalarla kanıtlanan çikolata aynı zamanda enerji veriyor, kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karides ve dip sos&lt;br /&gt;8 adet pişirilmiş karidesi 4 kaşık yağsız kokteyl sosuna batırarak yiyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kâse probiyotik yağsız yoğurt&lt;br /&gt;Kalsiyum ve D vitamini ve faydalı bakteriler içeren probiyotik yoğurtlar sindirim sisteminiz için olduğu kadar kemikleriniz için de faydalı bir atıştırma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havuç ve humus&lt;br /&gt;Orta büyüklükteki bir havucu 2 tatlı kaşığı humusa batırarak yiyebilirsiniz. Kıtır kıtır yiyeceğiniz havuç sizi biraz oyalayacaktır. Ayrıca hem havuç hem de humus besin kaynağı olarak oldukça zenginler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahududu, yoğurt bal ve müsli&lt;br /&gt;2 çorba kaşığı yoğurtla 1 tatlı kaşığı balı karıştırın. ahududuları ve müsliyi yoğurdunuza ekleyin ve afiyetle yiyin. Ahududu hem çok lezzetli bir meyve, hem de güçlü bir antioksidan. Bu doyurucu atıştırma sizi öğlen ya da akşam yemeğine kadar tok tutacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 adet badem içi&lt;br /&gt;Kuru yemişlerin faydaları saymakla bitmiyor. Badem de bunlardan biri. Ama kilo almak istemiyorsanız fazla abartmayın, bu lezzetli kuru yemişten 10 tane yemeniz hem elinizi hem de midenizi oyalayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peynir ve çok tahıllı ekmek&lt;br /&gt;1 adet yağsız üçgen peynirin yanında bir dilim "çok tahıllı" ekmek, bir sonraki öğüne kadar doyurucu bir atıştırma alternatifi olabilir. Çok tahıllı ekmek vücudunuz için çok faydalı olan B1, B2, B6, B12, niasin, folik asit, demir, kalsiyum, çinko içerir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindi füme ve 1 dilim tam buğday ekmeği&lt;br /&gt;Protein yönünden zengin bir başka atıştırma: 60 gr hindi füme ve 1 dilim tam buğday ekmeği...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çilek ve yağsız yoğurt&lt;br /&gt;1.5 kâse dolusu mis kokulu çilekle birlikte 2 tatlı kaşığı yağsız yoğurdu yiyebilirsiniz. Bu hafif ara öğün mükemmel bir C vitamini kaynağı aynı zamanda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumurta ve tam buğday ekmeği&lt;br /&gt;Yanmaz tavada pişirdiğiniz 2 yumurta akını bir dilim tam buğday ekmeğiyle birlikte yiyerek açlığınızı bastırabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırında kaşarlı mantar&lt;br /&gt;6-7 adet orta büyüklükteki mantarı yıkayın, saplarını çıkarın ve küçük, topraktan bir kaba dizin. İçlerine az miktarda rendelenmiş kaşar peyniri koyun. Bir tatlı kaşığı zeytinyağını üzerinde gezdirin ve fırına sürün. Doyurucu olduğu kadar lezzetli olan bu pratik atıştırmayı hazırlamak fazla vaktinizi almayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dilim karpuz ve yağsız beyaz peynir&lt;br /&gt;İşte çekinmeden yiyebileceğiniz bir atıştırma daha; 1 dilim karpuz ve bir parça yağsız beyaz peynir. Yüzde 95'i su olan karpuz idrar söktürücü, böbrekleri temizleyici özelliğiyle biliniyor. İçerdiği B ve C vitaminleri de cabası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kâse dolusu kiraz&lt;br /&gt;Haziran ayı tam da kirazın en bol ve lezzetli olduğu mevsim. Kanı sulandırıp temizleyen bu lezzetli meyve aynı zamanda ağrı kesici özelliğe de sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patlamış mısır&lt;br /&gt;3 avuç dolusu yağsız patlamış mısır acıktığınızda imdadınıza yetişecek en masum atıştırmalardan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ton balığı&lt;br /&gt;Balık besleyici olduğu kadar hafif de bir besin. İşte size ton balığıyla 100 kalorilik 3 öneri:&lt;br /&gt;1- 50 gram ton balığına bolca limon sıkıp kaşıklayın.&lt;br /&gt;2- 30 gram ton balığını bir dilim tam buğday ekmeğinin üzerine sürüp yiyin.&lt;br /&gt;3- 40 gram ton balığı, 1 adet salatalık, birkaç marul tanesi ve 1 küçük domatesten oluşan bir salata hazırlayın. Salatanızı limonla tatlandırın.&lt;br /&gt;(Not: Piyasada satılan en küçük boy ton balığı konservesi 80 gram.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kraker&lt;br /&gt;18 adet yağsız, şekersiz krakerle açlığınızı bastırabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5102051231214048693?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5102051231214048693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/alk-krizlerinde-imdadnza-yetiecek-100.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5102051231214048693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5102051231214048693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/alk-krizlerinde-imdadnza-yetiecek-100.html' title='Açlık krizlerinde imdadınıza yetişecek 100 kalorilik 20 atıştırma'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-8743775329517139709</id><published>2008-06-12T10:21:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:34.935+02:00</updated><title type='text'>Mesajların şifresi çözüldü</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210892031965148322" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 134px; CURSOR: hand; HEIGHT: 139px" height="180" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDOsdAyNKI/AAAAAAAACc8/uHGBkkj9ZlE/s200/mesaj.jpg" width="131" border="0" /&gt;Onun cep telefonu ile sizinki arasında arasında gidip gelen mesajlarda bazı anlam kayıpları olabilir. Bu şifreleri sizin için kırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikle olmaya başladığınız erkekten yeni bir mesaj geldi. Yaşasın! Ancak bu mesajı okurken bu heyecanınız yerini bir anda şaşkınlığa bırakıyor. “Ne demek istiyor bu?” Şaşılacak bir şey yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesajlaşmada tonlama göz teması ve duraklama gibi işaretler kayboluyor. Oysa ki bu işaretler karşımızdakinin amacını bize apaçık anlatabilir. Erkeklerin gönderdiği sıradan mesajları toparladık ve sizin için uzmanlara bunların gerçek anlamlarını sorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: Bir ara beraber bir şeyler yapalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamı: Senden hoşlanıyorum ama senin benden hoşlanıp hoşlanmadığın konusunda tereddütlerim var. Mesajlaşma Zevki adlı kitabın yazarı Kristina Grish böyle bir mesaj göndeen erkeğin belli bir zaman tayin edemediği için kendini riske atmadan sizi denediğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: Bu gece çok eğlendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamı: Seni tekrar görmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belli ki o gece harikaymışsnız yoksa bu mesajı göndermezdi. Akıllı Adam Avlama kitabı yazarı ve ilişki uzmanı Liz Kelly, bir erkeğin eğer sizden hoşlanmasa ve görüşmeyi gerçekten istemese peşinizi bırakmakta tereddüt etmeyeceğini söylüyor. Bu mesaj duygularını göstermekten korkmayan b,r insan olduğunun kanıtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: Üzerinde ne var?&lt;br /&gt;Anlamı: Bu yeni görüşmeye başladığınız ve ya uzun süredir birlikte olduğunuz adam, kesinlikle cinsel eğlencelerin peşinde ve topu size atıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin topu kendisine atıp atmayacağınızı merak ediyor fakat siz bizim tavsiyemize kulak verin ve biraz nazlı olun. Erkeğin kişiliğina bağlı olarak fazla ileri giderseniz bu geri tepebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: Daha sonra ne yapacaksın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamı: Buluşup eve beraber gitmek istermisin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mesajı genelde akşam saatlerinde alırsınız. Erkeğin bu mesajı çoklu olarak geceyi beraber geçirebilme ihtimali olan her kadına yollayabileceği konusunda uyarıyor.Herkesin cevaplamayacağını tahmin ediyor ama gelen cevaplara göre kimlerin etrafta olduğunu bilecek. Bu çapkın. Tüm gece boyunca iletişimi koparmayacak ve geceyi kimle geçirmek isteyeceğine dair olasılıkları değerlendirecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: Çok yoğundum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamı: Bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer siz ona mesaj attıysanız ve cevap olarak bu geldiyse artık size karşı bir şey hissetmiyor. Bunu duymak üzücü olabilir ama kısacası sizi başından atıyor. Uzmanlar hiçkimsenin beş saniyelik bir mesaja bile vakit ayıramayacak kadar meşgul olmadığına dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazan: Şu anda müsait değilim. Sonra arayayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamı: Seni beğenmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mesaj ilk görüşmede sizden pek hoşlanmadığının eğer anlamak isterseniz en açık belirtisi. Bu gibi olumsuz mesejlarda hep ima etmek istediğinin üzerini kapasak da yeni aşklara yelken açmanın keyfini düşünüp bizle ilgilenmeyenı salıvermek adetini edindiğimizde bu mesajlara gülüp geçeriz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;e-kolay.net&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-8743775329517139709?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/8743775329517139709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/mesajlarn-ifresi-zld.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8743775329517139709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8743775329517139709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/mesajlarn-ifresi-zld.html' title='Mesajların şifresi çözüldü'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDOsdAyNKI/AAAAAAAACc8/uHGBkkj9ZlE/s72-c/mesaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3035719526938643582</id><published>2008-06-12T10:18:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:35.111+02:00</updated><title type='text'>Ferhunde kararını verdi</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDOIjA18AI/AAAAAAAACc0/ecOo3Hwgk-Q/s1600-h/ferhunde.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210891415100715010" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 132px; CURSOR: hand; HEIGHT: 123px" height="161" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDOIjA18AI/AAAAAAAACc0/ecOo3Hwgk-Q/s200/ferhunde.jpg" width="175" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yaprak Dökümü'nün kötü gelini tercihini kimden yana kullandı. Dün akşam katıldığı yarışmada hem ağladı hem ağlattı. Uğur Arslan'ın bu soruya verdiği cevaba çok şaşıracaksınız. Barış Manço'nun ailesi bitmeyen borçlar nedeniyle zor günler yaşıyor .Oktay Kaynarca kendisine hangi sorunun sorulmasına tepki gösteriyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3035719526938643582?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3035719526938643582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/ferhunde-kararn-verdi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3035719526938643582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3035719526938643582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/ferhunde-kararn-verdi.html' title='Ferhunde kararını verdi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDOIjA18AI/AAAAAAAACc0/ecOo3Hwgk-Q/s72-c/ferhunde.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-4692446476941914998</id><published>2008-06-12T10:08:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T20:13:35.250+02:00</updated><title type='text'>Üstsüz Ebru</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDNcCFUrdI/AAAAAAAACcs/RfLXrdkijjE/s1600-h/ebru+salli.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210890650346892754" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDNcCFUrdI/AAAAAAAACcs/RfLXrdkijjE/s200/ebru%2Bsalli.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir çocuk annesi olan ünlü manken Ebru Şallı, üstsüz poz vererek büyük bir cesaret örneği sergiledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dönem podyumlarda fırtınalar estiren ünlü manken Ebru Şallı, evlenip çocuk sahibi olunca yanlızca çok özel tanıtımlara katılıyordu. Mankenliği bıraksa da formunu koruyan Ebru Şallı, 10 yıldır Nelson'un mayo katalog çekimleri için poz veriyor. Yıllar öncesindeki gibi düzgün fiziğiyle dikkat çeken Şallı, firmanın yeni katalog çekimlerinde üstsüz poz verdi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-4692446476941914998?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/4692446476941914998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/stsz-ebru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4692446476941914998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4692446476941914998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/stsz-ebru.html' title='Üstsüz Ebru'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2tXRjQkZjp0/SFDNcCFUrdI/AAAAAAAACcs/RfLXrdkijjE/s72-c/ebru%2Bsalli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-8485746767496099187</id><published>2008-06-12T10:05:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T10:07:41.781+03:00</updated><title type='text'>Sezaryen hakkında haber...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Sağlık Bakanlığı ile sivil toplum kuruluşları sezaryeni denetim altına aldı. Birçok sağlık sorununa yol açan sezaryen bundan sonra anne adayının ve doktorun insiyatifinden çıkıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de giderek artan sezaryen oranı Sağlık Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi. Bu oranın yüzde 21'lerden yüzde 40'lara kadar çıkması kurumlar arasında bilim kurulunu oluşturdu ve sezaryeni denetim altında almak için bir rehber hazırlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ENDİKASYONA GÖRE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rehber, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği, Türk Perinatoloji Derneği ile Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinotoloji Derneği’yle birlikte yapıldı. Uygulama birlikteliği sağlayacak ve hekimlerin klinik pratiklerinde yol gösterici olacak. İsteğe bağlı sezaryenlerin artması, riski de beraberinde getiriyor. Halen enfeksiyon, kanama, iyileşmenin geç olması, daha çok ağrı çekilmesi gibi sorunlar devam ediyor. Bu hem daha çok maliyete neden oluyor, hem anneye zarar veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürü Dr. Mehmet Rıfat Köse, sezaryenin gerek duyulmadığı takdirde yapılmaması gerektiğini söyledi. Köse, "Anne adayının durumuna göre doğum şekli belirlenecek. Eğer bir endikasyon yoksa hasta riske girmiş oluyor. Doğumda bir standartizasyon sağlanacak. Hastaya gereksiz cerrahi müdahale yapılmayacak" dedi. Köse, sezaryen endikasyonlarının ve sonuçlarının da izleneceğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NORMAL OLSA FERMUAR OLURDU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, normal olanın öncelikli olması gerektiğini belirtti. Şatıroğlu, "Eğer çocuğun çıkış noktası karın bölgesi olsaydı orada bir fermuar olurdu ve biz rahatlıkla alırdık. Kesinlikle bir endikasyon durumu yoksa normal doğum yapılmalı. Hanımlar sezaryene çok meyilli. Acı çekmeyeceklerini düşünüyorlar. Bu da yanlış. Sonrası çok ağrılı olur. Hekimler ve kişiler bu konuda eğitilmeli" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmge YÜCETÜRK ANKARA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapacağız şimdi? Herşey normal fakat anne adayı normal doğum istemiyor. Doktor inisiyatif kullanıp sezaryen mi yapacak yoksa sağlık bakanlığı gereğinin yerine getirilmesini istiyor deyip bize normal doğum mu yaptıracak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak : Memurlar.net&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-8485746767496099187?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/8485746767496099187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/sezaryen-hakknda-haber.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8485746767496099187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/8485746767496099187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/sezaryen-hakknda-haber.html' title='Sezaryen hakkında haber...'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-6259705521134394749</id><published>2008-06-12T06:08:00.001+03:00</published><updated>2008-07-08T07:37:38.691+03:00</updated><title type='text'>Gözdeki şişliğe pratik çözüm</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;1) Zaman zaman birçok kişiyi rahatsız eden gözlerdeki şişlik, toksin birikmesi nedeniyle yaşanır. Şişlikten kurtulmak için soğuk süte batırılmış pamukla 10 dakika kompres yapabilirsiniz. Şişliği, göz kapağı çevresine hafif baskı uygulayarak da kontrol altına alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca gözleriniz yorgunsa; soğuk salatalık dilimlerini 3 dakika göz kapaklarınızın üzerinde tutup, ardından soğuk suyla gözlerinizi ve yüzünüzü iyice yıkadığınızda, kendinizi daha dinç hissedebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz çevresi oldukça hassas olduğundan kullanacağınız kremi seçerken de uygularken de çok dikkat etmeniz gerekir. Göz çevresine krem kullanırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; kremi göz çevresinden içe doğru yedirerek kullanmanızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Patatesler soyularak rendelenir ve suyu sıkılır. Bu suya temiz bir tülbent daldırılıp göz altına yerleştirilir. 15 dakika beklettikten sonra soğuk su ile yıkanır. Olum*lu bir sonuç almak için bir süre her gün uygulanmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-6259705521134394749?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/6259705521134394749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gzdeki-ilie-pratik-zm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6259705521134394749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6259705521134394749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/gzdeki-ilie-pratik-zm.html' title='Gözdeki şişliğe pratik çözüm'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2871391865080721474</id><published>2008-06-12T06:05:00.001+03:00</published><updated>2008-06-12T06:05:51.168+03:00</updated><title type='text'>Sülük Tedavisi</title><content type='html'>Sülükle tedavi anlamına gelen Hirudoterapi, antik çağlardan beri hekimler tarafından tedavi aracı olarak kullanılmıştır. Sülük tedavisi ile ilgili ilk kaynaklar MÖ. 15. yüzyılda yaşamış Babil'li hekimlere kadar gitmektedir. Yine MÖ. 3. yüzyılda Mısır hekimlerinin vazgeçilmez tedavi yöntemleri arasında yer aldığı bilinmektedir. Ayrıca MÖ. 2. yüzyılda Ege kıyılarında yaşamış olan hekim Nikandros, MS. 1. yüzyılda Yunan hekim Pliniy ve MS. 2. yüzyılda yaşamış olan Galen sülük tedavisi uygulamışlardır. İbn-i Sina'nın kitaplarında da sülük tedavisi yerini almıştır. Ne var ki, 20. yüzyılda doğadan elini çeken insanlık sülük tedavisini unutmuştur. Ta ki bundan birkaç on yıl önce Amerikalı araştırmacı Roy Sawyer sülüklerin potansiyel tedavi edici etkilerini ortaya koyup dünyanın ilk modern sülük üretim çiftliğini (Biopharm - İngiltere) kurana dek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün sülük tedavisi biyolojik etkileri açısından "benzeri olmayan" bir tedavi yöntemi olarak nitelendirilmektedir. Almanya'da 300'ü aşkın Hirudoterapi Kliniği vardır. Sadece Avrupa yılda 100 milyon sülük kullanmaktadır. Amerika'da sülük tedavisi uygulayan hekimlerin kurduğu derneğin 1000'den fazla üyesi vardır ve 2004'te Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) sülük tedavisini akredite etmiş ve Avrupa'daki gibi eczanelerde satılmasına izin vermiştir.&lt;br /&gt;Peki gözleri ve işitme organları olmayan bu canlıları bu kadar değerli bir tedavi aracı haline getiren nedir? Sülükler, kan emerken vücuda kendi ürettikleri salgıyı verirler. Bu salgı şu ana kadar izole edilebildiği kadarıyla 100'e yakın biyoaktif madde içermektedir. Bu maddelerin bir kısmı kanın pıhtılaşmasını engellerken bir kısmı oluşmuş pıhtıları eritmekte, birkaçı ağrı kesici özellikler sergilemekte, bir bölümü de kan basıncını dengelemektedir. Ayrıca sülük tedavisinin antidepresan, antibakteriyel, antioksidan etkinliği de yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu özellikleri itibariyle sülük tedavisi kliniğimizde; varis, hemoroid, derin ven trombozu ve periferik arter tıkanıklıkları gibi damarsal sorunlarda, artroz ve artrit gibi iskelet sistemi hastalıklarında, egzama, sedef hastalığı başta olmak üzere birçok cilt hastalığında, glokom ve retinal arter tıkanıklığı gibi tedavisi neredeyse imkansız göz hastalıklarında başarıyla kullanılmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sülük tedavisi uygulamasında dikkat edilmesi gereken noktaların başında hastanın anemi (kansızlık) sorununun olmaması, kanı sulandırıcı ilaç kullanmıyor olması, pıhtılaşmaya engel bir hastalığının bulunmaması ve vücudunda aktif bir kanama odağının bulunmaması gelir. Ayrıca gebelerde ve emziren annelerde, kontrolsüz diyabet hastalığı veya kalp yetmezliği olanlarda da sülük tedavisi uygulanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hastada kullanılan sülükler kesinlikle başka bir hastada kullanılmadan imha edilmektedir. Böylece kan yoluyla bulaşan hastalıkların geçişi engellenerek güvenli bir tedavi sağlanmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2871391865080721474?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2871391865080721474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/slk-tedavisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2871391865080721474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2871391865080721474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/slk-tedavisi.html' title='Sülük Tedavisi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3550377697697361611</id><published>2008-06-12T05:44:00.000+03:00</published><updated>2008-06-12T05:48:16.378+03:00</updated><title type='text'>SLE - Lupus Hastalığı Nedir?</title><content type='html'>L U P U S H A S T A L I Ğ I ( SLE)&lt;br /&gt;· SLE NEDİR ? :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUPUS’ un kelime kökleri kurt ve kırmızılıktır. Yüz bu hastalık halinde genellikle kurt yüzüne benzer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUPUS’ un SLE diye adlandırılan türü kronik seyreder ve çok ciddi rahatsızlıklar yol açar. LUPUS bağlantı dokularına hücum ederek vücudun bağışıklık sistemini zayıflatır. Bu durum vücudun bir çok organında kendisini gösterir.( deri,böbrek, eklemler, ciğerler, kalp gibi) &lt;br /&gt;LUPUS Kanserin bir türü değildir. Özellikler tahmin edilemez ve insandan, insana değişir. Hastalık çok yumuşak ( hafif) seyrettiği gibi çok ağırda seyredebilir ve hayati organlarda hasara yol açabilir. LUPUS tahmin edilemeyen alevlenmelere (şiddetlenmeye) meyillidir. Ne zaman artacağını veya azalacağını tahmin etmek kolay değildir. Hastalığın şiddetlenmesi genellikle, enfeksiyonlardan, doğumdan ve stresli olaylardan sonra görülür. LUPUS’ un şiddetlenmesinin yoğunluğu değişmektedir. Yılda birkaç kere görüldüğü gibi, birkaç senede bir defa da şiddetlenebilir. SLE doğumdan sonra veya düşük olayından sonra şiddetlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SLE genellikle diğer hastalıklara benzer. Diğer hastalıkları çok güzel taklit ettiği ( benzediği ) için “BÜYÜK TAKLİTÇİ” diye isimlendirilir. Modern tip ta teşhis testi ve tedavisi yoktur. Bununla beraber bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçlar ve hayat standartlarını yükselterek gelişme sağlanabilir. Amerika’ da ki LUPUS kuruluşlarına göre hastaların % 90’ ı normal hayat standartlarına göre yaşayan insanlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebebi &lt;br /&gt;· LUPUS’ UN SEBEPLERİ : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUPUS’ un sebepleri bilinmemektedir. Güneş , yorgunluk ve stres , genetik gerekçeler SLE’ yi tetikler . Kan testleri SLE hastalarının muhtemelen gerçek virüslere maruz kaldıklarını göstermektedir. Saç boyaları ve vücuda alınan silikon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LUPUS hastalığına neden olduğu tespit edilmesine rağmen bunlar hastalığın artma sebebi olarak görülemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastaların çoğunda güneş ışınlarının ve röntgen ( vs.) ışınları SLE’ yi alevlendirir. Işınların reaksiyonları genellikle iç bölgelere sızar fakat ateş, yorgunluk , eklem ağrıları ve SLE hastalığının diğer belirtilerine de sebep olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı hastalar güneşe aşırı duyarlıdır , bunlarda birkaç saat güneş altında kalma bile ateş, yorgunluk ve hastalığın diğer belirtilerinin ortaya çıkmasına sebep olur. KİMYASAL ve ULTRAVİYOLE ışınları da aynı zamanda hastalık ile kuvvetli bir şekilde bağlantılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı ilaçlarda SLE belirtilerinin çıkmasına neden olurlar, bunlardan en çok bilinenler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- PRONESTYL (PROCAİNAMİDE) : ARRHYTHMİAS hastalığının tedavisinde kullanılır.( kalbin normal ritimde çalışmadığı hastalık)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- APRESOLİNE (HYDRALANİZE) : Yüksek tansiyonda kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- INH ( ISONİAZİD) : Tüberküloz tedavisinde kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer ilaçlar : penisilin , antibiyotikler , SULFA, BETABLOKERLER, TRİCY ANTİDEPRASYONLAR ve doğum kontrol haplarını da sayabiliriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlaçlar kesildiğinde LUPUS’ un belirtileri genellikle kaybolur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtisi &lt;br /&gt;· BELİRTİLERİ: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Eklem yerlerinde acı ve şişme olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Nefes alınca göğüs’ de acı duyulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Kan sayısı düşer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Güneşe karşı duyarlılık olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Tuhaf bir şekilde saç dökülmesi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Hamile kadınlarda düşükler olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Sebebi anlaşılamayan ateşlenmeler olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Uzun süreli aşırı derecede yorgunluk meydana gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Yüzde renk değişimi ve kırmızı isilikler meydana gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. El ve ayak parmaklarında soğuk ve stresten dolayı solukluk ve morluk oluşur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3550377697697361611?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3550377697697361611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/sle-lupus-hastal-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3550377697697361611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3550377697697361611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/06/sle-lupus-hastal-nedir.html' title='SLE - Lupus Hastalığı Nedir?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-4792750171528578829</id><published>2008-06-08T01:28:00.000+03:00</published><updated>2008-07-08T01:30:18.340+03:00</updated><title type='text'>Hasreddin Hoca</title><content type='html'>Google ana sayfasını Nasrettin hoca Logosuyla süslemiş ama sanırsam yanlış yazmış olucakki ki Hasreddin Hoca kelimesine link verilmiş hatanın kısa zamanda düzelmesi dileğiyle :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-4792750171528578829?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/4792750171528578829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/hasreddin-hoca.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4792750171528578829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/4792750171528578829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/07/hasreddin-hoca.html' title='Hasreddin Hoca'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1968684352171894997</id><published>2008-05-17T05:22:00.000+03:00</published><updated>2008-07-08T08:02:45.063+03:00</updated><title type='text'>Göğüs Büyütücü Krem Tartışılıyor</title><content type='html'>Uzak doğuda giderek yaygınlaşan bir Göğüs Büyütücü krem ortalığı karıştırdı.. Tayland Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Göğüs Büyütücü kremin üreticisi firmanın halkı aldatmaya yönelik girişimde bulunup bulunmadığının araştırıldığını açıkladı. Nation gazetesi, 3 mankenin basın önünde yapılan 15 dakikalık göğüs masajının fotoğraflarını yayımladı.&lt;br /&gt;Mankenlerden Ying, fotoğraf makineleri ve kameralar önünde çıplak çıkmaya utandığını söylerken, ‘’dümdüz olan göğüslerinin 2,5 cm büyüdüğünü'’ anlattı.Ülkede kremle ilgili tartışmanın artmasından sonra Sağlık Bakanlığı, Gıda ve İlaç İdaresi’nin üretici firmayı mercek altına aldığını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göğüs Büyütücü sütyende yasaklanabilir&lt;br /&gt;Bir örgüt de bu gösterinin Tayland kültürü ve kadınlara hakaret olduğunu savundu. Polis yetkilileri ise, ‘’gazetedeki fotoğraflarda mankenlerin göğüs uçlarının kapalı olması nedeniyle, müstehcenlikle ilgili yasaların ihlal edilip edilmediğinin açık olmadığını'’ belirtti. Bu arada&lt;br /&gt;Tayland makamları, iki haftada göğüsleri büyüttüğü, ayrıca yüksek tansiyonu düşürdüğü ve şeker hastalığını tedavi ettiği ileri sürülen bir Göğüs Büyütücü sutyenin satışını da yasaklamayı düşünüyor. Taylandlı yetkililer, bu ürünle halkın kandırıldığını belirtiyor. Estetik cerrahiye düşkünlüğüyle tanınan Taylandlılar, sıklıkla göğüs büyütme operasyonu yaptırıyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1968684352171894997?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1968684352171894997/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/gs-bytc-krem-tartlyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1968684352171894997'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1968684352171894997'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/gs-bytc-krem-tartlyor.html' title='Göğüs Büyütücü Krem Tartışılıyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5587171056691947476</id><published>2008-05-17T05:21:00.001+03:00</published><updated>2008-07-08T08:02:45.120+03:00</updated><title type='text'>Yapay Kulaklarla Duyabiliyor</title><content type='html'>İngiltere’de doğumundan bugüne kadar kulaksız olarak yaşayan Joshua Bull, ne duyabiliyor ne de konuşabiliyordu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca estetik olmayan görünümü yüzünden bazen arkadaşları arasında alay konusu oluyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Joshua, Estetik cerrahların taktığı lateksten yapılmış yapay kulaklar sayesinde şimdi hem duyuyor hem de normal bir görünüme sahip. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuştan kulaklarının yeri deriyle kapalı olan Joshua, işitme yolları tıkalı olduğu için duyamıyordu. Annesi Lebley, “Yanında bağırdığım zaman çok hafif ses duyuyor ancak ne söylediğimi anlamıyordu” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk estetik operasyonunu iki yaşında geçiren Joshua Bull, bunu takip eden süre içinde 6 estetik operasyon daha geçirdi. Estetik cerrahlar ve KBB uzmanları, Joshua’nın kulaklarını açıp, işitme organlarını yeniden çalıştırdı. İlk kez kuşların cıvıltısını duyunca çok mutlu olan Joshua, kısa sürede konuşmayı da başardı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5587171056691947476?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5587171056691947476/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/yapay-kulaklarla-duyabiliyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5587171056691947476'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5587171056691947476'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/yapay-kulaklarla-duyabiliyor.html' title='Yapay Kulaklarla Duyabiliyor'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5219925067283271502</id><published>2008-05-17T05:21:00.000+03:00</published><updated>2008-07-08T08:02:45.101+03:00</updated><title type='text'>Gebelik Hamilelik Sonrası Estetik, Cilt Bakımı</title><content type='html'>Bayanlar gebelik sürecinden sonra vücut ve cildinde bir takım estetik sıkıntılar yaşayabilir. Bunlar olması gereken ve doğal şeylerdir. Bunun için bir estetik cerrahın kapısını çalmanız yeterlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik sonrası yapılabilecek estetik operasyonları şöyle sıralayabiliriz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Karın Germe ( Abdominoplasty ) :&lt;br /&gt;Hamilelik ve doğum esnasında oluşan kas gevşemeleri ve fıtıklar oluşabilir, karın bölgenizi tam gevşetip ve tam içinize çektiğinizde gevşeme ölçüsünü görebilirsiniz. Karın bölgesi ameliyatlarında en sık yapılan estetik ameliyat karın germe ameliyatıdır. Bu ameliyatta göbek altındaki cilt ve cilt altı dokusu fazlalığını tamamen çıkartılır ve bu bölgedeki çatlaklar da varsa giderilir.&lt;br /&gt;Göbeği yeni yerine taşıyıp, göbek çukurunu estetik bir şekilde oluşturmak mümkündür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yağ Aldırma ( Liposuction ):&lt;br /&gt;Bu operasyonu ise ideal kilonuza yaklaştığınız zaman yaptırmanız doğru olacaktır. Yağ aldırma işlemini zayıflama olarak algılamamak gerekir.&lt;br /&gt;Yağ aldırma işleminin uygulanabileceği bölgeler ise şöyledir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karın-bel-basenler&lt;br /&gt;Bacak iç ve dış yüzleri&lt;br /&gt;Diz kapağı iç kısmı&lt;br /&gt;Ayak bileği&lt;br /&gt;Yüz, boyun, gıdık&lt;br /&gt;Kollar&lt;br /&gt;Göğüs&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Normal doğum yapanlar için Vajina daraltma:&lt;br /&gt;Doğum sırasında olan zorlamalar, gereksiz ve dikkatsizce açılmış olan epizyotomiler ve sonrasında düzgün atılmamış dikişler, doğum sayılarının çok olması, iri bebek dünyaya getirme yada yaşın ilerlemesi ile vajina kaslarının elastikiyetini kaybetmesi vajinanın genişlemesine neden olmaktadır. Bu sorundanda vajina daraltma estetiği ile kurtulabilmeniz mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Cilt bakımı:&lt;br /&gt;Son bir kaç yıldır kırışıklık giderici kremlerdeki gelişmeler hayranlık uyandırıcı ve dermatolog doktorlar bunları kullanmakta. Kırışıklık kremleri Dermato-kozmetik ürünler ise doktorlarda tavsiye ediyor. Eğer cok sigara iciliyorsa ve stress altında iseler anti-oksidan içeren maddeler kullanabilirler veya vitamin zengini kremler kullanabilirler. Burada aslında yapılması gereken belirli maddeleri belirli aralıklarla cilde tatkip etmek ve cilt bakımı yapmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı sonuçlar almak için alanında uzman ve güvendiğiniz doktorlara başvurunuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5219925067283271502?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5219925067283271502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/gebelik-hamilelik-sonras-estetik-cilt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5219925067283271502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5219925067283271502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/gebelik-hamilelik-sonras-estetik-cilt.html' title='Gebelik Hamilelik Sonrası Estetik, Cilt Bakımı'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2162118288020139072</id><published>2008-05-17T05:20:00.000+03:00</published><updated>2008-07-08T08:02:45.139+03:00</updated><title type='text'>Kalça Sütyeni</title><content type='html'>Şimdiki ilginç haberimizde bayanların kalça düşüklüğü ile ilgili..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memelerin sarkmasını engelleyen ve kadınlar tarafından gelmiş geçmiş en büyük icat olarak kabul edilen sütyenin kalçalar için de olanı yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatan gazetesindeki habere göre; Japonyada araştırmalar yapan bilim adamları, doğuştan kalkık bir kalçaya sahip olamayan veya popolarında sarkma sorunu çeken kadınlar için “Binikini” yani kalça sütyeni geliştirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 dolardan satışa çıkan binikini, sutyenin göğüslere yaptığının aynısını kalçalara yapıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani destekleyerek kalçaların dik ve sıkı durmaları sağlanmış oluyor.. &lt;br /&gt;www.estetikhaber.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2162118288020139072?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2162118288020139072/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/kala-styeni.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2162118288020139072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2162118288020139072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/kala-styeni.html' title='Kalça Sütyeni'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-2478959357871832575</id><published>2008-05-17T05:19:00.000+03:00</published><updated>2008-07-08T08:02:45.163+03:00</updated><title type='text'>Boy Uzatma Ameliyatı Doktor Bilgilendirmesi</title><content type='html'>Buradan bir dahiliye uzmanı olarak konuyu bilmeden estetik amaçlı boy uzatmak isteyen arkadaşlara sesleniyorum.Bu yöntem estetik bir yöntem değildir.Bu yöntem tıbbi hastalıkların tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuştan cüce olanlarda,büyüme hastalığı bulunanlarda,kemik çarpıklığı bulunanlarda uygulanır.Aksi şekilde gelen ve keyfi olarak uzamak isteyenler ise geri çevrilir.Hastaneye hergün sizin gibi onlarca insan geliyor.Biz hasta insanlarla mı uğraşacağız yoksa sizinle mi uğraşacağız? Biz cevap vermekten bıktık,siz saçmalamaktan bıkmadınız.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;İnsan vücudunun bir dengesi vardır.10 cm boyunuzu uzatmak demek kalp krizi geçirerek ölmeniz anlamına gelebilir genç yaşta.Çünkü 10 cm daha uzun bir vücud için kalp yetersiz kalabilir.Ciddi hastalıklar ve felç de meydana gelebilir.Zaten bu yüzden ameliyattan önce tıpkı ötenazi gibi hastalara sözleşme imzalattırıyoruz.Hem hastalar hemde birinci dereceden hasta yakınları imzalıyor.Çünkü çok riskli bir ameliyat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal bir insanda kemiklerin ucundaki büyüme hücreleri en geç 20 yaşında kapanır.Bu saatten sonra kendinizi vinçle de çekseniz uzamazsınız sadece sakat kalma riskinizi arttırırsınız.Piysada boy uzatmayı vaad eden ilaçlar,haplar,losyonlar ve otlar falan bunların tamamı şarlatanlıktır.Amaç kısa yoldan para kazanmaktır umut satarak.Böyle saçmalıklara kanmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa boyun bir çaresi olsaydı bilim ve teknolojide çok iler gitmiş Japonlar,kendi kısa boylarına bir çare bulurlardı.Biraz mantıklı olun arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Aybars Akkor ( Dahiliye Uzmanı )  &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-2478959357871832575?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/2478959357871832575/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/boy-uzatma-ameliyat-doktor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2478959357871832575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/2478959357871832575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/boy-uzatma-ameliyat-doktor.html' title='Boy Uzatma Ameliyatı Doktor Bilgilendirmesi'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-1569624237274823140</id><published>2008-05-17T05:10:00.000+03:00</published><updated>2008-07-08T08:02:45.187+03:00</updated><title type='text'>Göğüs Küçültmek İçin 6 Sebep</title><content type='html'>Bayanlarda göğüslerin büyüklüğü, birbiriyle orantılı olup olmaması, iki göğüsün ayrıklığı, çok küçük ya da çok büyük olması özgüveni de önemli ölçüde etkiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde göğüs estetiği alanında en sık yapılan estetik ameliyatlardan bir tanesi de göğüs küçültme ameliyatıdır.&lt;span class="fullpost"&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim estetik açıdan kadını tatmin eden bir göğüs, kadının günlük yaşamdaki hareketlerini, tavrını, konuşmasını, sosyal ilişkilerini ve kıyafet seçimini bile etkileyebiliyor. Büyük ve sarkmış göğüslere sahip kadınlar, yaşları genç bile olsa, dış görüntülerinden utandıkları için çok daha ileri yaşlarda giyebilecekleri bol ve koyu renkleri giysiler seçmek zorunda kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göğüslerin aşırı büyümesinin belli başlı sebepleri arasında şunlar yer alıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Aşırı kilo alıp verme sonucunda oluşan büyüme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Hormonal aktivitenin fazla olduğu sebepler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Genetik yapısal faktörler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- İlaçlarla olabilen sebepler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Gebelik sonrası memelerin büyümesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Emzirme sonucunda memelerin büyümesi ve sarkması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göğüs dokusundaki bozulmalar, meme dokusunun büyümesi ve sarkmasıyla kendini gösteriyor. Meme ucu da aşağı düşüyor, bunların sarkmasıyla da deri dokusu genişleyip bollaşıyor. Bu durumda meme dokusunun fazlasının alınıp, kalan meme dokusunun toparlanıp göğüs kasının ön kısmına asılmasını içeren bir estetik ameliyat yapılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meme ucu aşağı yukarı kaydırılıyor ve olması gerektiği yere taşınarak sabitleniyor. Bollaşan deri dokusunun fazlasını kestiğimiz için bu dokunun kesilip atılmasıyla bir iz oluşuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden her vakada T şeklinde bir iz oluyordu. Günümüzde sıkça kullandığımız bir başka teknik sayesinde, belli seviyeye kadar sadece göğüs ucundan aşağı doğru uzanan tek bir çizgi ile mümkün olduğu kadar az iz oluşturarak bu estetik ameliyatları yapmaya çalışıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Nuri Soysal &lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-1569624237274823140?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/1569624237274823140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/gs-kltmek-iin-6-sebep.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1569624237274823140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/1569624237274823140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/05/gs-kltmek-iin-6-sebep.html' title='Göğüs Küçültmek İçin 6 Sebep'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-6156243940290016956</id><published>2008-04-16T05:05:00.001+03:00</published><updated>2008-07-08T07:42:32.705+03:00</updated><title type='text'>Serious MASS nedir?</title><content type='html'>Serious MASS, istediğiniz fiziğe kavuşmanız için gerekli içeriği fazlasıyla sunar.Her serviste en kaliteli karbonhidratlardan elde edilmiş tam 1250 Kalori. Serious MASS’ın formülasyonu ayrıca çok güçlü bir protein karışımı (Peynir altı suyu protein konsantresi, Kazeinat ve Yumurta Albümini) + Glutamin + Creatine + Choline + Inositol  ile güçlendirilmiştir.Sağlıklı antreman için ihtiyacınız olan şey sağlıklı ve dengeli  beslenmedir. Serious MASS’in benzersiz içeriği çok güçlü bir vitamin-mineral profili ile tamamlanmıştır. &lt;br /&gt; Nasıl kullanılır?&lt;br /&gt;2 ölçek ürünü 400 ml su veya az yağlı süte karıştırıp antreman öncesi için.&lt;br /&gt;Kullanmadan önce beslenme uzmanına danışmanızı tavsiye ederiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-6156243940290016956?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/6156243940290016956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/04/serious-mass-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6156243940290016956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/6156243940290016956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/04/serious-mass-nedir.html' title='Serious MASS nedir?'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-3799660159860127860</id><published>2008-04-16T05:05:00.000+03:00</published><updated>2008-07-08T07:42:32.661+03:00</updated><title type='text'>Diyabetik Beslenme</title><content type='html'>Diyabet hastalığı karbonhidrat metabolizmasındaki aksaklıktan ortaya çıkmaktadır.&lt;br /&gt;Vücuda alınan besinlerin kırılıp vücudun ana enerji kaynağı olan glikoza çevrilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Glikozun, hücrelere nüfuz edebilmesi için pankreastaki beta hücrelerinin salgıladığı insülin hormonuna ihtiyacı vardır. Diyabet hastalarının pankreasları ya çok az insülin salgılar ya da hiç salgılamaz veya vücut, salgılanan insüline tepki vermez ve glikoz kanda kalır, hücrelere aktarılamaz. Hücrelere aktarılamayan bu glikozun kanda dolaşımı kalp, göz, böbrek ve sinir hastalıklarına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastalarının beslenmesi aslında düşünülenin aksine hiç de o kadar zor değildir. Yapmaları gereken hepimizin yapması gerekenden çok da farklı değildir; kendilerine dikkat etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastalığının tedavisinde dikkat edilmesi gereken belli başlı dört husus vardır. Zaten bunlar sağlıklı bir yaşam için herkesin göz önünde bulundurması gereken hususlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) İdeal vücut kilosunun korunması:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükten küçüğe, kadın erkek herkesin dikkat etmesi gereken genel geçer sağlık kuramı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Diyabetik bir diyet uygulamak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru diyeti uygulamak, diyabet hastaları için çok önemlidir. Hastaların uygulayacakları diyet kişiye göre değişebilir. Diyetin yapısını değiştirebilecek hususlar kişinin yaşı, cinsiyeti, fiziksel ve zihinsel aktivite miktarı, mevcut kilosu ve vücut yapısı olarak sıralanabilir. Genelde vücuda alınan karbonhidrat miktarı %50 civarında olmalıdır. Diyabet hastalarının aldıkları karbonhidrat miktarına dikkat etmeleri gerekir çünkü vücuda alınacak karbonhidratlar kandaki şeker miktarıyla doğru orantılıdır. Alınan karbonhidrat ne kadar düşük olursa kandaki şeker miktarı da o kadar düşük olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyabet hastaları arzu ettikleri zaman istedikleri kadar soda, çay, kahve ve light veya şekersiz içeceklerden içebilirler. Şeker yerine tatlandırıcı kullanılmış şekerlerden yiyip, şekersiz veya tatlandırıcılı sakız çiğneyebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Düzenli egzersiz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzenli egzersiz yapmak, günün belli saatlerini kendimize ayırıp formumuzu korumamız, zihinsel ve bedensel dinginliğimiz için çok önemlidir. Bu kural diyabet hastaları için de geçerlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Gerek duyulduğunda insülin tedavisi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı diyabet hastalarının insülin tedavisine de ihtiyaçları vardır ama bu tüm diyabet hastaları için gerekli değildir. İnsülin direkt deri altına enjekte edilir; hap şeklinde alınması mümkün değildir; çünkü midedeki sindirim enzimleri vücuda alımı gerçekleşmeden insülini parçalar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-3799660159860127860?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/3799660159860127860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/04/diyabetik-beslenme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3799660159860127860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/3799660159860127860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/04/diyabetik-beslenme.html' title='Diyabetik Beslenme'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3920456208698183934.post-5279146025760844659</id><published>2008-04-16T05:04:00.000+03:00</published><updated>2008-07-08T07:42:32.719+03:00</updated><title type='text'>BESLENME İLE İLGİLİ TAVSİYELER</title><content type='html'>1- Daha çok Protein yeyin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasın yapılaşması ve fonksiyonlarını yerine getirebilmesi açısından ilave olarak alınan protein, kandaki şeker seviyesi düştüğünde ağırlık antremanlarında metabolizma tarafından yakıt olarak kullanılır.Tavuk,hindi,balık,yağsız et,yumurta beyazı ve yağsız süt gibi düşük yağlı hayvansal gıdalar seçin.En iyi sonuçlar için, antremandan sonraki bir saat içinde 30-40 gr protein tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudun protein ihtiyacını tam manası ile karşılamak için temel amino asitleri bünyesinde fazlası ile bulunduran hayvansal kaynaklı proteinler tercih edin.Eğer vejeteryan iseniz, gereken proteini çeşitli besinlerden sağlayabilirsiniz.Bu arada sadece hayvansal kaynaklı besinlerde bulunan B12 vitaminini de ihtiyacınız kadar almaya özen gösterin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Antremandan sonra daha çok Karbonhidrat tüketin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağırlık kaldırdığınızda vücudunuz yakıt olarak karbonhidrat şekeri kullanır.Antremandan sonra kanbonhidrat alımını arttırmanız kaslara tekrar glikojen yüklenmesini hızlandırır.Bu size günün geri kalanı için enerji sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Bir antremandan sonra basit şeker tüketin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basit şekerler (fruktoz=meyve şekeri) etkili insülin salgılayıcılarıdırlar.Dinlenme anında, yüksek insülin seviyesi daha fazla yağ depolanması anlamına gelmektedir.Fakat egzersizden hemen sonra yüksek insülin seviyeleri, daha hızlı iyileşmeye ve daha fazla kas gelişimine imkan sağlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Bir günde üç büyük öğün yerine altı küçük öğün yeyin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sağlam bir besin desteği sağlar ve yağ depolamasını hızlandıracak aşırı yüklemeyi önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Her öğünde Lifli birşeyler yeyin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lifli besinler, daha az insülin ve daha fazla yağ kaybına sebep olacak karbonhidratlardan gelen şeker sindirimini yavaşlatır. Bu ayrıca yağ emilimini sınırlandıran sindirim sürecinide yavaşlatır. Düşük kalorili lifli besinler; baklagiller ve sebzelerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Günün son öğününde karbonhidrat alımını yarıya indirin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunuzun karbonhidratlara tepki olarak geceleyin insülin salımını arttırır.Yüksek insülin seviyesi yağ depolanmasıyla doğru orantılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Son öğününüzden kıstığınız karbondihidratları ya günün ilk öğününde yada antreman sonrası öğünde alın : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki öğün ki günün en önemli öğünleridir, karbondihidratların yağa dönüşme olasılığının en az olduğu zamanlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Kafein, L-Carnitin ve Hidroksisitrik asit'i deneyin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk ikisi yağ yakımını hızlandırır, üçüncüsü ise yağ depolanmasını durdurur; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafein : &lt;br /&gt;Dokulara daha çok oksijen sağlayarak aerobik dayanıklılığı arttırır ; Ayrıca metabolizmanın ilk adımı olan doğal andrenalin salgılanma oranını arttırır Aerobik çalışmasından önce bir fincan kahve için.&lt;br /&gt;(150 - 300 mg kafein) &lt;br /&gt;L-Carnitine :&lt;br /&gt;Vücudunuza yağı yakmasında yardımcı olan bir katelizördür. Aerobik egzersizleri boyunca karbondihidrat depolarının azalması sonucu yağ hücreleri kana yağ asitleri salar.Bunlar kas dokusuna L-Carnitine ile taşınır ve yakıt olarak kullanılır. Kardio egzersizinden önce 1000 mg L-Carnitine alın.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hidroksisitrik asit :&lt;br /&gt;Meyvelerden elde edilen doğal bir bileşiktir bir seferde çok fazla karbondihidrat tüketmek ATP-Sitrat lyase olarak adlandırılan ve vücut yağının oluşmasına yardımcı olan bir enzimin salgılanmasına sebep olur.HCA yağ depolanmasını zorlaştırarak geçici olarak bu enzimi engeller.Her öğünden 20 dak. önce 1000 mg alın.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeterli Miktarda Sıvı Almanın Kolay Yolları :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Egzersizden 30 dakika evvel 2-3 bardak su için ve egzersiz sırasında her 30 dakikada bir bardak su için.Egzersizden hemen sonra 2-3 bardak daha için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Sıvı alımını bir güne yayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Her gün 2 bardaktan fazla çay yada kahve içmeyin.Kafein su kaybını ve dehidrasyonu artırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Bir günde iki kutudan fazla gazlı içecek tüketmeyin.Bunlar extra kafein içerirler ve içlerindeki şeker su emilimini engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aktif Bir İnsanın Besin Piramidi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağ: %10-%35&lt;br /&gt;Kaynaklar: Et çeşitleri, tereyağı, tüm yağlar (balıklardan elde edilen omega-3 yağ asitleri dahil)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protein: %25-%35&lt;br /&gt;Kaynaklar: Yumurta beyazı, tavuk göğsü, hindi göğsü, balık, yağsız biftek, düşük yağlı günlük besinler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karbonhidrat: %50-%65&lt;br /&gt;Kaynaklar: Yulaf ezmesi, lifli besinler, pirinç, tahıl, meyve ve sebzeler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3920456208698183934-5279146025760844659?l=kadinclup.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://kadinclup.blogspot.com/feeds/5279146025760844659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/04/beslenme-ile-ilgili-tavsiyeler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5279146025760844659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3920456208698183934/posts/default/5279146025760844659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://kadinclup.blogspot.com/2008/04/beslenme-ile-ilgili-tavsiyeler.html' title='BESLENME İLE İLGİLİ TAVSİYELER'/><author><name>Admin</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
